BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biraz daha hoşgörü

Biraz daha hoşgörü

Beşiktaş’ın zor da olsa kazandığı Ç.Rize maçını yöneten Harun Yiğit, haftanın en çok konuşulan ismi oldu!



Beşiktaş’ın zor da olsa kazandığı Ç.Rize maçını yöneten Harun Yiğit, haftanın en çok konuşulan ismi oldu! Kazananın da kaybedenin de yönetiminden memnun kalmadığı Yiğit, haftanın gündemini oluşturuverdi! Bülent Yavuz başkanlığındaki Merkez Hakem Komitesi’nin böylesine genç bir hakeme 1. Lig’deki ilk sınavında zorluk derecesi yüksek bir maç vermesi ağır şekilde eleştirildi. Medyanın büyük bölümü “acemi” gözüyle baktığı 33 yaşındaki hakemin hem de İstanbul’da böylesine gergin bir atmosferdeki maçın altında ezildiğini öne sürerken, küçük bir kesim de MHK’ya destek vererek, hakemin böyle “kazanılacağını” savundu. Bu tartışma hakem camiası içinde de yapıldı. Orada da görüşler farklıydı. Çoğunluk, 1. Lig’e yeni yükselen bir hakemin zorluk derecesi daha düşük maçlarda “ısıtılması” gerektiğini öne sürerken, “Yaşanacak muhtemel bir aksilik, hem hakeme hem de komiteye zarar verir. Daha sonra da bu gençlerin şans alması zorlaşır” görüşünü savunuyor. Ancak, Bülent Yavuz ve arkadaşları aynı görüşü paylaşmıyor... Yola “Cesaretli hakem, cesur MHK” sloganıyla çıktıklarını belirten MHK Başkanı Bülent Yavuz, “Yıllardır herkes ‘ligleri 3-5 hakem yönetiyor’ diye şikayet ediyordu. Güvendiğimiz ve inandığımız genç kardeşlerimizi Türk hakemliğine kazandırmak için uğraşıyoruz. Zaman zaman bu tip maçlara da vererek, gerçek performanslarını görmek zorundayız. Oğuz Sarvan, Muhittin Boşat, Erol Ersoy, Metin Tokat gibi en tecrübeli hakemlerimiz nasıl hata yapıyorsa, bu gençler de yapacak. Sabırsız davranmamak gerekir” derken, bu uygulamadan kolay kolay vazgeçmeyeceklerinin altını çiziyordu. Başkan Yardımcısı Serdar Çakır ise olaya başka pencereden bakıyor. “Mustafa Denizli, trilyonlar harcayarak şampiyonluk parolasıyla yola çıkan F.Bahçe’de Ömer ve Serkan gibi altyapısından yetiştirdiği gençlere nasıl şans tanıyorsa, biz de ışık gördüğümüz genç hakemlere fırsat vereceğiz. Hakemliği cazip kılma, müessesenin geleceğini düşünme adına böyle davranmak zorundayız. Harun Yiğit, maçta hatalar yaptı. Ancak hiçbir takıma karşı artniyetli değildi. Tayfur’a gösterdiği sarı kart; bunun en belirgin göstergesiydi” şeklinde konuşan Çakır, “Bize destek verin, cesaretimizi kırmayın” mesajı vermeyi de ihmâl etmiyor... Bizce de MHK’nın bu tutumunu sürdürmesinde fayda var. Ancak, hakemi aşırı “dolduruşa” getirmemek kaydıyla! “Motive ederim” düşüncesiyle Bülent Yavuz’un da İstanbul’daki maça gelmesi, görülüyor ki ters tepmiş! Bilhassa ilk yarıda “Pozisyonlara yakın olacağım” diye “uçarcasına” koşması, tecrübesiz hakemin pilini erken bitirdi! Harun Yiğit’in 70. dakikadaki sakatlığı, “çok koşacaksın” düşüncesinin beynine işlemiş olmasından kaynaklanıyordu. Yiğit, küçük bir şanssızlık yaşamış olabilir. Bu, kimseyi karamsarlığa itmemeli. Zira, böylesine “zorlu” sınavı “hasarsız” atlatan genç bir hakem, Türk futbolunun geleceği açısından büyük kazanç olacak. Ayrıca, “kumaşı” iyi olduğu belli olan Ankaralı hakem, yakın gelecekte çok daha başarılı maçlar çıkartacağa benziyor. Yeter ki; destek verilsin. Belki de ilk maçında dört dörtlük bir yönetim gösterip, övgülere boğulsa, “Artık sırtım yere gelmez. Ben bu işi kıvırdım” deyip, havalara girecekti! Hem kendi hem de Türk hakemliği zarar görecekti! Bir musibet, bin nasihattan iyidir derler. Dileriz bu sefer de öyle olur... Siz yapmayın! Her yeni oluşuma zaman tanınması gerektiğinin bilinciydeyiz. Göreve başlayan yeni bir ekibin, “hata” yapma payını gözardı etmek büyük haksızlık olur. En azından bir müddet için. Ancak, çifte standart gördüğümüz bazı olayları da aktarmak zorundayız. Tıpkı anlatacağımız olayda yaşananlar gibi! İki sezon önce Antalya’da oynanan 1. Lig’e yükselme maçlarında Serdar Tatlı ve İlhami Kaplan, yönettikleri maçlarda ortaya koydukları performansla, ağır bir cezaya çarptırıldılar. Her iki hakem de sezon içinde çok önemli maçların altından kalkmalarına, ligin ağırlığını taşımalarına rağmen, Antalya’da yaptıkları hatanın faturasını “çok ağır” ödemek zorunda kalmış ve Hilmi Ok komitesi tarafından tam 7 hafta “kızağa” çekilmişti. Bülent Yavuz da o komitenin içinde yer alıyordu. Bu yıl yine aynı şehirde yapılan play-off maçlarında bu kez Mutlu Çelik, çıktığı Ç.Rize-Aydın karşılaşmasında “kötü” bir yönetim gösterdi. MHK başta olmak üzere hemen hemen herkes Çelik’in bu maçta “döküldüğü” görüşündeydi! Hatta hakemler arasında “Mutlu da diğerleri gibi uzun süre istirahat alır” esprileri yapılıyordu! Fakat, öyle olmadı! “İşi zor” denilen Mutlu Çelik, ligin hemen ikinci haftasında A.Gücü-Kocaeli maçına çıkıverdi! Muğlalı hakem, Tatlı ve Kaplan’ın akıbetine uğramadı. Kimbilir belki de Bülent hoca, “güvendiği” bu hakemini kazanma adına böyle bir uygulamaya girişti! Peki o zaman Serdar Tatlı ile İlhami Kaplan’ın günahı neydi? Hakemine “çifte standart uygulayanı yakarız” tehdidi savuran MHK, böylece kötü bir örnek oluşturmadı mı? KISA... KISA * MHK, kulüplerle hakemler arasındaki buzları eritmede kararlı... Bu sezon bazı kulüpler tarafından “istenmeyen adam” ilân edilen hakemleri o takımların maçlarına göndermeyi planlayan Bülent Yavuz ve ekibi, ilk örneği bu hafta verdi. 3 sezon önce Alpay’ın 5 maç ceza aldığı İnönü Stadı’ndaki G.Antep maçını yöneten Ali Uluyol’u siyah-beyazlıların Rize maçına 4. hakem olarak gönderdi. *1. Lig’in yenileri bu hafta sınıfta kaldı... “Isınsınlar” diye gönderildikleri 2. Lig maçlarında beklenen performansı sergileyemeyen İbrahim Çınar, Ali Şahan, Ferhat Gündoğdu ve Kuddusi Müftüoğlu, komiteyi hayâl kırıklığına uğrattı. Bu 4 hakemin beklenen çizgiye yaklaşamadığını ifade eden komite üyeleri, hakemlerin dikkatini çekerken, “Şansınızı iyi kullanın” mesajı verdi. *Serdar Çakır’ın MHK Asbaşkanlığı görevine gelmesinden sonra gözle görülür bir hamle içine giren İstanbullu hakemler, durmak bilmiyor. Bu yıl üst klasmana hakem çıkaramamanın ezikliğini yaşayan İstanbul hakemleri, yeni sezonun kendileri açısından çok parlak geçeceğine inanıyor ve büyük bir disiplin içinde antrenmanlara devam ediyor. *Geçtiğimiz hafta ismi “çirkin” söylentiler içinde geçen Ünsal Çimen, tecrübesini yine konuşturdu. Siirt’in kendi sahasında 2 puan bıraktığı Adana maçında görev yapan Çimen, dedikodulardan etkilenmediğini ortaya koyarken, evsahibi takımın son dakika golüyle galibiyeti kaçırdığı maçta; her iki takımdan da olumlu tepki aldı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT