BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yükselen değer

Yükselen değer

Sadece seçim sonrası ortaya çıkan tabloda değil, genel manada milliyetçi fikirler yükselişte...



Sadece seçim sonrası ortaya çıkan tabloda değil, genel manada milliyetçi fikirler yükselişte... Milli devlet anlayışı giderek taraftar bulmakta, ülkeler globalleşme erozyonuna karşı milliyetçiliğe sığınmaktadır. Yirmibirinci yüzyıl, öze dönüş çağı olacaksa bunun için şimdilerden hazırlığa başlanılmalıdır. İçeriği, sınırları ve tarzları belli olmayan milliyetçi akımların ortaya çıkartabileceği yan etkilere karşı tedbirler alınmalıdır. DSP ve MHP’nin yükselişinde milliyetçi düşüncenin rol aldığı ortadadır. Milletimizin büyük bölümünün yüreğine su serpen bu yükselişin benzer bir sonucu da Güneydoğu’da yaşanmaktadır. Korkuyla mı, muhabbetle mi arttığı tam belli olmayan HADEP oylarında da negatif bir milliyetçi yaklaşımın varlığı inkâr edilemez. Şayet gerçek manada huzur ve istikrar arıyorsak, o takdirde Anadolu’nun entegrasyonu işlemini başlatmamız gerekmektedir. Bazılarına göre milliyetçi fikirlerin yükselen değer haline gelmesindeki itici güç fakirlik ve yoksulluktur. Çok kaba bir tarifle milliyetçilik bir sığınak ve kalkan olarak görülmüş olabilir. Ne var ki Türkiye’nin kalkınmış bölgelerinin de tercihi aynı noktada yoğunlaşmıştır. Milliyetçi sol tabirini anlamakta güçlük çekenler için DSP uygun bir örnek olabilir. Beynelmilelci yaklaşımlara prim vermeyen ve alışılmış inançları reddeden sol anlayıştan farklı olarak DSP; milletle iletişim kurabilmeyi başarmıştır. DSP’nin bütün kadroları için aynı iyiniyete sahip olabilmek mümkün değildir. Ancak vatandaş kadro ve projelerden çok liderleri oylamış, liderlere güvenmiştir. En azından liderlerin milliliği oylanmıştır. FP’nin oy kayıpları altında saklı olan sebeplerden biri de bu tür yabancılaşma kaygıları olabilir. Özellikle İran ve Libya ile başlatılan sağlıksız duygusal ilişkiler, vatandaş zihninde sorular oluşturmuştur. Türkiye’de hiçbir dönemde ırkçılık olarak algılanabilecek bir milliyetçilik taraftar bulmamıştır. Ancak soğuk savaş döneminin yoğun propagandası ile karalanmak istenen milliyetçi düşünce sistemine, her zaman çamur atılmak istenmiştir. Yabancılaşma ve değişik kültürlerin etkisiyle yaşanan erozyon, vatandaşlarımızı tedirgin etmiştir. Bu sonuç sadece politik kurumları değil, bütünüyle sosyo-ekonomik ve kültürel alanları da etkileyecek bir sonuçtur. Gündemin bir diğer maddesi de, yaşadığımız coğrafyadaki milliyetçilik akımlarıdır. Devlet yönetimi olarak bugüne kadar görmemezlikten geldiğimiz bu yaklaşım; en son Kosova’da patlak vermiştir. Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkaslar’da da benzer milliyetçi değerler yükselmekte, ülke ve toplumlar kendilerine yeni rotalar çizmektedirler. Seçim sonrasında teşkil edilecek koalisyonların daha geniş bir perspektifte ele alınması gerekmektedir. Meseleye sadece parlamentoda sahip olunan sandalye sayısı ile yaklaşılırsa yanlış olur. DSP ve MHP koalisyonu zaruri görünmektedir. Ancak bu ikiliye dahil edilmek istenen bir üçüncü ortak, şaibe doğurur. Kaldı ki, ANAP ve/veya DYP’nin koalisyona katılması hali MHP’yi gereksiz kılmaktadır. İşin gerçeği; vatandaş MHP’yi iktidara getirmiştir. Bu iktidar görevi, MHP payanda yapılarak sulandırılamaz. Bu esen rüzgara ve gürül gürül akan çağlayana karşı durulmamalıdır. Aksi halde tasfiye kaçınılmazdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT