BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Balkan çorbası

Balkan çorbası

Kosova savaşı, dördüncü haftasına girdi. NATO’nun hava borbardımanları, ağırlaşarak devam ediyor. Olanlar Arnavutlar’a oluyor! Henüz bir netice alınmış da değil. Ama tüm kafalar karışık.



Kosova savaşı, dördüncü haftasına girdi. NATO’nun hava borbardımanları, ağırlaşarak devam ediyor. Olanlar Arnavutlar’a oluyor! Henüz bir netice alınmış da değil. Ama tüm kafalar karışık. Bu karışıklığı, Amerikan ve Avrupa gazetelerinde son haftalar içinde yayınlanan makale ve başyazıların başlıkları yansıtıyor. İşte rastgele bir koleksiyon: “Rusya’yı bu işe karıştırmak yanlış ve zamansız” ve buna karşılık, “Kosova çözümünde Rusya ile işbirliği yapmak zorunlu!..” “Hava gücü bu konuda yetersiz kalır”... “NATO Balkanlar’da uzun bir sürece hazırlıklı olmalıdır”... “Terör Miloşeviç için Saddam için olduğu gibi bir araçtır...” “NATO gevşememeli”... “Helikopterleri hemen kullanın”... “Kosova için tek umut Kara müdahalesidir”... “Bir NATO zaferi Avrupa’daki çatlakları kapatabilir”... “Bir süper güç barışı tek başına zorlayamaz”... “Sadece bombalamakla bir Balkan savaşı önlenemez”... “Büyük Arnavutluk kurulursa Balkanlar’da barış sağlanamaz” (Bir Yunanlı yazar)... “Clinton’ın karakteri burada da belli olacak”... “Clinton’ın karakterine Kosova çarptı!”... “Clinton Kosova Uluslararası Hukukla tanıştı”... “Şimdi Bosna’yı pazarlık konusu yapmaya kalkışmayın”... ve nihayet “Karadağ’da kaynayan kazan!” EVDEKİ HESAPLAR VE ÇARŞIDAKİ DURUM Başlangıçta konu basit görünüyordu. Maksat, Sırplar’ın savaş gücünü ve kapasitesini ortadan kaldırarak, Sırplar’ın lideri Slobodan Miloşeviç’i, dize getirmek, alttan alta, milisleri kullanarak yürüttüğü etnik temizlikten vazgeçirmek ve Ramboullet Planı’nı yani Arnavutlar’ın çoğunluğu teşkil ettikleri Kosova’ya, üç yıllık bir özerklik denemesi süresince ülkede konuşlandırılacak NATO kuvvetlerinin kontrol edecekleri bir özerklik vermekti!.. Ancak evdeki hesaplar çarşıya uymadı ve şimdi de, köprülerin altından ve üstünden çok bombalar geçti, olayların dinamiği, hedefleri değiştirdi. NATO yöneticileri hâlâ Ramboillet Planı’ndan bahsetseler bile, reel politika düzeyinde, artık ne bu planı canlandırmak mümkün, ne de Miloşeviç’i bir taraftan harp suçlusu olarak yargılamaktan söz ederken, öteki taraftan da hâlâ onunla uzlaşmaktan söz etmek gerçekçi! Bu bağlamdan sonra da Kosova’ya tam bağımsızlık vermekten başka seçenek yok! Görünüşe göre kara harekatından başka seçenek de yok.. İSTİHBARAT HATALARI Kosova stratejisi başlangıçtan beri, NATO’nun ve ABD’nin çok ileri istihbarat ve araştırma imkanlarına sahip olmaları gerekirken, Miloşeviç hakkında Sırplar’ın, karakteri ve direnme gücü hakkında yanlış istihbarata ve dolayısı ile de yanlış temellere dayanmış. Zaten Saddam ve Irak konusunda da böyle olmamış mı idi? Bir defa artık herkes kabul ediyor ki ne kadar ağır olursa olsun sadece hava borbadımanları ile kesin ve nihai bir netice almak, hele millî direnme ve inanç güçleri çok yüksek Sırplar karşısında çok zor... Sırplar, bomba yedikçe kinleri bileniyor ve teslim olmaları güçleşiyor. Hele NATO sözcüleri, liderleri, komutanları ikide bir yerli yersiz “Kara harekatı planları rafta ama vallahi de billahi de bunları raftan indirmeyeceğiz” diye teminat vermekte devam ederlerse... Tek iyimser tahmin; acaba, lojistik hazırlıklar yapılır ve bu arada borbardımanlarla hedefler yok edilir veya yumuşatılırken ve de, hazin mülteci öyküleri ile ABD ve dünya kamuoyu şartlandırılırken, aniden bir sürpriz kara saldırısı mı yapılacak? Veya mesela, Sırplar’ın Arnavutluk’a veya Makedonya’ya saldırmaları gibi bir bahane mi bekleniyor? Bakın, başlangıçta kara harekatına kesinlikle karşı olan Amerika da, Kongre’de ve medyada “Yapacaksanız yapın yoksa ameliyat başarılı oldu ama Arnavutlar yok oldu denecek” sesleri yükseliyor. Hani eski bir fıkra vardır. Arnavut arkadaşının yüzünde Müziç, bir kara sinek görünce çekmiş piştovu, ateşlemiş. Sonra da iftiharla “Bir bizden bir de sizden!” demiş... Teşbihte hata olmaz! Clinton’ın geçen gün Kosova savaşına katılan asker ve sivillere vergi indirimleri ve kolaylıkları getirmesi piştovun patlatılacağının işareti değil mi? Bir diğer uzun vadeli ihtimal de UÇK’yı (Kosova Kurtuluş Ordusu) silahlandırıp eğiterek ve gerçek bir ordu haline getirerek işi onlara yaptırmak... Ama bu ne kadar sürer? Ve bazı üyelerinin hâlâ karşı oldukları “Kosova Arnavutları’nın tam bağımsızlığına” ters düşmez mi? En azından, gönlü Slav Ortodoks dayanışmasında ve Sırplardan yana olan, bir de üstelik, yamaçlarında kocaman bir Arnavut birliğinin oluşmasını istemeyen Yunanlılar, gocunmazlar mı? Yunanistan ve Selanik muhtemel bir kara harekatının lojistik üsleri olarak tanımlanıyor.. Yunanistan bunu nasıl kabullenecek.. Kabul etmezse de Avrupa işbirliğinde hasmı Türkiye’nin gerisinde kalmayı göze alabilecek mi? NATO’DA DAYANIŞMA... Hem siz bakmayın NATO’daki birlik beraberlik sözlerine; her üyenin Balkanlar ve Kosova hususunda başka üyeler ile çelişen, çatışan çıkarları var! NATO’nun ondokuz üyesi ile cesur kararlar alması çok güç. Son olarak, Dışişleri Bakanları Brüksel’de toplandılar ama ortaya, birtakım birlik ve kararlılık cart curtlarından başka sarih bir netice çıkmadı. Zaten ABD’nin baskısı olmasa idi bırakırlardı Kosova gitsin. Müslüman Arnavutlar’a ne olursa olsun! Garip olan bir husus daha var. NATO çevrelerinde hâlâ harp suçlusu sayılan Miloşeviç’le ve Rambouillet zemininde uzlaşma ihtimalinden bahsediliyor ve Rusya ile bu konuda aracılığını sağlamak için görüşmeler yapılıyor. Ruslar’ın ilerde Kosova’da konuşlandırılması düşünülen uluslararası (adı NATO Kolordusu mu olacak, yoksa Avrupa ordusu mu o daha belli değil) yer almasından, ciddi olarak söz ediliyor... ABD Dışişleri Bakanı Albright’la Rus Dışişleri Bakanı İvanov arasında Norveç’te yapılan görüşmede bunlar gündem maddeleri idi. Ancak, para sıkıntısı içinde, ABD’nin eline bakan Rusya ne evet diyor ne de hayır... Savsaklıyor! Ama hiç Sırplar’a karşı hareket etmesi mümkün mü? Orada daha kuvvetli bir Slav-Ortodoks gerçeği var. Yugoslavya iki gün evvel bu gerçek gereği Rus-Belerus Birliği’ne katılma kararı aldı. Rusya’nın bu kararı da reddetmesi mümkün mü? TAM BİR ÇORBA Balkanlar yakın tarihte, etnik bakımdan, din farkları bakımından çatışan ve çelişen çıkarları ile, tam bir çorba idi... ve “Avrupa’nın Hasta Adamı” Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasının paylaşılması sorunu, kısacası “Şark Meselesi” burada odaklanıyordu.. Neticede Birinci Dünya Harbi’nin kıvılcımı da Balkanlar’da yakıldı... O yıllarda Avrupa dergilerindeki karikatürlerde Balkanlar hep içi karmakarışık bazı şeylerle dolu bir çorba kasesi olarak resmedilirdi. Bundan ötürü de, Fransız restoranlarının mönülerinde karışık meyve salatasının adı hâl⠓Macedoine des Fruits” yani “Meyve Makedonyası”dır. Bu tabaktan, Makedonya’nın kendisine Karadağ’da ve Balkanlar’ın genelinde çok daha acı meyveler çıkabilecek. Bu olaylar karşısında seçim derdinden dolayı, biraz geç uyandık ama son zamanlarda Türkiye’nin gücünü ve sesimizi göstermeye başladık. Cumhurbaşkanımızın Arnavutluk’ta ve Makedonya’da bayrağımızı göstermesi çok yerinde hareketlerdi. Bu hareketleri cesurane devam ettirmemiz gerekir. Bu gücümüzle Avrupa Birliği sendromunu ve kompleksimizi de kolaylıkla aşabiliriz! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI ”Sırplar, Birleşmiş Milletler Anayasası’nın bütün hükümlerini üye olmak şartı başta akla getirilebilecek her surette ihlal etmişlerdir... Balkanlar’ın gelecekteki barışını ve uluslararası ilişkilerini tayin ve tespit etmeye sıra gelince bu ihlal hareketlerinden ne netice çıkarılacak, ne gibi dersler alınacak? Bugüne kadar Sırplar’ın, davranışlarından dolayı BM üyeliğinden çıkarılması yolunda, hiçbir teşebbüs yapılamadı. Çarpışmalar sona erdikten sonra her şey unutulacak ve Sırplar gene insanlık ailesine kabul edilecekler mi?” GEORGE KENNAN-1993 Bosna Krizi esnasında
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT