BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TOKAT GİBİ CEVAP

TOKAT GİBİ CEVAP

İlişkiler bozulur ECEVİT: AB’nin hükümetimizdeki, kamuoyumuzdaki duyarlılığı, gereğince değerlendireceğini umarım. Aksi halde Avrupa Birliği ile ilişkimizi yeniden gözden geçirmemiz kaçınılmaz olacaktır Miyop bakılıyor BAHÇELİ: Avrupa Parlamentosu’nun geleneksel miyop bakışı ve Türkiye karşıtlığının ürünü olan son kararları, ne ülkemizi mahkum edebilecek; ne de tarihî yolculuğundan alıkoyacak Olmazsa olmaz YILMAZ: AB üyeliği; ne pahasına olursa olsun, gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz bir şey değildir. Şartlarımıza uygun olduğu takdirde Türkiye’yi AB’ye sokabilmenin mücadelesini yaparız



Ortaklık Katılım Belgesine Kıbrıs’ın ardından Ege sorununu da eklemeye çalışan Avrupa’ya hükümetten tokat gibi cevap geldi. Avrupa’ya rest geçen Başbakan Ecevit, “İlişkilerimizi gözden geçiririz” derken, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlemertosu’nun yaklaşımının bölücü-yıkıcı örgütün emelleri ile paralellik arz ettiğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz ise Avrupa Birliği üyeliğini ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeyi hedeflemediklerini kaydederken, AB üyesi ülkelerinin büyükelçileri Dışileri Bakanlığı’na çağılarak Ankara’nın son gelişmelerden duyduğu kaygılar iletildi. Ecevit: İlişkiler bozulur AB’nin Türkiye için hazırladığı Ortaklık Katılım Belgesi’nin,(OKB) AB Genel İşler Konseyi’nde onay işlemi için yapacağı toplantı öncesinde Başbakan Bülent Ecevit’ten sert bir açıklama geldi. Ecevit, ‘’Avrupa Birliği, duyarlılığımızı gereğince değerlendirmezse, ilişkilerimizi gözden geçirmemiz kaçınılmaz olacaktır’’ dedi. Başbakan Ecevit, Başbakanlık Merkez Binası’nda, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel, AB Genel Sekreteri Volkan Vural, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Faruk Loğoğlu ve Dışişleri Danışmanları Ertuğrul Çırağan ile Erdal Tümer’in katıldığı bir toplantı yaptı. Toplantıda Ortaklık Katılım Belgesi ile ilgili gelişmelerin değerlendirildiğini ifade eden Başbakan Ecevit, şunları söyledi: Kıbrıs’la ilgili madde çıkarılsın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti OKB’a ilişkin görüşlerini daha önce kamuoyuna açıklamaştı. Bu bağlamda OKB’da Kıbrıs’a ilişkin paragrafın bir siyasi kriter olarak kesinlikte kabul edilemez. Bu maddenin belgeden çıkartılması gerekmektedir. Bu aşamada, Kıbrıs’a ilişkin uyarılarımızın dikkate alınması beklenirken, son olarak tarafımıza ulaşan bilgilere göre, sınır anlaşmazlıkları konusunda yeni bir paragrafın da OKB’a bir (siyasi kriter) olarak eklenmesine çalışılmaktadır. Türkiye, hiçbir şekilde ve hiçbir anlamda, Kıbrıs konusunu ve sınır anlaşmazlıkları unsurunu bir siyasi kriter olarak kabul edemez. Uyarımızı yaptık ‘’Bu olumsuz gelişmeler Türk kamuoyunda haklı tepkilere yol açmaktadır. AB’nin, hükümetimizdeki ve kamuoyumuzdaki duyarlılığı gereğince değerlendireceğini umarım. Aksi halde, AB ile ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmemiz kaçınılmaz olacaktır. Biz Avrupa’ya uyarımızı yaptık. Bu uyarımızdan olumlu bir sonuç alınamazsa önümüzde uygulayabileceğimiz çeşitli seçenekler elbette olacak’’ Bahçeli: Miyop bakılıyor 8 Kasım’da açıklanan Ortaklık Katılım Belgesi’ni, “Türkiye açısından iyi niyetin ürünü olan bir belge değildir” diye nitelendiren MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, “Avrupa Parlementosu’nun geleneksel miyop bakışı ve Türkiye karşıtlığının ürünü olan son kararları, tabii ki ülkemizi, ne mahkum edebilecek ne de tarihi yolculuğundan alıkoyacaktır” dedi. MHP’nin yeni seçilen Merkez Yönetim Kurulu Anıtkabir’i ve Alparslan Türkeş’in mezarını ziyaret ettikten sonra ilk toplantısını yaptı. MYK Toplantısı öncesi AB Katılım Ortaklığı Belgesi ve AB ile ilişkileri değerlendiren Bahçeli özetle şunları söyledi: “Parlamentonun yaklaşımının bölücü-yıkıcı örgütün emelleri ile paralellik arz etmesi sadece Türkiye açısından değil, uluslararası ilişkiler etiği bakımından da bir ibret vesikası olmuştur. Avrupa Parlamentosu’nun büyük bir sorumsuzluk ve vurdumduymazlık örneği sergileyerek, Türkiye raporuna eklediği ifadeler, tabii olarak milletimiz tarafından hiçbir zaman kabul edilmeyecektir. Bu kararların bizim açımızdan anlamı Avrupa Parlementosu’nun ufuksuz ve anlamsız yaklaşımlarına yeni bir talihsiz sayfanın eklenmesinden ibarettir.” İtalya’nın kararı “En son olarak İtalyan Parlementosu’nda kabul edilen sözde soykırım iddialarının bu derece sahiplenilmesi parlamentoların maksadını aşarak Türk Tarihini ve Milletini yargılamaya kalkışmasından öteye anlamlar da içermekte. Böyle bir çarpık anlayışın Avrupa ülkelerinin, Türkiye’yi kabullenmesi konusunda çok ciddi sıkıntı ve önyargılarının bulunduğunun göstergesidir. Ayrımcılığı körükleyerek talep ve önerilerin yanında soykırım masalının sıkıştırılması, aynı zamanda bir hedef saptırmayı da ifade etmektedir. Dikkatlerin farklı noktalara dağıtılarak tepkinin de parçalanmasının hesaplanmış olması kuvvetli bir ihtimaldir’’ Sadaka istemiyoruz ‘’Ülkemizin AB’den istediği ve beklediği özel himaye ve sadaka değildir. Türkiye, AB’nin öncelikle ne yapmak istediğine, nasıl bir Avrupa ve dünya tasavvur ettiğine karar vermesini beklemektedir. İkinci olarak da ülkemizin önünde tam üyelik yönünde samimi ve inandırıcı bir perspektif koymasını arzulamaktadır.” Yılmaz: Olmazsa olmaz ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, çeşitli tesislerin açılış ve temel atma törenlerine katılmak üzere gittiği Karadeniz Ereğli’de Avrupa Birliği ile ilgili gelişmelere değindi. Yılmaz, ‘’Avrupa Birliği (AB) üyeliği, bizim ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz bir şey değildir’’ dedi. Yılmaz özetle şu mesajları verdi: İlişkilerin seyri değişir “Şimdi biz, Kıbrıs sorununun bir siyasi kriter olmaktan çıkarılmasını konsey toplantısından beklerken, yarın yapılacak konsey toplantısında Yunanistan’ın, Türkiye-Yunanistan arasındaki sınır uyuşmazlıklarını orta vadeli öncelikler arasına bir siyasi kriter olarak koyma girişimini öğrendik. Yunanistan’ın bu girişiminin konseyde kabul görmesi, Lüksemburg Zirvesi’nden sonra ciddi bunalım geçiren Türkiye-AB ilişkilerinin Helsinki Zirvesi’nden bu yana gösterdiği olumlu seyri tümüyle değiştirebilecek bir gelişmedir. Umudumuz, konseyde böyle bir hata yapılmaması, tersine Kıbrıs sorununun kısa vadeli bir siyasi kriter olmaktan çıkarılmasıdır.” Kafaları değiştirmek lazım “AB üyeliği bizim ne pahasına olursa olsun, gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz bir şey değildir. Bizim şartlarımıza uygun olduğu takdirde, değerlerimize zarar vermediği takdirde bizim insanımızın daha zenginleşmesine, daha modernleşmesine imkan sağlayacağı için Türkiye’yi AB’ye sokabilmenin mücadelesini yapıyoruz. Türkiye’de hayatın her alanında çok ciddi değişiklikler gerektirmektedir. Bunun içinde öncelikle kafa yapısının değiştirilmesi gerekir. Siyasi uzlaşma sürerse AB üyeliğinin önünde engel kalmayacak.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT