BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Günün Rengi’ SOLDU

‘Günün Rengi’ SOLDU

Türk şiiri önemli bir kayıp daha verdi... Gencecik yaşında elim bir trafik kazası sonucu kaybettiğimiz Hasan Ali Kasır, “Güldeste” serilerinin öncüsü olmuştu



O, hep eylülleri doladı şiirine. Eylül, onun için önemli bir aydı. Hazandı belki veya hüzüne açılan pencere... Bir eylül ayında gitti bu dünyadan; hem de çok sevdiği eylüllerden birinde... “Bir eylül akşamının sarışınlığında” gitti... “Ellerimde eylülden arta kalan inciler vardı/ Zamanın kızlarıydı onlar/ Senin için sakladım/ Bir eylül boyu/ Biliyor musun?” diyordu “Eylül Melâl’in Bir Diğer Adı” şiirinde... TRT Çukurova Radyosu Müdürlüğü bünyesinde program yapımcısı olarak çalışıyordu Hasan Ali Kasır... Daha 47 yaşında idi. Büyük zevkle dinlenen “Günün Rengi” programını hazırlıyordu. O’nu önceleri şiirlerinden tanıdık. Birçok dergide imzası yer alıyordu. Güzel şiirlere imza atıyordu. Daha sonra 15 kitaplık “Güldeste” serisi ile dikkatleri üzerine çekti. Erzurum’u çok sevdiğinden olsa gerek, “Erzurum Kitaplığı”na da değerli eserler kazandırdı. Bir gönül eri Serbest şiirin, duygu yoğun mısraları O’nun şiirlerinde de kanatlandı. Ama “Delâl” de yer alan “Cihanşümûl Leyl┠ve “Gül/Ey” gibi şiirlerinde kullandığı hece vezni ile de Türk şiirini ne kadar iyi bildiğini isbatladı. O’nunla, bir Kahramanmaraş şiir akşamında tanışmıştık. Her zaman olduğu gibi elinde mikrofonu ve küçük kayıt cihazı ile TRT için bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Şiirini okuyor, ardından şiir okutuyordu şölene katılanlara. Bu kayıtları radyoda yayınlıyordu. Hasan Ali Kasır, iyi bir şair, titiz bir araştırmacı olmasının yanında gönül adamıydı kuşkusuz. Gönül eriydi. Kalp kırmadan, incelikli duygu dünyasıyla, kendi kozasını örmeye çalışan fakat vefatından sonra ancak gündeme gelen bu değerli şairimizi biraz daha tanıtmak istiyorum sizlere... 1953 yılında Genç’te (Bitlis) doğdu. İlk, orta ve liseyi Elazığ’da okudu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ni bitirdi. Osmaniye, Ankara, Tunceli ve Kayseri’de edebiyat öğretmenliği yaptı. Atatürk Üniversitesi’nde “Türk Dili ve Edebiyatı” anabilim dalında “Sabrî Dîvanı” üzerine master (1990) ve “Esrâr Dede Divanı” üzerine ise doktora (1996) çalışmalarını tamamladı. Yazı ve şirleri, çeşitli dergilerde yayımlandı. 1986’dan vefatına kadar TRT’da prodüktör olarak görev yapıyordu. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin “Yılın Başarılı Gazeteciler Yarışması”nda 1987, 1991, 1993 yıllarında “Başarılı Radyo Programcısı”, Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti’nde 1990 ve 1992 yıllarında “Radyo Televizyon Dalında Yılın Başarılı Gazetecisi” ve Milli Prodüktivite Merkezi’nin 1992 yılı “Verimliliğe Katkı Ödülü”nü kazandı. Evli ve üç çocuk babası idi. Yayınlanan eserleri Şiir kitapları “Delâl” 1991; “Yorgun İkindiler” ise 1997 yılında yayımlandı. “Seyrani” (1984), “Kültür Bilinci” (1993), “Edebiyat Dersleri I-II” (1996), “Erzurum Şiirleri Antolojisi” (1997), “Erzurum Şairleri” (1998), “Esrâr Dede Divanı” (1998), “Gündönümünde Yaşamak” (1995) isimli kitaplarının yanısıra Denge Yayınları arasında çıkmaya başlayan 15 kitaplık “Güldeste” (Aşk, gurbet, hüzün vb.) serisi ile önemli bir çıkış yapmıştı. Aygül Ey’den gel cennetimiz ol bizim aygül ey bir ateş kuyusu kenarındayız altımızda sırattan da ince bir köprü gayya denizlerinden geçmekteyiz aşk nimetini hatırla yaratan adına dünya cehenneminde bırakma bizi yalnız bir deli sevdanın gündönümündeyiz yaz bahar aylarında dolaşıyor gölgemiz yapayalnız kalsan da gel, gel ki biz de senin cennetin olalım aygül ey Cihanşümûl Leylâ’dan Vefalı bir cananı çağrıştırır gözlerin Yüzün ki birazı Matahari sanki, birazı senin Bakışların vaha serinliği sarar yüreğime Cevrin bir tutkudur bende vazgeçemediğim .. Gözlerine gelip tüneyen mahmurluğuna Hep aydınlık sözler düşerim senden yana Afili delikanlı duygulara durmuşum Serüvenler aramışım hüzünlü ser/encamlar
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96384
    % 1.04
  • 5.7414
    % -0.36
  • 6.3618
    % -0.39
  • 7.0428
    % -0.39
  • 279.903
    % 0.73
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT