BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gönüllü sömürge

Gönüllü sömürge

Zavallı Afrika, Asya ülkeleri Batılılar’ın özellikle İngilizler’in zor ve hileleri ile sömürge oldular.



Zavallı Afrika, Asya ülkeleri Batılılar’ın özellikle İngilizler’in zor ve hileleri ile sömürge oldular. Bağımlı ve köle olmanın acısını sonradan zamanla idrak edip zorlu ve acı kavgalara, kurtuluş savaşlarına mecbur olurlar. Bizde ise, daha dün (30 Ağustos) manasını düşünmeden çılgınca kutladığımız şanlı ve fedâkar İstiklâl Savaşımıza rağmen gönüllü sömürge eğilimi almış yürümüştür. Canlar vererek kazandığımız bağımsızlığın da, soyulmadan, korku ve zillet bilmeden insanca yaşamamızı sağlayacak hürriyetin (özgürlük) de değerini bilmiyoruz. Fertler, bilhassa okumuşlar, zenginler ve nüfuzlular olarak İstiklâl (bağımsızlık) ve hürriyetin varlığına, insanca yaşamak için lüzumuna önem vermiyoruz. Bunun sebebi ise, eğitim bozukluğu yüzünden maddi-manevi milli varlığımızı her yıl bir parça daha yitirmemizdir. Dinde yapıcı, yüceltici değerlerimizi okurlarımızla kaynaştırmayışımız, dilimizi ilim, şeref ve kültürümüzü kurtaracak bir seviyeye ulaştırmayışımız, milletçe törelerimize ve mukaddeslerimize, İstiklâl’in mermi taşıyan kadınları gibi kutsal bakmayışımız bu yoksulluğun, gittikçe felâkete dönüşen acılarıdır. Bugüne kadar dilimizi, tarihî değerlerimizi, mukaddeslerimizi koruyup yaşatmada, halkımız gibi devletimiz de büyük duyarlık ve titizlik gösterirdi. Medeni (denilen) devletlerin hepsinde olduğu gibi bizde de hep böyleydi. Yani şahsiyetsiz köle ve sömürge olmamak gayretiyle, devlet ve halk olarak daima (başta dilimiz) kendi değerlerimize sarılırdık. Şimdi samimiyetsiz dalkavukların, çıkarları için anlamsızca göklere çıkardıkları Atatürk devrinde, dilimize ve kutsal değerlerimize, inanılmayacak derecede inançla bağlılık ve sevgi vardı. Esasen İngiltere, Fransa ve diğer Batı ülkelerinin hepsi kendi millet ve milliyetlerini, kutsal değerleri ile dil, tarih ve benliklerini korumada âdeta bağnazlık gösterilmektedir. Fransızlar, kendi havayollarında dillerinin yanısıra İngilizce’nin de kullanılmasına karşı müthiş bir savaş verdiler. İki üç yıl önce, gözümüzün önünde bu milli davayı kazandılar. Geçende, tanıdığım bir aşevinin bahçesinde otururken kadınlı erkekli bir İtalyan grubu kapıdaki İngilizce, Almanca yazılara bir süre baktıktan sonra: -İngilizce, Almanca davetler var da, İtalyancalar’ı neden yok? diye yüksek sesle söylenerek çekildiler. Atatürk devrinde ve daha sonra, yabancıları rahatsız etmek pahasına “Vatandaş Türkçe konuş” bağırtıları 1960’lara kadar bu ülkede duyuluyordu. Bu hassasiyetleri hatırlayan insanların ve tabiî M. Eğitim bakanlarının, eğer göklere çekilmedilerse hâlâ aramızda bulunduklarını sanıyorum. Atatürk de bize öğretilen milliyetçilik gibi; elbette yabancı dil bilenlerin artmasını istiyordu. Fakat her öncü lider gibi çocuklarımızın yabancı kültür emperyalizminin sömürgesi olmalarına razı olamıyordu. Bu sebeple Osmanlı devletini kültür sömürgeciliği ve yabancı misyoner oyunları ile yıkan çirkin hilelere gelmemek için... Yani kurduğu Cumhuriyet Türkiye’sini de o derekeye düşürmemek için, yabancı kolej ve okulları kapattırmış veya o günkü durumları ile sınırlandırmıştı. Şimdi ben sayın M. Eğitim Bakanı’na ve bürokratlarına, ayrıca koalisyon ortaklarına soruyorum: -Milyonlarca yavrumuzun anaokulu ve ilkokulun ilk yıllarında yani 5-11 yaşlarında, İngilizce’ye kapılanmak için zehirlenmelerine, ana dil ve milliyetlerini böylece hafife almalarına neden sebep oluyorsunuz? Onların Türkçemize ilkel bir dil gözüyle bakmalarına gönlümüz razı olabilir mi? Razı olmak bir yana milletimizi bu sömürge ruhuna, bile bile ve cebren hangi vicdanla teslim ediyorsunuz?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT