BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk Silahlı Kuvvetlerini Tartışmak -2-

Türk Silahlı Kuvvetlerini Tartışmak -2-

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun ve diğer komutanların, son günlerdeki sözleri ve uyarıları vesilesiyle başlayan, Türk Silahlı Kuvvetlerini tartışmanın, bazıları için, “dayanılmaz” bir hale geldiği anlaşılıyor!..



Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun ve diğer komutanların, son günlerdeki sözleri ve uyarıları vesilesiyle başlayan, Türk Silahlı Kuvvetlerini tartışmanın, bazıları için, “dayanılmaz” bir hale geldiği anlaşılıyor!.. Murat Belge, Ordu hakkındaki olumlu değerlendirmelere katılmadığını, yani, bir yerde komutanların sözlerini tasvib etmediğini itiraf ettikten sonra, bu hususta “yalnız kalmadığını”, Genelkurmay Başkanının bu şekilde konuşmasını, “normal” ya da “ideal” olmadığını söyleyenlerin sayısının da çoğalmakta olduğunu “memnunlukla gördüğünü” söylüyor ve fakat bu gibilerin daha ileri gitmemiş olmalarından dolayı da, anlaşılan hayıflanıyor! Bu safhada, TSK’ya, bugünkü konumuna ve Komutanların uyarılarına karşı olanlar biraz daha cesaret edip içlerini ve eteklerindeki bütün taşları, dökseler iyi olacak! Dünkü yazımın baş “kahramanı” olan Cüneyt Ülsever son yazısında cesaretle bunu yapmış. Nereden aldığını kestiremediğim bu cesaretini takdir ediyor, ama gene de yazdıklarını kesinlikle tasvib etmiyorum. Ülsever son yazısında, Sayın Kıvrıkoğlu’na adeta meydan okuyor: “Peki, siz Avrupa normlarına, yani Asker siyasete müdahale etmesin normuna veya standartlarına uymayı düşünüyor musunuz” diye soruyor. Ben bu sorunun cevabını dün vermiştım; Bu gibilerin, TSK’nın ancak kendi normlarına uygun hareket edeceği gerçeğini içlerine sindirmeleri gerek! Umarım, Sayın Kıvrıkoğlu veya Genelkurmay -tabii bu zatı muhatap kabul ederlerse, daha etkili bir cevap verirler- anlayabileceği şekilde! Sapla saman... Ancak Ülsever’in başka bir demagojisine, “Statüko Türk Ordusunu dünyanın 6. En büyük ordusu yaparken.Türkiye’nin insanî yaşama endeksinde dünyanın 86. sırasında yer almasını hazmedemediğini” söylemekle yaptığı, sapla samanı, elmalarla armutları karıştırmak demagojisine muhakkak hakettiği cevabın verilmesi lazım.. Ülsever efendi, Türk Ordusunun dünyanın altıncı en büyük ordusu olmasından hoşlanmıyor mu? Türkiye’nin milli savunmasına önem vermiyor mu? Yoksa, dün sorduğum gibi, Türk Ordusundan mesela Yunan veya Rus ordusundan korktuğundan -veya korkmadığından- fazla mı korkuyor. İktisatçı imiş; acaba Orduyu güçlendirmekle, yaşam endeksi ile direkt korelasyonunu nasıl kuruyor? Ordumuza para harcamaz isek, yaşama endeksi hemen otomatik olarak düzelecek mi? Başka bir deyişle Milli Savunmamıza, orduya para harcamakla halkın boğazından mı kesiliyor? Diğerleri... Tabii ki TSK düşmanlığında Ülsever yalnız değil veya yalnız kalmayacak. Diğerlerı de, bitleri kanlandıkça ortaya dökülecekler. Mesela II.Cumhuriyetçilerin önde geleni Mehmet Altan da hemen, Montesqieu’den “Kuvvetlerin Ayrılığı” ilkesinden dem vurarak aynı yaşam endeksi -ordunun büyüklüğü- “çelişkilerini” dile getiriyor. 30 Ağustos münasebetiyle “hukuk ve demokrasinin lime lime edilmesinden” şikayet ediyor... Geçen akşam bir TV programında “hukuk veya guguk” diye diye devletin lime lime edilmesine göz yummuştu!. Babası, kendi deyimiyle “militerlerin” düşmanı “büyük usta” Çetin Altan, hiç geride kalır mı? O da silahlı kuvvetlerle geçmişteki dalaşmalarının kuyruk acısı ile, eleştirilere karışıyor. Ya Filistin Ordusu eski mücahitlerinden Cengiz Çandar? O da, Kıvrıkoğlu’nun üslubu ile AB standardlarından uzaklaşıldığını yazıyor ve Enis Berberoğlu’nun geçen gün Hürriyet’te yazdıklarını tekrar ediyor. Özetle. “Askerdeki hiyerarşi savaş düzeni açısından zorunludur, en disiplinli ordu en iyi-güçlü ordudur. Ama aynı komuta düzenini siyasete yansıtmaya kalkan her dilde faşist diye anılır!” - yani Kıvrıkoğlu ve komutanlar faşist! TSK, sırf, gerektiğinde bu gibilere karşı bir sigorta olacağı için de, çok lazım.. Yoksa bizi çoktan içimizden çökertmişlerdi. GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “ORDUMUZ, Türk topraklarını ve Türk idealini tahakkuk ettirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların, yenilmesi imkansız teminatıdır.” Gazi Mustafa Kemal -1927
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT