BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sihirli parmağın başarısı

Sihirli parmağın başarısı

Yurtdışındaki başarılarıyla adını duyuran piyanist ve besteci Fazıl Say’ın son çalışması Fransa’da “Yılın CD’si” unvanı ile ödüllendirildi.



Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Monde, Fazıl Say’ın son çalışmasını “Yılın CD’si” ilan ederken, dünyaca ünlü klasik müzik dergisi Telerama ise kendi adıyla verdiği ödülü kamuoyuna duyurdu. Say’ın Stravinski çalışması, geçen ay kazandığı 3 ödülle birlikte Amerika, Avrupa ülkeleri, Japonya ve Avusturalya’da müzikseverlerin beğenisine 5 ödül etiketiyle sunuluyor. Dünyanın tanıdığı bir piyanist olmayı yalnızca olağanüstü yetenekle açıklamaya kalkarsanız büyük bir yanlışlık içine düşeriz. Üç yaşında notalarla tanışan piyanistimiz Fazıl Say, bir ailenin, çocuğunun yeteneklerini keşfedip, desteklemesinin ne kadar önemli olduğunu farkettiriyor... Ahmet Say’ın oğlu Türk edebiyatına hizmet etmiş birkaç kitabın, sayısız öykünün yazarı, Edebiyatçılar Derneği’nin kurucusu ve ilk başkanı, son zamanlarda edebiyata sırtını dönüp müzikle halvet olan 4 ciltlik “Müzik Ansiklopedisi”, “Müzik Tarihi”ni ve çok sayıda müzik kitabını yazan müzikolog Ahmet Say’ın; Fazıl Say’ın babası olduğunu bile çoğumuz bilmeyiz. “Müzik yaşamın rengidir. Notaları da ilkin renklerle öğrenmiştim. Üç yaşında olduğum o günlerden beri renklerden kopmadım. Bugün evde her renkten kalemim var. Çalışırken notalarımı çeşitli renklere boyarım. Aydınlık, doğal, sıcak bir melodi mi dediniz? Sarıdır o satırlar. Güneşin mutluluğun rengidir sarı. Dramatik geliştirim satırları kırmızıdır. Kanın, acıların ve yaşamın içinden... Brahms’ın doğayı kucaklayan sesleri, benim notalarımda yemyeşildir” diyerek, kendini ele veriyor sanatçı. İlk birincilik ödülü 1994 yılında kendisine dünya çapında ilk ciddi başarı kazandıran, “Young Concert Artist” yarışmasının Avrupa elemelerini kazanan Say, aynı yarışmanın dünya finaline katılmaya hak kazandı. Yarışmaya yaklaşık beşyüz kişi katılmış, Avrupa ve Amerika elemelerinden yalnızca 16 kişi kalmıştır. Bu finalde birinci olan yarışmacı jüri üyelerinin hepsinin eksiksiz “evet” oyunu alarak birinci oldu. Azmin ve disiplinin sonunda başarı kaçınılmazdır. O, şimdi bütün dünyanın konser sırası almak için sıraya girdiği “sihirli parmak”ın sahibidir. ‘Nasrettin Hoca’nın Dansları’ndan Haydn sonatına, İpekyolu’ndan Litszt’e kadar bütün bir dünya coğrafyasının sanatçısıdır o... Bundan sonra da aynı başarısını devam ettirecek çalışmalara imza atmayı sürdürüyor. Nota dolu bir hayat 1970 yılında Ankara’da doğan Fazıl Say, piyanoya dört yaşında Mithat Fenmen’le başladı. Türkiye’de önemli hocalardan ders alan sanatçı 1987 yılında Alman Devlet Bursu kazanarak bu ülkeye gitti ve Schumann Müzik Akademisi’nde eğitim gördü. Aynı yıl, Avrupa Birliği Piyano Yarışması’nda ödül kazandı. Avrupa’da yüzlerce konser verdiği 1991-95 döneminde, bestecilik çalışmalarına ağırlık vererek 3 konçerto, çok sayıda piyano parçası, şan ve piyano için 25 chanson yazdı. Birçok yarışmada ödül kazanan sanatçı, “Yansıtmalar”, “Senfoni Konçertant”, “İpekyolu”, “Nasreddin Hoca’nın Dansları” ve “Fantezi Parçaları” gibi bestelere imza attı. Fazıl Say, “Rondo Ala Turca” ve “Paganini Çeşitlemeleri” gibi besteleri ile uluslararası üne kavuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT