BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MEHMET AĞAR

MEHMET AĞAR

Eğer ben Elazığ seçmeni olsaydım oyumu tereddütsüz Mehmet Ağar’a verirdim. Neden mi? Mehmet Ağar’ı yakından tanıyorum da ondan.



Eğer ben Elazığ seçmeni olsaydım oyumu tereddütsüz Mehmet Ağar’a verirdim. Neden mi? Mehmet Ağar’ı yakından tanıyorum da ondan. Mehmet Ağar ismi dostluğun, vatanperverliğin ve yiğitliğin ifadesidir. Hayır bunları yağ çekmek için söylemiyoruz. Mehmet Ağar bugün apoletsiz bir generaldir, dolayısı ile ona yağ çekmenin hiçbir getirisi yoktur.. Bizim yaptığımız dostluğumuza vefadır ki Mehmet Ağar buna bin kere layıktır. Ağar’ı yakından tanıyorum. Özelliklerini ve hasletlerini biliyorum. Dolayısı ile de ona sahiplenmenin vicdani bir vecibe olduğunu düşünüyorum. HEDEFTEKİ ADAM Son iki yıldır Mehmet Ağar kadar gagalanan ve hedef alınan ikinci bir siyasetçi ya da devlet görevlisi bulamazsınız. Hedef alınma gerekçesi PKK ile mücadele metodu ve de malum Susurluk konusudur. Çetecilikle özdeşleştirilen Ağar onca baskıya, iftiraya ve saldırıya karşı ayakta durmasını başarabilmiştir. Ağar için ileri sürülen çete safsatalarının hiçbiri ise ispatlanamamıştır. İdeolojisi “sizlere ömür” olan Türk solu bir süredir çetecilik argümanı ile idare ediyor ve bu bağlamda Mehmet Ağar’ın ismini kullanıyor. Yani Ağar ismi sol’un çaresizlikten sığındığı sığınak oluyor. Bir şeyin kesin olarak bilinmesi gerekiyor. PKK ile bu ülkede devlet görevlisi olan herkes mücadele etti ancak Mehmet Ağar o mücadelede bir model, bir simge ve bir zirvedir.. Mehmet Ağar siyasi irade tarafından her dönem, herkese verilen yetkileri en iyi kavramış ve bunu sonuna kadar kullanmıştır. AĞAR’IN BAŞARILARI Nitekim PKK’daki gerileme de Ağar dönemine rastlıyor. Emniyette özel harekat timlerini kurumlaştıran ve ona hayatiyet veren Ağar’dır. Dahası, Mehmet Bey’in asayiş noktasında da büyük başarıları var. Kısacası, Mehmet Ağar hem iyi bir polis, hem de iyi bir yöneticidir. Erzurum Valiliği esnasındaki başarıları ortadadır.. Peki ya siyasetçi Ağar? Hiç abartmıyoruz, Mehmet Ağar’ın başına gelenler biraz da siyasette istikbal vadettiği içindir. Eğer Mehmet Bey silik ve istikbal çağrıştırmayan biri olsaydı, ne “çeteci” diye lanse edilir, ne de sol’un onu öyle görmesi ve sunması sağlanırdı. Ağar geleceğe göz kırptığı için kurban seçilmiş ve hedef yapılmıştır. Hayır bunlar sezgi ya da tevatür değil, siyaseti ve kulislerini işi gereği yakından izleyen biri olarak edindiğimiz kesin kanaattir. Mehmet Ağar merkez sağ’ı uzlaştıracak ve bütünleştirecek bir görüntü ile çıktığı içindir ki ismi çizilmiştir. Peki Ağar’ın bütün bunları yapabilecek birikimi, deneyimi ve de heyecanı var mı? Siyaseti soluyan ve bütün zirve siyasetçi kadrosunu yakından tanıyan biri olarak söyleyeceğimiz bunun fazlasıyla var olduğudur. Tren kaçtı mı dediniz? Burası Türkiye, gün doğmadan neler doğar. Bu ülke 1971 muhtırasından sonra Süleyman Demirel’in siyasi ikbali var mı sorusuna “Güldürmeyin beni” diyenleri de görmüş ve bugünü de. VEFA BORCU O itibarla “tren kaçtı” yaklaşımına katılmıyoruz. Elbette bu uzun bir yürüyüştür ama ümitsiz bir yürüyüş değildir. Onun içindir ki Elazığlılar Mehmet Ağar’ı Ankara’ya mebus olarak göndermek durumundadırlar. Bırakın onu bunu, hemşehrileri olarak bu onların vefa borcudur. Elazığlılar düşürülmek isteneni sahiplenecek yiğitliktedirler. Oylara yazık olmasın, yeterli bir oyla göndeririz diyenler olacaktır. Biz ne kadar çok oy olursa Ağar o kadar güçlü gelir diyoruz ama illa da israf olmasın diyorsanız Sevgili Gül Hocamla Raif Çiçek’i dikkate alabilirsiniz. Tabii bu arada Fevzi İşbaşaran Bey de var. Başkaları da... Son sözümüz: Elazığlılar ne yaparsanız yapın, Ağar’ı başkente gönderin.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT