BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ticari defterlerin tasdikine dair esaslar

Ticari defterlerin tasdikine dair esaslar

Vergi Usul Kanunu’nun 221. maddesinde, ötedenberi işe devam etmekte olan mükelleflere, kullanacakları defterleri, kullanacağı yıldan önce gelen son ayda tasdik ettirme yükümlülüğü yüklemiştir.



Vergi Usul Kanunu’nun 221. maddesinde, ötedenberi işe devam etmekte olan mükelleflere, kullanacakları defterleri, kullanacağı yıldan önce gelen son ayda tasdik ettirme yükümlülüğü yüklemiştir. Dolayısıyla, izleyen yılda kullanılacak ticari defterlerin tasdik ayı, içinde bulunulan yılın Aralık ayıdır. Ancak mevcut defterlerini izleyen yılda da, fazlaca boş sayfası kalması sebebiyle kullanmaya devam etmek isteyenler için, Aralık ayında yeni defter tasdik ettirme zorunluluğu yoktur. Ancak bu mükelleflerin, mevcut defterlerinde, hesap döneminin ilk ayı olan Ocak ayında “tasdik yenileme” işlemi yaptırmaları gerekmekedir. Vergi Usul Kanununda tacirler, ticari kazançlarının saptanması bakımından birinci ve ikinci sınıf olarak ikiye ayrılmıştır. Bu sınıf ayırımı, 177. maddede yazılı rakamsal hadlere göre yapmıştır. Ancak ticaret şirketleri ile kurumlar vergisi mükelelfleri, bu hadlere bağlı olmaksızın birinci sınıf tacir olarak kabul edilmişlerdir. Kanunda ayrıca, öteden beri mükellef olanların, bir sınıftan diğerine geçişine ilişkin kurallarda, bazı had ve oranlara bağlı olarak belirlenmiştir. Ancak, Vergi Usul Kanunu’na 4369 sayılı Kanunla eklenen geçici 19. maddeye göre, işletme hesabı esasında defter tutan mükellefler, diledikleri takdirde, sınıf değiştirmeye ilişkin koşulları dikkate almaksızın 31.12.2000 tarihine kadar işletme hesabı esasında defter tutmaya devam edebilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, 1998 yılında işletme hesabı esasında defter tutanlar, sözkonusu hadlerebağlı olmaksızın 31.12. 2000 tarihine kadar, defterlerini aynı usul ve şekilde tutmaya devam etmişlerdir. Ancak bu süre, içinde bulunduğumuz yılın sonunda dolmaktadır. Bu sebeple, halen işletme hesabı esasında defter tutanların yıl sonunda Bakanlar Kurulu’nca açıklanacak hadleri izleyerek, gelecek yıl hangi esasta defter tutacaklarını belirlemeleri gerekmektedir: 4369 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanunu’nda, 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yapılan değişikliklerle; -birinci sınıf tacirler tarafından tutulan günlük kasa defteri, -ikinci sınıf tacirler tarafından tutulan günlük perakende satış ve hasılat defteri -birinci sınıf tacirlerle ikinci sınıf tacirler ve serbest meslek erbabı tarafından tutulan kambiyo senetleri defterine ilişkin düzenlemeler yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla, 2000 ve izleyen yıllarda da, sözkonusu defterlerin tasdik ettirilmesi ve kullanılması, vergi mevzuatı açısından gerekmemektedir. Ancak tacirler, ticari işletmesinin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün defterleri tutma yükümlülüğü yükleyen Ticaret Kanunu’nun 66/1 maddesi dolaısıyla, bu defterlerin ticaret hukuku açısından da tutulmaya devam olunup olunmayacağını kendileri değerlendirmek durumundadırlar. Sözkonusu defterlerin tutulma zorunluluğu kaldırılmışsa da, Vergi Usul Kanunu’nun 353/4. maddesinde, bu defterleri özel usulsüzlük suçu olarak sayılmıştır. Ancak tasarı hazırlayanların bir özensizliği sonucu olarak kaldırılması unutulan bu düzenlemenin, bugün için bir geçerliliği yoktur. Sermaye şirketlerince tutulan, pay defteri, genel kurul ve/veya yönetim kurulu karar defteri gibi defterler, her yıl tutulmaya devam olunur. Ancak tutulmasına devam olunacak bu defterler için, herhangi bir ara tasdik veya tasdik yenileme işlemi sözkonusu değildir. Ticaret Kanunu’nu tacirlere, ticari defterlerin tasdikine ilişkin Vergi Usul Kanunu’nad yer alan yükümlülüklerin dışında, bazı yükümlülükler daha öngörmüştür. Bunlar sırasıyla şunlardır: -Bir mali yılda kullanılan Yevmiye Defterinin, izleyen yılın Ocak ayında, kapanış tasdikinin yaptırılması. Bu husus Kanunda, “defterin notere ibrazı ile son kaydın altına “görülmüştür” sözünün yazdırılarak mühür ve imza ile tasdik ettirilmesi biçiminde, ifade edilmiştir. -Envanter defterinin Mart ayı sonuna kadar, envanter ve bilanço yazılarak, şirketi idareye yetkili bütün kimselerce imzalandıktan sonra, Noter’e ibraz edilerek, yukarıdaki şekilde kapanış tasdikinin yaptırılması -Tacirlerin tutmaya mecbur oldukları defterlerle tutmak istedikleri defterlerin herbirinin nev’i ve mahiyetleriyle sayfa sayılarını gösteren iki nüsha beyannameyi tanzim ederek Aralık ayı sonuna kadar, Ticaret Siciline tevdi etmeleri. Tacir bu beyannamelerden, Ticaret Sicilince tasdikli ikinci nüshayı saklamakla yükümlüdür. Ticari defterlerin tasdikine ilişkin bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, her iki Kanunda da, ilgili hukuk dalının özelliklerine göre, ayrı ayrı düzenlenmiştir. Defterlerin tasdikine ilişkin Vergi Usul Kanunu’nda yazılı sürelerin geçirilmesi, Kanunun 352. maddesinde, 2. derecde usulsüzlük fiili olarak nitelendirilmiş ve maktu bir para cezası öngörülmüştür. Ancak, tasdik süresinin bir aydan fazla geçirilmesi halinde, aynı maddeye göre fiil, 1. derece usulsüzlük cezasını gerektirecektir. Öte yandan tasdik süresinin bitiminden itibaren bir ay geçtikten sonra yaptırılacak tasdikler, hiç yapılmamış kabul edilir. Bu durum ise, bir başka deyişle tutulmakta olan defterin tasdiksiz olması ve/veya tasdiki yapılmamış hükmünde görülmesi, Vergi Usul Kanunumuzda bir “re’sen takdir” sebebi olarak kabul edilmiştir. Böyle bir durumda, re’sen tarh olunacak matrah üzerinden hesaplanacak vergi, aynı zamanda vergi ziyanına bağlı cezanın da doğumuna yolaçacaktır. Ticaret Kanunumuz ise müeyyide olarak, defterlerin tasdikine ve bildirimine ilişkin olarak öngördüğü yükümlülüklere uyulmaması halinde, ticari defterlerin tacir lehine delil niteliğine sahip olamıyacağını hükme bağlamıştır. Örneğin, yevmiye defterinin kapanış tasdikini yaptırmamış veya defterlerini Ticaret Siciline bildirmemiş bulunan bir tacir, bir başka tacirle olan alacak davasında defter kayıtlarını delil olarak kullanamayacak, alacağını ispat veya borcunu ödediği konularında ticari defterleri lehine delil olamayacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT