BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Böyle affa karşıyız

Böyle affa karşıyız

Cezaevlerini mahkumların idare ettiğini belirten DYP lideri Çiller, böyle bir ortamda hükümetin kararsızlığının sürdüğünü söyledi



TGRT Ankara Temsilcisi Metin Özer’in hazırlayıp sunduğu Siyaset Vitrini programının bu haftaki konuğu DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’di. Af yasası, Avrupa Birliği süreci, Kürtçe televizyonun tartışıldığı programda Çiller, Ortaklık Katılım Belgesi’ne sert tepki gösterdi. Cezaevlerine mahkumların el koyduğunu belirten Çiller, “Biz böyle bir affa arşıyız” dedi. Metin Özer: Şu anda tartışılmakta olan bir Af Yasası var. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Tansu Çiller: Bugün cezaevlerini mahkumlar, tutuklular idare ediyor. Cezaevlerine el koymuşlar ve bir ‘Kararsız Kasım’ anlayışıyla gelip giden af yasaları... DYP böyle bir af anlayışına karşıdır. Bu insanları içerde idare edemiyorsunuz, dışarıda ne yapacaksınız. Bugün suç işlemiş, sonra itiraf etmiş birini af kapsamına alıyorsunuz, ama ona yardım yataklık etmiş, belki zorla yardım etmiş ona af yok. Böyle eşitsizlik, böyle adaletsizlik, affı bir sosyal bir yara haline getirir. Kürtçe TV tehlikeli Metin Özer: Avrupa Birliği Ortaklık Katılım Belgesi’nin açıklanmasından sonra gündemde Kürtçe televizyon tartışmaları başladı DYP, Kürtçe televizyona nasıl bakıyor? Tansu Çiller: Ben bu konuyu şu aşamada tartışmayı şiddetle reddediyorum. Bu konuyu, Avrupa Birliği bize söyledi, ‘bunu söyledi’ diye tartışmak mümkün değil. Bir bölümü azınlık haklarıyla donatan bir anlayış, bölücülüğe ayrımcılığa götürür. İnsanları bireyin özgürlüğünü değil, bu devleti hiçe saymaya götürür. Biz herkese özgürlük ve eşitlik istiyoruz. Bu belgeyi felaket olarak görüyorum. “Başbakan Avrupa’yı dolaşmalı” Metin Özer: Sizin söylediklerinizden anladığım sanki hükümet kendisi için çıkarmıyor da, AB için çıkarıyor. Temel dayanağınız nedir? Tansu Çiller: Tam bunu söylüyorum. Terörist başı Öcalan hakkında Türk yargısı kararını vermiştir. Kararın meclise gelmesi gerekir. Hukukun üstünlüğü bunu söylüyor. Ancak hukukun üstünlüğünü yok sayarak ne yapıyorlar, kararı açık bir şekilde durduruyorlar. Bu görüntü yakışmıyor. Türkiye ileriye gitmeli. Türkiye Avrupa Birliği’ne giderken sadece bir tarafın dikte ettirdiği bir ülke olamaz. Çıkar başbakan bütün Avrupa’yı tek tek dolaşır, Türkiye’nin haklılığını tüm dünyaya kabul ettirir. “Denktaş yalnız bırakıldı” Metin Özer: İrade boşluğu mu var, diyorsunuz? Ancak Başbakan Bülent Ecevit, Kıbrıs konusunda herhangi bir şartı kabul etmeyeceğini açıkladı.Yüzde yüz irade boşluğu var, diyebilir miyiz? Tansu Çiller: Bu konuda sesimi hiç çıkarmadım... Türkiye ve Avrupa’ya şans verelim dedim. Sayın Ecevit ‘Kıbrıs’a ilişkin hakim kararlar var, siz hiç merak etmeyin.Yazılı olarak ben uyarıyorum’ dedi. Biz de madem onlar konuştular anlaştılar. Türkiye bir daha bunlarla muhatap olmayacak diye sustuk.. Karar açıklandı... Kıbrıs konusunda şart konulmuş. Denilmiş ki, BM’nin ortaya koyacağı çerçeveyi destekle, denilmiştir. Denktaş da yalnız bırakılmıştır. Ayrıca, tamamen Yunan tezi ortaya koyulmuştur. 2. Dünya Şavaşı’ndan sonra ortaya koyulan ruh tamamen ortadan kaldırılmıştır. Sayın Ecevit, Avrupa Birliği sürecinde, borcunu ödemek için hareket ediyor ama bu kez teslimiyetçiliğe gidiyor. AB’den sorumlu Başbakan Yardımcısı da fevkalede belge diyor. Başbakan ise biz bunları kabul etmiyoruz diyor. Bu belge tümdür. Avrupa Parlementosu hiçbir madde ayrılmadan tümünü onaylamıştır. “Avrupalı olmak, sorgulamaktır” Metin Özer: AB tarafından konulan şartlara en sert tepkiyi siz gösteriyorsunuz , AB’ye karşı mısınız yoksa şartlara mı tepki gösteriyorsunuz? Tansu Çiller: Tam tersine Avrupalı olmak budur. Sorgulamaktır... Hakkını almaktır... Biz Avrupalı’ya ülke kurmayı öğretmişiz. Ama bu iktidar bunları masaya koymayı bilmiyor. Ben Türkiye’yi Gümrük Birliği’ne sokarken Irak’tan çekildim mi? Terör mücadelesinden mi vazgeçtim... Türkiye kendi yolunu çizmeliydi... Hakkını savunarak direne direne almalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT