BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yine yeni ek vergiler

Yine yeni ek vergiler

Geçen hafta, Bütçe Plan Komisyonunda, yine bir vergi kanunu tasarısı vardı. Bu tasarı ile, Maliye Bakanlığına motorlu taşıtlar ve taşıt alım vergisi tarifelerinde değişiklik yapma yetkisi verilmekte, deprem bahanesi ile ihdas olunan ek vergilerin bazılarının süreleri uzatılmakta.



Geçen hafta, Bütçe Plan Komisyonunda, yine bir vergi kanunu tasarısı vardı. Bu tasarı ile, Maliye Bakanlığına motorlu taşıtlar ve taşıt alım vergisi tarifelerinde değişiklik yapma yetkisi verilmekte, deprem bahanesi ile ihdas olunan ek vergilerin bazılarının süreleri uzatılmakta. Ayrıca 4369 sayılı Kanunla yatırım indirimi üzerinden kaldırılan stopaj yeniden ihdas olunuyor. Ayrıca kurumların, sermaye şirketlerinin vergiden istisna üzerinden kazançları üzerinden, dönem sonu kazançları zarar da olsa yaptıkları stopaj, bu kurumların kâra geçerek istisnayı kazançlarından indirebilecekleri yıla kadar erteleniyor. Basında yer alan haberlere göre, Tasarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında önergeler verilerek, tasarıya bazı ekler daha yapılacakmış. Bu yapılması düşünülenlerin başında ise, 4369 sayılı Kanunla kaldırılan hayat standardı müessesesinin yeniden ihdas edilmesi. Bir de, aylık kazancı 400 veya 500 milyon lira gibi belli miktarların üzerinde olanların vergi oranlarını arttırmak suretiyle yeni bir ek verginin ihdas olunması söz konusu. Maliye Bakanı’nın, Pazar günkü bir gazetede yayımlanan demecine göre, “ücretlilere yeni ek vergi yok.” Demek ki, tacirlerle serbest meslek erbabına ek vergi geliyor. Ücretlilere ek vergi yok demek, diğerlerini biraz daha fazla vergilendireceğiz anlamını içerdiği gibi, ücretlilerin ek vergi ile vergilenmemesi sanki aynı zamanda diğerlerinin daha fazla vergilenmesinin meşruluğunun ilanı gibi gösterilmeye çalışılıyor. Yine Bakan, demecinin bir yerinde, serbest meslek sahipleri için bir ek vergi olmadığı anlamında açıklamalarda bulunarak, serbest meslek sahipleri için sadece yumuşatılmış hayat standardı esası üzerinde çalışıldığını açıklıyor. Aynı Gazetenin, aynı sayfasında, Maliye Bakanının demeci ile aynı hizada bir başka demeç. Bu defa demeç sahibi, Başbakan Yardımcısı Sayın Mesut Yılmaz. Haberin başlığına göre, Sayın Yılmaz, Karadeniz Ereğlisindeki bir temel atma töreninde, serbest meslek sahibine ek vergi getirilecek diyor. Bütün bunlar niçin oluyor. Çünkü, vergi düzenimizi günlük politikalarla idare ediyor, günlük politikalarla “vergi hukuku” oluşturmaya çalışıyoruz. Tasarıları, gelir politikalarını kamuoyunda ilgililerle dahi tartışmıyor, mükelleften kaçıyor, vergileri “faiz vergisi gibi gece yarısı vergisi” şeklinde ihdas etmeye çalışıyoruz. Yetkili kişi veya kurumlardan görüş almıyoruz. İki sene önce hayat standardı kaldırılırken, zamanın Maliye Bakanı ile zamanın Gelirler Genel Müdürü, bunu “vergi adaletini sağlama yolunda atılmış en büyük adım, tacirlerle serbest meslek erbabının üzerindeki haksızlık kaldırılıyor, adil bir sistem kuruluyor” diye topluma açıklamadılar mı? O zamanlar yine bu köşede yazdık, “hayat standardı kaldırılamaz, kaldırırsanız vergi gelirleri çok düşer, bu düşmeyi telafi edecek hiçbir gelir kaynağı kanunda yok” dedik. Şimdi Maliye Bakanlığı açıklıyor ki, hayat standardının kaldırılması ile doğan gelir kaybı, yaklaşık 300 trilyon lira imiş. Aynı Kanunda yatırım indirimi stopajı konusundaki yanılgın yazımdan doğan gelir kaybı da yaklaşık, 400 trilyon lira olduğuna göre, ortada yaklaşık 700 trilyon liralık bir hazine zararı var. Yeni Tasarı ile getirilen bir düzenleme de, kurumların, sermaye şirketlerinin vergiden istisna kazançları üzerindeki stopajın, istisnadan yararlanıldığı yılın zararlı olması halinde uygulanmayarak, kurumun kârlı olacağı yıla kadar ertelenmesini öngörüyor. Şu andaki uygulamada, kurum zararlı olsa ve istisna kazanç beyannamede indirilemese bile, istisna kazanç üzerinden stopaj yapılmakta. Şu andaki uygulama Kanundan doğmuyor. Şu andaki uygulama tamamen, Maliye Bakanlığının mukteza şeklinde açıkladığı yorumlarından doğuyor. Üstelik bu yorum tarzı, Danıştay tarafından da onaylanmış. Şimdi Maliye Bakanlığı, yargının da onayladığı bir yorumunu, Kanun yolu ile değiştirmeye çalışıyor. Peki, zararlı olduğu halde stopajı ödeyen, haklarında vergi inceleme raporu yazılarak cezalı ödeyen, müteselsil sorumluluk uyarınca sorumlu tutulan Yeminli Mali Müşavirlerin günahı neydi. Bunu tartışan yok. Kanunu böyle değiştirirsek, onlara haksızlık olmayacak mı? Oysa her şey, Kanuna yazılmaz. Bazı konular uygulamaya, yoruma ve yargı içtihatlarına bırakılır ki, sistem ekonomik gelişmeler karşısında kendini yorum yolu ile geliştirebilsin. Baştan dediğim gibi, bir vergi ve vergi hukuku politikamız yok. Bunu oluşturmak için bir çaba da yok. Vergi kanunlarını yeniden ve kalıcı şekilde kaleme alarak, boşlukları, çelişkileri, açıkları olmayan, bir bütünlük sergileyen vergi mevzuatımız olsun diye isteyen de yok. Tasarı veya idari düzenlemeleri, hukukçu süzgecinden geçirme alışkanlığı da yok. Sadece her yıl, bütçe açıklarını nasıl kapatabiliriz düşüncesiyle, vergi yükünü arttırma çabaları var. Üstelik bu çabalar, vergiyi tabana yayma, adil bir sistem kurma, vergi yükünü insaflı dağıtma, belge düzenini sağlamlaştırma, kayıt dışı ekonomiyi kavrama çabalarını da içermiyor. Olay sadece, “elini kaptıranın kolunu kapmaya çalışma” benzetmesinde olduğu gibi, “bir koyundan beşinci postun nasıl çıkartılabileceği” arayışı içerisinde gerçekleşiyor. Yazım, şu andaki Maliye Bakanını veya Gelirler Genel Müdürünü eleştirdiğim şeklinde anlaşılmasın. Benim eleştirdiğim, onların göreve gelmelerinden önce de, yıllardır var ola gelen vergi yönetimi anlayışı. Bu anlayışın, artık sorgulanması gerekiyor. Günümüzün mükellefi, eski mükellef değil. Artık mükellef bilinçli. Haklarını arıyor. Soru soruyor, vergi sistemini ve hatta vergi gelirlerinin harcanmasını sorguluyor. Adalet istiyor. Hukuk istiyor. Yine geçen günkü bir gazetede, Can ATAKLI “vergileri ödemeyelim”e yönelik bazı kampanyaların sinyallerinden söz ediyordu. Mükellefi bu noktaya getirtmemek gerek. Bence vakit, Ek vergileri değil, adil ve doğru bir sistemi nasıl kuracağımızı düşünmenin vakti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT