BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > THY’nin ayakbastı parası

THY’nin ayakbastı parası

THY bilet fiyatlarına zam sürecindeyken iki bakanlıktan birinin köstek diğerinin destek olduğu söyleniyor... Hayli karışık hikâyeyi basitleştirerek özetleyelim.



THY bilet fiyatlarına zam sürecindeyken iki bakanlıktan birinin köstek diğerinin destek olduğu söyleniyor... Hayli karışık hikâyeyi basitleştirerek özetleyelim. Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, THY’nin döviz kuru artışlarına endeksli zam talebini kabul etmeyince Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın THY yönetimine serbestçe tarife değiştirme yetkisi vermesi ile bu şirket, ulaştırma bakanlığını devre dışı bırakarak bilet fiyatlarına örtülü zam yapmış. Ve böylece “milli hava yolumuz” 1 Eylülden geçerli olmak üzere iç hat uçuş biletlerinde “Alan Vergisi” uygulamasına geçmiş. Yüksel Yalova’nın THY yönetim kuruluna yetki vermesinin sebebi THY’nin yakında zaten özelleşecek olmasıymış. İkinci gerekçe de trilyonlara varan zarar. Ulaştırma Bakanı ise THY’nin iyi yönetildiği takdirde zarar etmeyeceğini, dövizde anormal artış olmadığını ileri sürüyor. Yolcu kapasitesindeki zenginliği hatırlatıyor. Onun için THY’nin teklifini iki ay bekletmiş. Fakat neticede by-pass edilmekten kurtulamamış. Halbuki sivil havacılık mevzuatı gereği yolcu taşıması yapan uçak şirketlerinin tarife değişikliklerini Ulaştırma Bakanlığının tasdikinden geçirmeleri gerekiyor. Buna bir “muş” eklenebilir; “gerekiyormuş...” Zira bundan böyle ve her nasılsa veya defacto olarak bu izinler Özelleştirme İdaresi’nden alınacakmış. Yapılan taktik ve manevralarla bilet üzerindeki şu okunmayan ve kimsenin de okumadığı bir malumata dayanarak dolaylı zam yapılmış...yani bilet artı alan vergisi uygulanıyormuş Sanki bilet fiyatını Türk vatandaş veriyor da alan vergisini Çinliler gelip ödeyecek. Paranın tamamı işi, hastası, acil seyahati olan vatandaşın cebinden çıkıyor. “Alan Vergisi” dedikleri ayakbastı parasının kibarcası. Bundan böyle İstanbullular Yeşilköy Atatürk Havalimanı’na, Ankaralılar Esenboğaya’ya, İzmirliler Adnanmenderes’e, Adanalılar Şakirpaşa’ya ve her Türk vatandaşı her hava meydanına ayakbastı parası ödeyerek girecekler. Bari bilet satış memurlarına da “Deli Dumrul” dense. Enis Öksüz’ü o kadar kızgın görünce doğrusu şaşırmıştık. Sakin ve çelebimeşrep bir insandır. İki kişi hakkında daha hayret ediyoruz: Yüksel Yalova ve THY yönetim kurulu başkanı Cem Kozlu... Bu mantıksızlığı nasıl tasvip ederler? Hatta kanunsuzluğa niçin rıza gösteriyorlar? Ulaştırma Bakanlığının görevi bitmeden yetki, Özelleştirme İdaresine devredilebilir mi? Bütün yapılanların tek dayanağı var: Zarar... Etmesin!... Seferlerde o ne israftır öyle!... Yemek ikramları vakitli vakitsiz yapılıyor. Hiç gerek yokken şişe şişe içki sunuluyor. Kimse bir saat alkol almasa ölmez. Ya fazla kabin görevlisi? Personel fazlalığında da israf yaşanıyor. Ayrıca “bakan kontenjanı” veya başka bir kontenjanla bazı koltuklar boş uçuluyor. Öbür tarafta yolcu yedek bilet almak için sırada kıvranıp durmakta. Çare, acımamaktır. Rekabete destek vermek lazım. Bütün bunların İstanbul Hava Yolları’nın seferden çekilmesinin haftasında yapılması bir tesadüf mü acaba? Mevcut ve kurulacak yeni hava şirketleri geliştirmeli. Ne demek “milli hava yolu?” diğerleri gayrı milli mi? Hızlı tren projesi de bir ân evvel hayata geçmelidir. İstanbul’dan, İzmir’den Adana’dan 3-4 saat gibi bir zamanda Ankara’ya gitme imkânı doğarsa hava trafiği yarı yarıya düşer. Eğer o zaman da istasyonlar için ayakbastı parası konmazsa. “Milli havayolu” sadece özelleşmemeli. Şeffaflaşmalı da. Tepeden tırnağa; kim, ne kadar maaş, huzur hakkı vs. alıyor? İçkiye harcananlar, yemeklere harcananlar, personel fazlalığı...hepsi ve her şey bilinmeli. Ve herkes rahatlıkla seyahat edebilmeli. Sosyal devlet hizmet eden devlettir. Deli Dumrul vergileri koyan değil!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT