BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Balıklı çay da ne ki?!.

Balıklı çay da ne ki?!.

Sevgili Ahmet Bahadır beyin vesilesiyle tanıştık emekli sağlık müfettişlerinden Sabri Başbay’la. Çocukluk yıllarımda dinlemeye bayıldığım hoşsohbet kimseler gibi, o hoş sohbet biriydi...



Sevgili Ahmet Bahadır beyin vesilesiyle tanıştık emekli sağlık müfettişlerinden Sabri Başbay’la. Çocukluk yıllarımda dinlemeye bayıldığım hoşsohbet kimseler gibi, o hoş sohbet biriydi. Çok şeyler anlattı. Ama şimdilik içlerinden sadece “Balıklı çay”ı paylaşacağım sizlerle. Hoş bu hatırayı anlatmadan bize de ricada bulundu Sabri bey: -Ben bir bardak “balıklı çay” rica edeyim. Balıklı çay da neydi? Şaşırdım ama bunun altında bir ince espri olduğunu tahmin ettim. Sağolsun o da hiç bekletmeden anlatmaya başladı: -Babam müthiş çay tiryakisiydi. Ben de babam kadar olmasam da çay konusunda epey hatırı sayılır tiryakiyim. Hiç unutmuyorum, yıllar önce daha çocukken, babamla birlikte Beyazıt taraflarında bir küçük çay ocağına gittik. Şöyle, minik hasır iskemleleri bulunan, müşterisi belli, esrarengiz bir çay ocağıydı. Omuzunda ucu kirden kararmış peşkiriyle tezgahta bardakları yıkayan ustaya kaydı gözüm. Alnından yanağına dek uzanan derin kıvrımlar, içtiği sigara dumanından mı yoksa kederinden mi belli değildi. Babamla birlikte hasır iskemleleri çektik ve bir masaya oturduk. Biz oturduktan sonra yavaş hareketlerle yanımıza geldi. İsteğimizi sorarkan göz göze gelmedik bile: -Buyurun. Babam da gayet normal bir eda ile sipariş veriyordu: -İki balıklı çay. Ben, bir babamın suratına, bir çaycıya baktım. Allah Allah, ne sipariş veren ne de sipariş alan dudak büküyordu bu söze. Demek ki birbirinin dilinden anlıyorlardı. İçimi tuhaf bir heyecan sardı. Gelecek olan çay, nasıl olacak da balıklı olacaktı? Az sonra normal bir şekilde iki bardak çay geldi. Çay süzülmeden bardağa konulmuştu belliydi. Ama nefis çaydı gerçekten. Çaylarımızı içtik. Fakat çaycı hiç söylemeden iki çay daha getirdi. Onları da içtik. Bir daha geldi. Ben üç bardaktan sonra içmedim ama babam iki bardak daha içti... Neden sonra hesabımızı ödemek için ayağa kalktığımızda adam bizden sadece iki bardak çay parası aldı. Babam ısrar etse de, “Olmaz. Onlar tiryaki hatırıdır. Benden...” demişti. Dışarı çıktığımızda babama sordum: -Balıklı çay da ne baba? -Balıklı çayı burada kimse bilmez oğlum. Bazı paketlerde iri kıyılmış çaylar olur. O çaylardan demlenen çay, süzekte süzülmeden bardağa konulursa o çöpler de bardağa akar ve bardakta yüzerler. Biz onları çayla birlikte ağzımıza alır ve dişimizle çiğneriz. Büyük bir zevk verir. Onlara “balık” diyoruz biz. Bunu ancak eski tiryakiler bilir. O bakımdan bu kahveci de benim tiryaki olduğumu anlayınca, istemeden çay üstüne çay getirdi... Şimdi ben bunu öğrendim ya, artık her önüme gelen yerde bilgiç bilgiç söylüyordum: -Ben bir balıklı çay rica ediyorum. Kimi garson geri dönüp, “Efendim anlamadım?” gibi tekrar soru sormak ihtiyacını hissediyor, kimi elinde hangi çay varsa onu getiriyor veya değişik şakalara vesile oluyordu. Yine bir yerde balıklı çay isteyince, garson çocuk döndü ve anlamadığını söyledi. Gayet normal bir şekilde tekrar ettim: -Balıklı bir çay. Şaşırdı. Gözlerini ovuşturdu ama üçüncü defa söyleyince boynunu büküp tepsi elinde uzaklaştı. Gitmiş ustasına söylemiş: -Usta ya, bir adam var balıklı çay istiyor. Ustası da şaşırmış. Ama “Üç defa sordum usta, adam ısrarla balıklı çay istiyor” deyince çaresiz başını kaşımış: “Ulen galiba bu adam Karadenizlidir. Ne yapalım müşterinin ricasını kıramayız. Git karşı balıkçıdan bir tane balık al da gel” Az sonra arkadaşlarla birlikte benim de çayım gelmişti. Yalnız bardağın dibinde irice bir istavrit balığı vardı. Onu görünce doğrusu bir tuhaf oldum. Şimdi ben bunun neyini şaka yapacak, durumu kime nasıl anlatacaktım? Garson ise, “Sen değil miydin balıklı çay isteyen. İşte sana balıklı çay” der gibi yüzüme baktıktan sonra yüz geri dönüp gitmişti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT