BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Monaco para basıyor...

Monaco para basıyor...

Monaco küçük bir prenslik ama turizm sektöründeki başarısı ile adeta para basıyor. 26 bin nüfuslu ülkenin ekonomisi turizme dayalı şekillendirilmiş. Turizm potansiyelleri çok yüksek Türkiye’nin Monaco’dan öğreneceği çok şey var..



Bilindiği gibi dış işlerinde Fransa’ya bağlı olan Monaco prensliği, iç işlerinde serbest kararlar alıyor ve turizmle geçiniyor. 26 bin nüfuslu Monaco Prensliği’nin esas geçim kaynağı turizm. Eskiden denizcilerin kullandığı gözetleme kulesinin bulunduğu kale ve etrafındaki birkaç tepeden meydana gelen prensliğin başşehri ise Monte Carlo. Monaco, bir avuç kadar bir yer ve nerede ise tamamı Monte Carlo kadar. Prenslik sınırlarından adım atıldığında ödemeler başlıyor. Gümrük kapısında toprak bastı parası ödeniyor. Prens’in sarayının etrafı lokanta ve satış merkezleriyle dolu. Dünyanın dört bucağından buraya akın akın turist geliyor. Ülkenin polis sayısı çok fazla. Gelen turistlerin rahatsız edilmemesi için her türlü tedbir alınıyor. Polislerin en kızdığı şeylerin başında ise yere sigara izmariti atmak geliyor. Çok büyük bir marinaya sahip olan Monaco, zengin turistleri misafir ediyor. Kayalık bir dağ yamacına kurulan Monte Carlo’da yok yok. Eğlence, müzik, sanat gösterileri ve gazinolar turistlerin parasını almak için her türlü konforla donatılmış. Nemden para kazanıyorlar Monte Carlo’da o kadar çok rutubet var ki, insanlar zorlukla nefes alıyor. Dışarıya asılan bir elbise, 4 gün kalsa yine kurumuyor. Hatta daha da ıslanıyor. Onun için oteller, lokantalar, binalar hep klimalı ve serin. Sokaklar temiz. Binalar pırıl pırıl. Her şey para kazanmaya göre ayarlanmış. Sinema artislerinin villalaları yeşillikler arasında kendini gizlemiş. Tanınmış işadamları Monte Carlo’da yazlık ev alabilmek için kıran kırana yarışıyor. Otomobil sporlarının yapıldığı Monte Carlo, her gün bir aktivite ile otellerini doldurmayı başarıyor. Monaco Prensi Monaco Prensi Rainier’ın sarayı eski kalenin devâmı olan bir bina. Adı saray ama görüntüsü saraydan çok normal bir eve benziyor. Prensin evinin hemen altında kızı Caroline ile Stephanie’nin oturduğu villalar bulunuyor. Oğlu Albert de onlara yakın oturuyor. Saray ve villaların kapısına kadar gitmek serbest. İçeri girmek yasak. Sarayın önündeki küçük meydan ve yeşillikler arasındaki yollar turist kaynıyor. Villaları arasında bir sokak bulunan Caroline ile Stephanie konuşmuyor. Prensle de oğlu Albert. Rainier, prensliği normal olarak oğlu Albert’e bırakması gerekiyor. Ancak, Albert evlenme şartını yerine getirmediği için prens olamıyor. Prenses Caroline’nin oğlu şimdilerde en güçlü prens adayı. Eğlence merkezleri ve vergi gelirleri prensliğin finans kaynağı. Monte Carlo’da kalan bir turist her gece 6 Frank vergi ödüyor. Otellerin önü Monte Carlo’da otellerin önü lüks otomobillerle dolu. Oteller futbolcu, filim artisti, sanatçı kaynıyor. Monte Carlo’ya gelenler döke saça para harcıyor. Ülke nüfusunun birkaç bini zaten prens ailesi ve yakınları. 4-5 bin memur ve polis bulunuyor. Diğerleri de hizmet sektöründe. Müteşebbise teşvik ve kredi veriliyor. İşletme faaliyete geçince de vergi alınıyor. Monaco ile Nice ve Cannes komşu şehir. Nice ve Cannes de Monaco gibi turizm geliriyle geçiniyor. Tarihi yerleri ve güzel sahilleri olmamasına rağmen dünyaca tanınan yerler haline getirmişler. ‘Burası dağlık bölge, keçi yolu gibi yollarımız olsun’ dememişler. Yolları delip, tüneller kazmışlar. Turist düz yoldan, başı dönmeden gideceği yere gidiyor. Türkiye ile bu ve buna benzer ülkeler kıyaslandığında Türkiye’nin çok ülkeden daha fazla tabii güzelliklere ve iklime sahip olduğu görülüyor ama dünyanın en ihmâl edilen ülkesi Türkiye. Şayet Türkiye’ye sahip çıkan olursa sadece turizmden bile köşeyi döner.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT