BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Af ve şirket kurtarma

Af ve şirket kurtarma

Çıkarılacak affın banka batıranları da kapsayacak olması çok tartışılacaktır. Ancak zararların tazmini şartı önemlidir. Keza bankalar operasyonundan ötürü zora düşen şirketler ve çalışanları konusu kamuoyuna iyi anlatılamamıştır.



Banka batıranlara af düşüncesi çok tartışılacak ve tepki çekecektir. Sadece muhalefet değil bütün kamuoyu ayağa kalkacaktır. Açıkcası hükümetin bunu göğüsleyebileceğinden emin değiliz. Dolayısı ile de bu teklif liderler zirvesinden geri dönebilir. Banka hortumcularına karşı operasyonların sürdüğü bir iklimde böyle bir teklif her şeyi sekteye uğratacaktır. Af tartışmalarından sonra eşyanın tabiatı gereği ne kolluk kuvvetleri ne de adliye başlangıçtaki gibi heves içinde olmayacaktır. Bir bakıma fren gibi yorumlanacak olan af düşüncesi ya da girişimi hiç kuşku yok ki kamu vicdanını kanatacak ve devlete güveni de sarsacaktır. Bu meselenin esas boyutudur. Zararların tazmini Diğer boyuta gelince: Af tasarısını hazırlayan uzmanlara göre amaç bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir. Yani devlet birkaç yıllık bir ceza karşılığı hortumlanan paralarından vazgeçmek istemiyor. Bu paralar halkın paralarıdır ve çalanlardan alınmalıdır. Bunun için de bankaların içini boşaltanlar verdikleri zararı ödemek koşuluyla aftan yararlanabileceklerdir. Burada amaç çalanları bağışlamak değil, çaldıklarını geri almaktır. Devlet için esas olan milyarlarca dolar olarak ifade edilen ve halka ait olan bu paralardır. Akıllı devlet birkaç yıllk ceza karşılığı bu paradan vazgeçmez ve alacağını santim santim alır. Bunun için de gerektiğinde af olayını kullanır. Bazılarına makul gelebilecek bu yaklaşım doğrusunu isterseniz bize hiç öyle gelmiyor. Evet bu şekilde belki hortumcuların sağa sola gömdüğü ya da başkalarına geçirdiği servetleri elinden alınacak ama yine de şekil olarak hoş görüntü değil. Şirket kurtarma Gelelim el konulan bankalar odağındaki şirketlerin kurtarılması olayına: Aslında bu olay kamuoyuna yansıdığı gibi gerçek anlamda bir şirket kurtarma değil. Yani devlet oralara herhangi bir kaynak aktarmayacak. Peki ya ne yapacak? Ülke ekonomisine ve istihdamına büyük yararları olan bu şirketlerin yaşamasına izin verecek ya da boğazlanmasına dur diyecek. Bazı çevreler bu olayı da hortumcuları dolaylı kurtarma olarak yorumlayabilirler. Hayır bu teşebbüs öyle bir amaca matuf değil. Devlet nasıl banka batıranları affetme hakkına sahip değilse, bu şirketlerin göz göre göre batmasını seyretme hakkına da sahip değildir. İdeal değil zorunlu Şunun için: Bu şirketlerde binlerce onbinlerce insan çalışıyor. Dahası bu şirketlerden bir çoğunun üretime ve dış satıma büyük katkıları var. Dolayısı ile de eğer bu şirketler batarsa aslında cezalandırılacak olan orada çalışanlar ve ülke ekonomisi olacaktır. Düşünün bu şirketlerden bazılarının dış bağlantıları ve taahhütleri var. Oluşan belirsizlik durumu ve hacizli görüntüsü her şeyi stop ettirmiş durumda. Pek çoğu maaş bile ödeyemiyor. Hükümetin yapmayı düşündüğü şey buralara milyon dolarlar aktarmak değil, çarkın dönmesinin sağlanmasıdır ki bu konuda hükümetle hemfikiriz. İşsizliğin çift rakamlı oranlarla ifade edildiği ülkemizde değil bu hükümetin, hiçbir siyasi heyetin başka türlü davranma hakkı ya da lüksü olamaz. Devlet bir taraftan suçluları cezalandıracak ama diğer taraftan da kollayıcı olacak. Diyeceksiniz ki o zaman iyi ile kötü nasıl belli olacak ve iyi yani vergisini ödeyen namuslu müteşebbis bu şekilde cezalandırılmayacak mı? Bu yaklaşım teorik olarak doğru ama zorda olan bu şirketlere el uzatmanın kamu yararını kim inkâr edebilir? Biz zaten bu “idealdir” demiyoruz şartlar gereği “zorunlu” diyoruz...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT