BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kuzey Irak’ta neler oluyor?

Kuzey Irak’ta neler oluyor?

Kuzey Irak’taki partilerden biri olan “Türkmen Cephesi”nin Kürdistan Demokrat Partisi’ne bağlı peşmergelerin silahlı saldırısına uğradığı, Dışişleri Bakanlığı tarafından resmen doğrulanmıştır.



Kuzey Irak’taki partilerden biri olan “Türkmen Cephesi”nin Kürdistan Demokrat Partisi’ne bağlı peşmergelerin silahlı saldırısına uğradığı, Dışişleri Bakanlığı tarafından resmen doğrulanmıştır. Kuzey Amerika’daki Türkmenleri temsil eden ve bünyesinde 10 derneği barındıran “Irak Türkmen Teşkilatı” Başkanı Orhan Ketene yaptığı açıklamada Türkiye’yi; “son derece pasif, duyarsız, hareketsiz ve yetersiz” bulmaktadır. Kürdistan Demokrat Partisi PKK’ya karşı bölgedeki (sözde) müttefikidir. KDP’nin görüşü şöyledir: “Türkiye’nin bir numaralı derdi PKK’dır. Bizim de mücadele ettiğimiz PKK konusunda işbirliğimiz sürdükçe Türkmen cephesinde olanlara fazla ses çıkaramazlar. Çıkarsalar da bu cılız ve çabuk unutulan bir ses olur.” KDP ikili oynamaktadır. KDP Kuzey Irak’ı Kürdistan olarak görmektedir. Türkmenlerin çoğunluk olduğu Erbil’i bütünüyle kontrol altına almak istemektedirler ve KDP Türkmen cephesini şöyle göstermektedir: “Bölgede bizim polis teşkilatımız varken Türkmenler niçin silahla dolaşıyorlar? Türkmen cephesi Türk rejimi tarafından besleniyor ve gönderiliyor. Kürdistan’da bir casus şebekesini işletiyor. Birçok gözlemciye göre suikastlar düzenliyor.” 22 Temmuz 2000 tarihli Star Gazetesinde Semih İdiz “Türkmen cephesindeki son durum” adlı makalesinde önemli bir gerçeğe temas etmektedir: “Geçenlerde KDP’nin rakibi olan Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden (KYB) bir tanıdıkla konuşuyorum. Aynen şunları söylüyor: “Bir de KDP’nin yaptıklarına pek anlam veremiyoruz. Türkmenlere çok zulmediyorlar, çektiriyorlar. Oysa KDP’nin silahlarını, askeri eğitimini, parasını hep Türkiye’den alıyor. Türkiye isterse burada ağırlığını anında hissettirir. Galiba PKK’ya karşı ittifak bazı şeyleri engelliyor...” Bana göre; Bütün bu hadiselerin, Kuzey Irak’taki senaryonun arkasında ABD vardır. Amerikan Yahudi lobisinin meşhur sözcüsü William Safire 1992 yılındaki “Kürt Devletine giden yol” başlıklı yazısında “Kuzey Irak’taki Kürt askeri gücünün süratle takviye edilmesini ve Barzani’nin peşmergelerin askeri eğitimini” istemişti. Körfez Savaşından sonra ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Shalikashvili’ye verilen çok gizli brifingte Amerikalı üst rütbeli subayların verdikleri cevaplardan birkaçı şöyledir: “Kürt Devletinin kuruluş süreci için beş yıllık süre öngörmüştük. Ama bu süre içinde beceremediler, yetersiz çıktılar. O sebeble süre uzayacak. Orada görevlendirilen çok sayıda NGO var ama fazla etkileri olmuyor. Kürt Devletinin kuruluş süreci içinde en önemli işlevi yerine getiren üç grup; Barzani grubu, Talabani grubu ve PKK’dır. PKK’nın görevi, Kürt Devletinin kuruluş süreci içinde Türkiye’yi oyalamak, meşgul etmektir...” Kuzey Irak’ta Kürt Devleti kurmaya ABD karar vermiştir. Bazı medya ve yetkililer gaflet içindedirler: Basın Bildirisi Biz Irak Türkmenleri ve Irak Türkmen cephesi olarak, her zaman Irak’ın ve güvenli bölgenin huzuru, emniyeti ve istikrarının sağlanması için çabalar harcarken ne yazık ki Erbil’de yönetime hakim olan KDP, bu iyi niyet ve çabalarımızı olumlu karşılamak ve bizimle bu konuda işbirliği yapmak yerine tersine davranmaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT