BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Su, toprak ve barış

Su, toprak ve barış

İsrail, Ortadoğu’nun toprak yönünden küçük, ancak iktisadi, mali ve siyasi yönlerinden en etkin ülkesidir.



İsrail, Ortadoğu’nun toprak yönünden küçük, ancak iktisadi, mali ve siyasi yönlerinden en etkin ülkesidir. 17 bin dolarlık fert başına milli geliriyle (Türkiye’de 3 bin dolar) sosyal refah devleti olma özelliğini kazanmış ve 1999’da dünyanın önde gelen ilk 25 ülkesi arasında yer almıştır. (Türkiye 85.) Yeryüzünün hemen her bölgesinde yerleşik Musevi cemaatlerle ekonomik, finansal ve kültürel ilişkilere büyük önem veren İsrail, etkin lobi faaliyetleriyle de dışa yönelik maliyetleri düşürmekte, belirlediği amaçlara birçok ülkeyi kıskandıracak şekilde ulaşmaktadır. Ortadoğu’da su ve toprak Kendine özgü sosyal ve ekonomik bir sisteme sahip olan İsrail, modern sosyalizmi uygulamaya geçiren Kibbutz ve Moshav tarımsal işletmeleriyle de dünya ekonomik literatüründe ayrı bir yere sahiptir. Sözü edilen kuruluşlar, İsrail toplumuna ayrı bir dinamizm kazandırmakta, tarımsal endüstriden silah sanayiine çeşitli optik dallarından bilgisayar endüstrisine kadar tüm iş kollarında kırsal kesimde çalışanların da ortak olduğu özel bir sistemi başarıyla uygulamaya koymaktadır. Sulama ve tarımsal mekanizasyon alanlarında da birçok yeni buluş İsrail’de ortaya çıkmakta, bunlar ilk aşamada Kibbutz ve Moshav’larda denenmekte ve diğer ülkelere ihraç edilmektedir. Son olarak, Orta Asya ülkeleri de ucuz fakat etkin sulama tesislerini İsrail’den almışlardır. Yapılan araştırmalara göre, Ortadoğu’nun 21. yüzıldaki çehresini petrol değil su belirleyecektir. Bölgede içme ve sulama kaynakları, altın kıymetindedir. Bu nedenle yapılan barış müzakerelerinde toprakların büyüklüğünden çok su kaynakları üstünde durulmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, birçok körfez ülkesi içme suyunu deniz suyunun damıtılması yoluyla elde etmekte, bu nedenle litre başına normal şartların 5 misli fazla ödeme yapmaktadır. Özellikle Amerikalılar’ın bölgede kurmuş oldukları su rafine istasyonlarının (water plantations) işlemesinde ve dağıtımında İsrail teknolojisinin büyük rol oynadığı da vurgulanmalıdır. Su pazarlığı ve İslam ülkeleri Ortadoğu barış görüşmelerinde Ankara’yı Batılı ükelerin ötesinde, sorunu bizzat yaşayan ülke liderleri de ziyaret etmektedir. Bu doğrultuda Yaser Arafat’ın ardından Ehud Barak, kısa süreli de olsa yetkililerimizle görüşmeler yapmıştır. İsrail liderinin diğerlerinden farkı sadece siyasal sorunları değil ekonomik ilişkileri de gündeme getirmesi, özellikle Manavgat suyu ve GAP tarım alanlarının mekanizasyonu üstünde durmasıdır. Bu konudaki müzakereler sürüp giderken, suyun metreküpüne 23 sent ve 10 yıllık alım garantisi isteyen Türkiye, henüz amacına ulaşmış değildir. Rahmetli Özal tarafından Ortadoğu’ya su satımı projesi maalesef birçok körfez ülkesi tarafından hayalci bulunmuş, o günlerde olmayacak işlerin peşinde koşulması olarak yorumlanmıştı. Ancak bugün projenin kıymeti daha iyi anlaşılmakta, İsrail Türkiye’den ithal edeceği su ile Ortadoğu barışında çok daha önemli roller oynayabileceğini ve bu yolla büyük avantajlar elde edebileceğini hesaplamaktadır. Ortadoğu ülkelerinin İsrail projesine alternatif bir öneride bulunmaması Ankara’daki bürokratlarımızın su pazarlamasına yeterince zaman ayıramaması, fiyatın oldukça düşük seviyede kalmasına neden olmaktadır. Teknisyenlerimizin yapacağı işlerden biri de, 25 Ekim’de İstanbul’da toplanacak 56 İslam ülkesinin ekonomi bakanına suyun bölgedeki önemini anlatmak, Manavgat’a ve GAP’a özel bir gezi düzenlemek, doğal kaynaklarımızı ve teknik üstünlüğümüzü onlara yerinde göstermektir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT