BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zorlu ve Aral!..

Zorlu ve Aral!..

İnsanoğlu, anlaşılıyor ki; “hep cezalı!..” Bir sevinci, bir mutluluğu “yudum yudum içip”, doya doya yaşayamıyor!.



İnsanoğlu, anlaşılıyor ki; “hep cezalı!..” Bir sevinci, bir mutluluğu “yudum yudum içip”, doya doya yaşayamıyor!. Mutlaka bir acı... Mutlaka bir elem... Mutlaka bir ayrılık... Ve mutluluk şurubunun yerini alıyor, bir zehir zıkkım!. İzmir’in, Ege’nin Mazhar Abisi, Türk sporunun “Zorlu” yöneticisi “başına gelen tatsız ve haksız bir olaydan” dolayı “bu yaşında çektiği azaptan kurtulmanın” mutluluğunu yaşarken, bu mutluluğu hafta başında bütün dostları da onunla paylaştılar!. Türkiye’nin her yerinden gelen binlerce dostuyla!. İş adamı, asker, hakim, hoca, savcı, bürokrat, siyasetçi, bakan, milletvekili, gazeteci, tüccar, avukat, profesör, kadın, erkek, genç, ihtiyar binlerce kişi!.. Ege Palas’taki kokteylde Mazhar Abi’nin oğulları Kemal ve Nafiz Zorlu başta olmak üzere bütün aile fertlerinin gözlerinin içi gülüyor, mutluluktan adeta uçuyorlardı!. O mutluluk tablosunun içinde ben de vardım!. Attila Gökçe’lerle, Çetin Gürel’lerle, Ünal Tümin’lerle, Turgay Şeren’lerle, Devrim Sağıroğlu’larla, Hürol Bilâl’lerle ve daha bir çok gazeteci ve spor yazarı ile beraber!.. Mustafa Denizli’den Ümit Kayıhan’a kadar teknik adamlar, hakemler, kulüp yöneticileri Mazhar Abilerine “Geçmiş olsun” demek için sıraya girdiler, kucaklaştılar!. “Sevilmek, sayılmak” bir başka duygu!. Çekilen azap, koca Zorlu’yu biraz zayıflatmıştı, ama dimdikti!. Gözlerinin içi gülüyor, dostuna, evet ama “asıl” düşmanlarına “Beni yıkamadınız, ayaktayım” diyordu!. Mazhar Zorlu olmak kolay değildi!. Elbette, onun dostluğuna, sevgisine “mazhar olmak” da!. İşte, yılların dostu Mazhar Abi ile beraber yudumladığımız bu “buluşma mutluluğunu” hemen ama “hemen” bozuveren bir büyük acı, hançer gibi gönlümüze saplanıverdi!. “En olgun, en verimli” çağında ve “bizden çok gençken”, Tekin Aral’ımızı kaybetmiştik!. Oldu mu ya Tekin, oldu mu? Sen de, Mazhar Abi’nin mutluluğunu bizlerle beraber, el ele, yan yana yaşayacakken, nasıl olur da “büyük bir acı ile bizleri kahredersin?” Taaa 1960’larla Öncü Gazetesi’nde başlayan “dostluk, arkadaşlık, meslekdaşlık yolculuğunda, nerede ise bir asırdır var olan ve bundan sonra da hep olacak olan Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinde”, biz Galatasaraylılar’ı nasıl yalnız bırakıp gidersin? Bize bu acılı, bu çok çile çekilen dünyada nice tatlı tebessümler, nice şen kahkahalar, ama hepsinden önemlisi bitmeyen bir dostluk, artan bir sevgi, sıcacık bir arkadaşlık verdin ve şimdi de çok ama çok vakitsiz “elveda” deyiverdin!. Yahye Kemal’i “hüzünle anarak”, söyleyeyim: “Ölüm asûde bir bahar ülkesidir, Tekin’e!.” Bekle sevgili Tekin, bir gün bizler de geleceğiz!.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT