BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hani çocuklar çalışmayacaktı ?

Hani çocuklar çalışmayacaktı ?

McDONALD’S’ta buzdolabına kilitlenen L.A. ile gündeme oturan ‘çocuk işçiler’in dramı son bulmuyor. Devlet Bakanı Hasan Gemici’nin ‘sorumsuz babaya hapis’ ikazı da işe yaramadı. Ne kanun, ne genelge, minik omuzlardaki yükü kaldıramıyor. SOSYAL Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, son 9 ayda sadece 20 aile hakkında suç duyurusunda bulundu. SHÇEK, eleman yetersizliğinden yakınırken; kimi yokluk, kimi de aile baskısından binlerce çocuk çile dolduruyor.



TCK’nın 477, 478 ve 526 sayılı maddeleri, Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın talimatı doğrultusunda İstanbul Valiliği’nin 19 Ağustos’ta yayınladığı 2000/1 sayılı “Sokakta Yaşayan Veya Sokakta Çalıştırılan Çocukların Korunması Suretiyle Kamu Güvenliğinin Sağlanması”yla ilgili genelge ve uluslararası sözleşmelere rağmen çocuklar hâlâ çalışıyor ya da çalıştırılmaya devam ediliyor. 20 dava açıldı Miniklerin mağduriyetiyle ilgili çalışmaları titizlikle sürdürdüklerini savunan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ise, bu konuda eleman yetersizliğinden şikayetçi oldu. Sosyal Hizmetler 1. Hukuk Müşaviri Aliye Van Het Hof da gazetemize yaptığı açıklamada, “Bütün olumsuzluklara rağmen konuyla ilgili çalışmaların 1997’den bu yana sürdürüldüğünü, 1999 yılı sonu itibariyle 11 çocuk ve gençlik merkezinde 3 bin 414 çocuğa hizmet verildiğini belirtti. Bugüne kadar 20 aileye çocuklarına iyi davranmadıkları ve çalışmaya zorladıkları için dava açtıklarını kaydeden Van Het Hof, çocuklarla ilgili yükselen bir gösterge izleyen bu durumun ‘sosyal sorun’ haline geldiğini ve küçük yavruların potansiyel suçlu grubu oluşturmalarının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Van Het Hof, “Gereken tedbirler alınmadığı taktirde bu sorunun toplumu tehdit eder boyutlara ulaşacağı aşikardır” diye konuştu. Çocukları korumanın öncelikle ailenin sorumluluğu altında olduğunu ancak ebeveynlerin görevlerini tam anlamıyla yapmadıklarına dikkat çeken Van Het Hof sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilindiği gibi Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 09 Aralık 1994’te TBMM tarafından onaylanıp 4058 sayılı kanunla kabul edilmiştir. Bu sözleşmenin Türkiye’de uygulanmasına ilişkin koordinasyon görevi ise, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne verildi. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nun 3/b maddesine göre, ana-babası tarafından ihmal edilip, fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri ve uyuşturucu madde kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen çocuk, ‘korunmaya muhtaç çocuk’ statüsündedir. Dolayısıyla bu miniklere bakmak bizim görevimizdir.” Müdürlük suç işliyor Sosyal Hizmetler Hukuk Müşaviri’nin bu itirafları İstanbul’da çalışan çocuklar gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. Çünkü her otobüs durağı, trafik ışıkları ve İstiklal Caddesi, hâlâ mendil satan, simit satan, dilenen ya da tiner koklayan çocuklarla dolu. Genel müdürlüğün eleman eksikliğinden çalışan çocukları kontrol edemediği yönündeki itiraflarının yanı sıra İstanbul Sosyal Hizmetler Müdürlüğü görevlileri de aslında TCK’nın 526. maddesine göre suç işliyor. Çünkü bu maddede “Konuyla ilgili emir ve talimatlara uygun hareket etmeyenler, karşı çıkanlar 3 aydan 6 aya kadar hapsolunur” ifadesi yer alıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT