BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Paylaşılamayan BOSNA - 1 -

Paylaşılamayan BOSNA - 1 -

Bosna’da artık silah sesleri duyulmuyor ama sessiz bir savaş; siyasi paylaşım ve ekonomik savaş içten içe sürüyor



Başlarken * Geçirdiği dehşetli savaşa rağmen Bosna hayata direniyor. Bütün şehirleri; caddeler, parklar, yollar, evler, tarihi eserler tekrar elden geçiriliyor. Bosna tarihi ve tabii güzellikleriyle uğrunda ölmeye değecek bir konuma sahip. Savaş sonrasında dünyanın birçok ülkesinin ilgi odağına girmiş. * Dört yıl süren kanlı savaş sonrasında kaybedilen 200 bin insana, yıkılan binalara, yok edilen mabetlere rağmen Bosna’da hayat bütün canlılığı ile sürüyor. Artık silah sesleri duyulmuyor ama sessiz bir savaş; ekonomik savaş içten içe sürüyor. * Bu yazı dizisinde; bir baştan bir başa dolaşarak, yöneticilerle, halkla görüşerek ilginç tesbitlerde bulunduğumuz Bosna - Hersek’in ibretlerle dolu farklı bir öyküsünü okuyacaksınız. Bize ev sahipliği yapan Bosna-Hersek hükümetine, çalışmalarımız boyunca bize refakat eden Emir Paşıç, Rıfat Ahmedoğlu ve Ekrem Okutan’a teşekkür ederiz. Bosna yeniden yapılanıyor... Genel seçimleri takip etmek için Bosna-Hersek hükümetinin davetlisi olarak bu ülkeye gidiyoruz. Böyle olunca Bosna Hava Yolları ile uçuyoruz. Atatürk Havalimanı’nda Bosna Hava Yolları’na ait eski bir uçağın içine girerken içimi ürperti kapladı. Uçak 1960 yılından kalma, birkaç defa boyanmış. İçi tıklım tıklım genç insanlarla doluydu. Hepsi Türk... İki ülke arasında vize uygulanmıyor. Bu insanların gidiş maksadını merak etttim. Yerime oturunca önümdekilere arkamdakilere soruyorum. -Hayırdır, yolculuk ne iştir? “ Abi, Saraybosna! Ama, kısmet olursa, oradan da vıng ....” cevabını alıyordum. Biranda içim burkuldu. Bunlar vatan evladı. Neden böyle bir yolu tercih ediyorlardı acaba. Hayli düşündürücüydü. Neyse... Uçakla İstanbul - Saraybosna iki saat kadar. Uçak Saraybosna üzerinde alçalırken şehir bütün haşmetiyle, yükselen minareleriyle görünüyordu. Püfür püfür esen rüzgar ve çiseleyen yağmur altında Saraybosna Havaalanı’na iniyoruz. Başlangıçtaki endişeye rağmen huzurlu bir yolculuk yapmış olduk. Şehrin tepesindeki Saray oteline yerleşir yerleşmez adının Türkler tarafından verildiği “Baş çarşı”ya doğru yolumu tutuyorum. Karşılaştığım şehir; camileriyle, çarşı pazarıyla içimi sarıyor. Burası elbette bize hiç yabancı değildi. Savaşın bütün acılarına, yapılan Sırp tahribatına rağmen şehir yine dimdik ayakta. Yazımızın ilerisinde burayla ilgili daha geniş bilgi sunacağız. Seçim kargaşası Savaş sonrası o kadar karmaşık yönetim ve seçim sistemi getirilmiş ki, içinden çıkılması oldukca güç. Yani iktidar olan parti dahi doğru dürüst bir şey yapamaz. Hükümetin tepesinde AGİK, BM ve NATO var. Şayet icraatı beğemezlerse reddedebiliyorlarmış. Dört milyon insanın yaşadığı Bosna’da yaklaşık iki milyon seçmen oy kullanıyor. Seçim Bosna toprakalarında, Bosna - Hersek Federasyonu, Sırp müstakil yönetimi ve Hırvat müstakil yönetimi tarafından ayrı ayrı yapılıyor. Oldukça karmaşık bir yönetim şekli var. Merkezi hükümetin başkenti Saraybosna’da bulunuyor. 400 bin nüfuslu başkent Saraybosna’da Sırp ve Hırvatlar seçime katılıyor. Ülkenin nüfusu 4 milyon. Bunun yüzde 40’ını Boşnaklar geri kalanını da Sırp ve Hırvatlar oluşturuyor. Başkent Saraybosna’da Boşnaklar nüfusun yüzde 90’dan fazlasını ellerinde bulunduruyor. Böyle olunca Boşnak, Sırp ve Hırvatlar arasında eşit statüde üniter bir yönetim kurulması gerekiyor. Batı’dan Boşnaklara çifte standart Bosna genelinde seçime katılan partilerin sayısı 18 kadar. Belli başlı büyük parti sayısı yedi. Üç dönem iktidarda bulunan Alia İzzet Begoviç’in (SDA) Demokrat Eylem Partisi, Zlatko Lagumdzig’in lideri bulunduğu Sosyal Demokrat Partisi (SDP) ve Haris Slaydziç’in Bosna Hersek Partisi arasında yarış oluyor. Seçim öncesi Sosyal Demokratların çoğunluğu alacağı söyleniyordu. Ancak süpriz bir gelişmeyle Türkiye’ye yakınlığı ile bilinen eski Başbakan ve Dışişleri Bakanı Haris Slaydzic’in partisi çoğunluğu elde etti. Ama hiç bir parti burada tek başına iktidar olamıyor. AGİK burada Boşnaklara karşı çifte standart uygulamakta. Radovan Karadziç’in kurduğu Sırp Demokrat Partisi, (SDS) Hırvat kesiminin, Hırvat Demokrat Partisi (HZD) büyük partiler. Bu iki parti de kendi halkları arasında çoğunluğu sağlıyor. Sırp Ortodoks kilisesi ve Hırvat Katolik kilisesi, halklarının kendi aralarında bütünleşmesi için sürekli ayinler yapıp kapı kapı dolaşıyor. Bosna’nın işi karmaşık Bosna’daki seçimlerde hiç bir partinin tek başına iktidar olması mümkün değil. Yine taraflar arasında eşit dağılımlı üniter bir yönetim kurulacak. Oldukça karmaşık bir idarenin bulunduğu Bosna’da hali hazırda 30 ayrı yönetim şekli var. Böyle olunca karmaşık sistemin içinden çıkmak çok güç oluyor. Bunun da en büyük sorumlusu olarak Avrupa ülkeleri gösteriliyor. Üç otonom bölgeye ayrılan Bosna’da Sırp müstakil bölge, Hırvat müstakil bölge bulunuyor. Merkezi üniter bölge Saraybosna oluyor. Yani buraya Boşnak, Sırp ve Hırvat üniter yönetim getirilmiş. Her halükarda mağdur duruma düşen Müslümanlar olmuş. Hırvat müstakil bölgenin arkasında Hırvatistan devleti, Sırp müstakil bölgenin arkasında eski Yugoslavya yani Sırbistan hükümeti bulunuyor. Ortada kalan yine Müslümanlar olmuş. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT