BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tokları açlar doyurur

Tokları açlar doyurur

MERAK etmek önemlidir. Her gerçeğe biraz da merak ile yaklaşmak gerek. Geçende eski yazılarıma göz atarken farkettim. Açlığa ve üşümelere merak sarıp demişim ki ...



MERAK etmek önemlidir. Her gerçeğe biraz da merak ile yaklaşmak gerek. Geçende eski yazılarıma göz atarken farkettim. Açlığa ve üşümelere merak sarıp demişim ki: Tokları, açlar ve çok üşümüşler yönetir. Devam etmişim: Bugünün tokları dünlerin açlarıydı. *** On yıl önceki hükmümde ısrarım var. Ancak, zorluklardan çıkagelenler zorlukları altedebiliyor. “Yukarıda” bildiğimiz kişiler, holding sahipleri, onbinlerce insana ekmek uzatanlar, bakanlar, başbakanlar, Cumhurbaşkanları... Varın, sorun. Hepsi de okuma çağlarında; kış varsa üşümüşler, günde üç öğün tok gezmemişler ve diledikleri ân sevdikleri kitabı alamamışlardır. Tamamı, dayanılmaz sınavlardan geçmiştir. *** Hayat bizim dilimizden konuşmuyor. Hayatın mantığı telli-duvaklı değil, çileli ve dikenli. Bütün ünlüler... Şairler, tiryâkisi olunan yazarlar, sanatkârlar, güvenilen hukukçular, doktorlar... Önde duran siyâsîler, kumandanlar, patronlar, aynı çileli adreslerden yokuş yukarı bugünlere ulaştı. Bolca üşüdüler yani. Yokluk ve zarûret vâdisinde bilene büyüye bugünlere eriştiler. Evet, öyledir. Toklara, açlar ve çok üşümüşler yol gösterir. Tokları dünki açlar doyurur. *** Sızlanmayalım. Aileye, topluma, sisteme uluorta yüklenmek hüner değildir. Dinamo bizim içimizde. Ve olanca sermâyemiz, viteslerimiz, istikametlerimiz. Yarınları açan anahtarlarımız. *** “Efendim, çocuğumuz üşümesin” “Gak deyince eti, guk deyince sütü bulsun” Doğrusu bu mu ki? Baksanıza: Üşüyenler hep önde. Estetiğin, uzmanlığın, yönetimin başını onlar çekiyor. Guk deyince sütü bulanlar değil. *** Batılılar nice zamandır şunu söylemekte: “Türkler çocuklarını gereğinden fazla seviyor. Onları 18 yaşından itibaren kendi başlarının çâresine bakmaya yöneltmiyorlar. Kazık kadar çocuk devamlı ailenin kanatları altında. Böylece; girişimcilikten, cesâretten, kendine güvenden uzak yetişiyorlar.” Doğru söze ne denir? *** Bırakın, çocuklar yokluğu, çâresizliği, ayrılıkları tek başına tanısın. Bırakın, çocuklar yırta çırpa ve kendine yeterek yaşamayı öğrensin. Hayat bizim dilimizden konuşmuyor çünki. Kahır da istiyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT