BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Unut, sevme onu!”

“Unut, sevme onu!”

Şu an 43 yaşındayım. Eşim de çok iyi bir insan. Ama hâlâ onu unutamıyorum. Kendi kendime kızdığım zamanlar bile oluyor. “Unut” diyorum, “unut!..” Gönlüme sözüm geçmiyor ki. Belki o beni çoktan unutmuştur. Ama ben onu unutamıyorum...



Duygular vardır anlatılmakla bitmez. Duygular vardır iki satırdır. Hatta kelimelere hükmedemeyen bir kimsenin, şöyle derinden bir nefes alıp da bağrını yaka yaka çektiği uzun bir “aaah!” nidasında neler gizlidir neler... Bütün sanatlar, remizler rumuzları bulabilirsiniz o şifre dolu sözcükte... İşte bu yüzden bugün de sizlere, duygularını birkaç cümleye emanet eden iki okurumuzun hatırasını sunacağız. İlk önce “Rumuz Kadersiz Adanalı”nın yıllardan beri vicdanını kemiren duygularına yer verelim. “Yıl 1983. Bundan tam 17 sene önceden başlayıp bu zamana kadar süren ıstırabımı anlatmak istiyorum. O yıllarda Samsun’da askerdim. Rahat bir askerlik yapıyordum. Tezkeremi almaya yakın günlerdi. İşte ne olduysa o zaman oldu. Önüme dünya güzeli, kıvırvık saçlı bir kız çıktı. İkimiz de birbirimizden etkilenmiştik. Derken tanıştık, konuştuk sevdik birbirimizi. Sonra delilercesine sevdik. Bu esnada birbirimizi asla incitmedik. Ta ki kızı istemeye gelinceye kadar. Kızı istemeye niyetlendiğimde karşımıza etnik ayrılık çıkmıştı. O başka dünyanın çocuğuymuş, ben başka dünyanın. Ben aileme yalvarıyordum: -Ne olur o kızı bana alın. Diyorlardı ki, “hayır onlardan kız alınmaz.” Sevgilim ailesine yalvarıyordu: -Ne olur beni ondan ayırmayın. Diyorlardı ki, “hayır onlara kız verilmez.” Fakat biz birbirimizi çok seviyorduk. Ama ailelerimizi ikna edemeyince sevgimiz yetim kaldı. Şu an 43 yaşındayım. Kendi çapımda iyi bir meslek sahibiyim. Evlendim, eşim de çok iyi bir insan. Ama hâlâ onu unutamıyorum. Kendi kendime kızdığım zamanlar bile oluyor. “Unut” diyorum, “unut!..” Aah ah... Gönlüme sözüm geçmiyor ki. Belki o beni çoktan unutmuştur. Ama ben onu unutamıyorum. *** “Kadersiz Adanalı” okurumuza “Duygularına değil, düşüncelerine göre hareket” etmesi dileğiyle diğer okurumuz İstanbul Eminönü’den Yaşar Gönenç’in yıllar sonra yaşadığı bir bahtiyarlığı paylaşıyoruz... “Ben, Darende’nin Balaban bucağında bitirdim ilkokulu. Lakin beldemizde ortaokul ve lise yoktu. Başka yerde öğrenim yapmaya da imkanımız yoktu. Babam, “Bari bir sanat öğrensin” diye marangoza verdi beni. Sanat öğrenmeye başladım ama gönlüm okumaktan yanaydı. Darende’de öğretmen olan eniştem bir gün beni götürdü ve ortaokula kayıt ettirdi. Çok sevindim. Çünkü bu benim için okumaya bir başlangıçtı. Nitekim daha sonra Ankara’da ağabeyimin yanında ortaokulu ve liseyi bitirme şansını yakaladım. Ailemden uzaktaydım ama okumaya kavuşmuştum. Bugün bunun ne demek olduğunu okumak isteyip de okuyamayanlara sormak lazım. Üniversite sınavlarına girmiştim. Ama hangi üniversiteye kayıt yaptıracağımı düşünmekten çok, hangi ilde iş bulabilir, dolayısıyla hem okur hem çalışır olabilirim diye hesap ediyordum. Bu düşünceyle Adana’da bulunan Dr. Abdullah Ertem’in yanına uğradım. Çok ilgi gösterdi. Dedi ki: -İleride sana iş buluruz. Ama acilen bir işe başlaman gerekiyorsa, benim yanımdaki temizlikçi kadın ayrıldı. Sen onun yerine çalışabilirsin. Hem de yatacak yer gösterdi. Artık, burada devam mecburiyeti olmayan Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne kayıt oldum. Çevrem genişledi. Kütüphane memuru oldum. Akademiyi başarılı bir şekilde bitirdim. Değişik mesleklerde bulundum. Çok sıkıntı çekerek de olsa artık huzura ermiştim. Balaban bucağında çok kıymetli, oldukça da büyük bir arsamız vardı. Bir gün Belediye Başkanı burasının ilköğretim okulu yapılacağını söyledi. Benden izin alacak ve araziyi satın alacaklardı belki. Ama ben, inanın piyangodan ikramiye çıkmışcasına sevindim. Çünkü okumanın ne olduğunu ben biliyordum. Hemen dedim ki: “Çok iyi olur. Ben bu arsayı size bağışlıyorum” Arsayı okula bağışladık. Burada şimdi ilköğretim okulu bulunmakta. Duvarında ise “Bu arsa Yaşarlar Kabilesi tarafından hibe edilmiştir” yazısı yer almaktadır. Balaban’a her gittiğimde bu esere bakar, okulsuzluktan çektiğim sıkıntıları anar, “Allahım bu bağışı bana nasip etti” diye sevinir bahtiyar olurum.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT