BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Parası olan istediği suçu işleyebilir

Parası olan istediği suçu işleyebilir

“... Bankalar Kanununa aykırı hareketle bankalardan haksız, usulsüz para alanlar, her türlü vergi, resim, harçlara ilişkin kanunlarda yer alan suçları işleyenler, kaçakçılığın men ve takibi hakkındaki kanun hükümlerine aykırı hareket edenler usulsüz, yolsuz, gerçek dışı işlemlerle ithalat yapanlar, sağladıkları menfaat karşılığını...”



“... Bankalar Kanununa aykırı hareketle bankalardan haksız, usulsüz para alanlar, her türlü vergi, resim, harçlara ilişkin kanunlarda yer alan suçları işleyenler, kaçakçılığın men ve takibi hakkındaki kanun hükümlerine aykırı hareket edenler usulsüz, yolsuz, gerçek dışı işlemlerle ithalat yapanlar, sağladıkları menfaat karşılığını...” ödedikleri takdirde aftan faydalanacaklar. Af onların da emrinde olacak? Kimlerin? Tekrarlayalım: Banka dolandıranlar, vergi kaçakçıları, kaçakçılar... Toplumun ekonomik seçkinleri. Dolar magandaları. Tırnak içindeki kısım aynen kanunlaşacak metinde geçiyor. Kulak tersten gösterilmiş. Biz bunu anlaşılır hale getirdik. Mantık da “ekonomik suça, ekonomik ceza.” Dünkü gazete manşetleri bu haberi işliyordu. “Hortumculara da af geliyor”. “Bankanın içini boşaltana da af”. “Kurtarıyorlar”. “Vurguncuya da af”. Hadise utanç vericidir. Tercümesi de şu. Parası olan suçun büyüklüğü her ne olursa olsun ceza çekmez. Bir elma çalan çocuk, iki kilo baklava çalan birkaç cahil delikanlı, bir bilezik çalan kadın... aylarca muhakeme edilir, cezaya çarptırılır, hapse konur cezası infaz edilir fakat devlete, reklamlara, o kişilerin sosyal statülerine, ticari kredilerine güvenerek bankalarına para yatıran vatandaşların trilyonlarını çalan kimseler çaldıklarını iade ettiklerinde kıllarına dokunulmadan doğrudan doğruya affedilirler. Böyle adalet olmaz. Bu adaleti katletmektir. Bu adalet değil, cinayettir. Onlar, zaten kaldırdıkları, götürdükleri, hesaplarına geçirdikleri, yurtdışına kaçırdıkları emanet serveti sahiplerine iade borcundalar. İki kere sabıkalılar. Birincisi ferdlere karşı mali, ikincisi devlete karşı ceza borçları var. Şimdi devlet bu hatırlı, nüfuzlu, kişileri affediyor. Hükümet af tasarısını TBMM’ye sevk ediyor. Kimse vatandaşın yerine kendini koyup af mekanizmasını işletemez. Af, insanın gayrı kabili tefrik/kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarındandır. Ne kadar gariptir. Dünkü medyada birbiri ile çelişen iki haber iç içeydi.. İkisi de her ne yaparsa yapsın başarısı tartışılmaz olan hükümetin eseri. Biri geliri 400 milyonu aşanlara ek vergi getirilmesi, diğeri de söz konusu suiistimalcilerin affı. 400 Milyon artık vasatın az üzerindeki bir evin kirası olmuş. Nedir ki siz kalkıp namusu ile çalışan serbest meslek erbabına ilave bir yük daha yüklüyorsunuz? Zaten onlar, alıp-verdikleri her nefeste vergi ödemekteler. Vergiyi bu ortadirek temsilcileri ile, işçi ve memurlar veriyor. Trilyonla oynayan zadegânlarsa devleti kurutmaktalar. Adi suçlular, isyanla, yangınla, terörle af kopardılar. Bu bir büyük otorite zaafıydı. Şimdi de soyguncu hatırlılar affedilmekte. Af pişman olana karşı bağışlama ve büyüklüktür. Aksi küçültücü olur. Cezalandırmaya gücünün yetmediğini affedersen kanun hafife alınır, suç işleme özendirici olur. Bir adaletsizlik belgesi ile karşı karşıyayız. Hak, ahlak, adalet duygusu ayaklar altında. Bir memlekette “parası olan istediği suçu işleyebilir” fikri zihinlere yerleşmişse orada sosyal anarşi kaçınılmazdır. Bu fikir bir kere daha ve belki çıkmamak üzere zihinlere de değil beyinlere giriyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT