BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Yasak olduğunu bilmiyordum’

‘Yasak olduğunu bilmiyordum’



Okuyucumuz A. Latif Ayan’ın hatırasını yayınlamaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Öğrencilik yıllarında, harçlığını çıkartmak için iki ayrı işte birden çalışan okuyucumuza, inşaattaki patronu bir paket Marlboro sigarası hediye eder. O yıllarda yabancı sigara kaçak hükmündedir ve bulundurmak suçtur. Bunu bilmeyen okuyucumuzun, çantasındaki bir karton sigara Kadıköy iskelesinde arama yapan polisler tarafından bulunur ve okuyucumuz neye uğradığını anlamadan karakola götürülür... “Hayatımda hiç karakol yüzü görmemiş bir insan olarak ne yapacağımı bilmediğim gibi kalbim de küt küt atıyordu... Ama polislerce sorgulama başlamıştı işte: -Nereden aldın bunu? Patronun ismini veremezdim. Mecburen yalan söyledim. -İskelenin az ötesinde bulunan bir çocuktan aldım. Yasak olduğunu da bilmiyordum... -Kaç liraya aldın? Eyvaah, ben hiç sigara içmediğim için sigara fiyatlarını falan da bilemiyordum. Atmaktan başka çarem yoktu: -Yüz liraya aldım. Meğer tam üstüne basmışım. Bu ifadem, biraz olsun parayla aldığımı ortaya koymuştu... Peki şimdi ne olacaktı? Karakolda kurbanlık koyun gibi beklemeye başladım. Benim o mahzun halim komiserin dikkatini çekmiş olacak ki, akıl verdi: -Sen öyle art niyetli birine benzemiyorsun. Bak bu gece nezarette kalacak, ertesi gün savcılığa gideceksin... Alnıma boncuk boncuk ter birikince, tekrar yardımcı oldu: -Hiç tanıdığın falan yok mu? Sana kefil olsunlar da şartlı olarak serbest bırakalım... Hemen telefona sarıldım. Bana sigara veren patronu değil de, diğer işimdeki patronu aradım. Adamcağız sağolsun hiç ikilemeden karakola geldi. Belli bir para ödedi. Onun kefaletiyle serbest bıraktılar... O akşam eve geldim ama, heyecandan tir tir titriyordum... O akşam da Mevlid Kandiliydi. Gece sabaha kadar el açıp, Allaha dua ettim... Ertesi sabah karakola gittim tekrar... Beni mahkemeye sevk etmişlerdi... Bir polisle birlikte adliyeye gittik... Mahkeme salonunda sıramızı beklemeye başladık... İsmimiz okununca hakimin karşısına çıkacaktık... Şu saflığıma bakın. Benimle birlikte gelen polise dedim ki: -Memur bey, sana da zahmet ettik. Benim yüzümden buralara kadar geldin... Neyse kusura bakmayın. Siz artık gidebilirsiniz. Ben ismim okununca mahkemeye girerim. Siz gidebilirsiniz... Sözlerimin saflığına polis memuru bile gülmüştü... Halen bir şey anlamadığımı hissedince cevap verdi: -Beyefendi, öyle şey olur mu hiç... Ben karakoldan mahkemeye kadar senin yanında bulunmakla görevliyim. Ya bırakıp kaçarsan. Ya mahkemede tutuklanma kararı çıkarsa? -Tutuklanma kararı mı? -Olabilir... Yoksa niye hakim karşısına çıkıyorsun ki?.. Allahım!.. Bir paket sigara yüzünden hapse de mi girecektim? Başımdan aşağı kaynar sular döküldü... Derken ismimiz okundu ve hakimin huzuruna çıktık... Tekelin avukatı bile gelmiş duruşmaya... İş o kadar ciddi... Hakim ifadelerimizi aldıktan sonra, mahkemeyi bir ay sonraya erteledi... Bir ay sonra yeniden mahkeme olacaktım... Allahım bir ay bana, bir yıl kadar uzun geldi... Şu iş bir sonuçlansa da kurtulsaydım başka bir şey istemiyordum... Bir ay sonra, yeniden mahkeme oldu... Yeniden bir ay sonraya ertelendi... Uzatmayayım, üçüncü mahkemede, para cezası ödeyerek serbest kaldım... Son mahkemede ağabeyim de vardı... Serbest kalıp da dışarı çıktığımda, dedim ki ağabeyime: “Ne olur hemen bir taksi tut da şuradan bir an önce uzaklaşalım.” O psikoloji ile, inanın aylarca karakolların önünden geçemedim... Şimdi görüyorum da herkes tüttürüyor... Her yerde rahatça satılıyor... Nereden nereye değil mi?.. Bizi, devletine karşı suçlu duruma düşürmekten kurtardın ya, nur içinde yat Turgut Özal...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99326
    % -0.51
  • 5.564
    % -3.14
  • 6.3027
    % -2.78
  • 7.3659
    % -2.88
  • 236.892
    % -2.65
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT