BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tecavüz

Tecavüz

Halbuki onlar ne kadar masum mahlûklar. Bir suçları yokken insan şeklindeki bazılarının adinin bayağısı fiilleri yüzünden kızılan kimselere “hayvan” veya -afedersiniz- “köpek” denebiliyor.



Halbuki onlar ne kadar masum mahlûklar. Bir suçları yokken insan şeklindeki bazılarının adinin bayağısı fiilleri yüzünden kızılan kimselere “hayvan” veya -afedersiniz- “köpek” denebiliyor. Deniyor... Dememek lazım... Birincisi, ağızdan kötü kelam sadır olmaması için. İkincisi de bu teşbihte galiz hakarete uğrayanın aslında o masum hayvanlar olmasından dolayı. Bu sebeple, biz, vahşi tecavüz fiilini ika eden Sırplara hayvan veya köpek demeyeceğiz. O alçaklıkları yapanlar -hiç şüphe yok ki- hayvandan daha aşağılar. Zaten mukaddes kitabımız Qur’an-ı kerîm sureta insan, hakîkatte ise hayvandan beter olanları aynı kelimelerle tavsif buyuruyor “hayvandan aşağı.” Tecavüz için hususi çadır kuranlar, -her ne demekse- sistemli şekilde Müslüman genç kız ve kadınlara tecavüz edenler domuz dahi olamazlar. Bunları yapanlar, domuzdan da beter... Aman ya Rabbi!.. Dînî, ırkı, rengi mesleği, maksadı her ne olursa olsun bir kimse velev ki şeklen insan olsa bile böylesi bir canavarlığa nasıl tevessül edebilir? Bir düşününüz ve olanca tiksinti hislerinizi toplayarak tahayyül ediniz: Yerde çığlık ve gözyaşları içinde çırpınan bir kadın, onu elinden kolundan tutmuş soyu bozuk Sırplar ve hınzırdan aşağı bir yaratığın kadına saldırması... Allah kahretsin sizin Sırplığınızı da Sırbistan devletinizi de hedeflerinizi de. Belki bugüne kadar savaş çıkmayacaktı. Ama; bundan sonra bütün Balkanlar cayır cayır yanabilir. Yeridir... Tecavüze uğrayanların bir kısmını öldürüyor, bazılarını ölümden kötü hallerle serbest bırakıyor, bazılarını da nüfuz elde etmek için ellerinde tutuyorlar. Hafakan ve korku ile dolu bu kadınların azap dolu nidaları göklere yükselmekte. Ahlarının aleve dönmesi ân mes’elesidir. İnsanlık, 21. Yüzyıla da kanlı elbiseler içinde çıkabilir. Bu kahpeliğin suçlusu tek başına Sırplar değil. NATO ve alakalı devletler de kabahatli... Bin naz ve isteksizlik ve ‘bugün-yarın’ oyalaması ile 1-1,5 yıl sonra lütfen havadan müdahale ettiler. Sanki her nev’î hazırlığını yapsın diye Miloşeviç kasabına zaman tanındı. Buyurun hesap-kitap yapınız... Hava harekâtı, kimi mağdur etti? Kosovalı Müslümanları... Üç haftayı aşkın bir zamandır önceden haber verilmiş hedefleri vuruyorlar. Artık vurmasanız da olur; nasılsa Kosova boşaldı. “NATO” ona denir ki mağdure ve mahvolmuş zavallı kadınların intikamını almak için sarayını taş taş üstünde koymayacak şekilde Miloşeviç’in tepesine yıka... Anlı-şanlı-çıtkırıldım müttefik kuvvetleri, “sorti”lerini yaparken, dünya, mel’un faşist diktatörün şeytanî suratını ekranlardan seyrediyor. Bir oyun mu dönüyor? Mümkün; lakin ne olabilir? Balkanlar, üç haftada tarihin en büyük göçlerinden birine -bir kere daha- sahne oldu. Korkarız Körfez harbinde olduğu gibi zora giren yine biz olacağız... Aşırı şüpheci bir değerlendirme olsa bile yüksek sesle düşünmeden geri duramayacağız: -Bu müdahale, kendisini de harekâtın biraz içine çekip, biraz dışında tutarak Türkiye’nin kanatlarını budamak için planlanmış uzun vadeli bir tasarı olmasın? Aksi kanaatte iseniz lütfen cevap isteriz: -Türk uçaklarına en baştan bir kere bile olsun neden bombardıman izni verilmedi? Müslümanlar, -maalesef sahipsiz- yoksa hayvandan aşağı Sırp mütecavizler bu azgınlığı gösterebilirler miydi?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT