BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Çamur at, izi kalsın!’

‘Çamur at, izi kalsın!’

Ortada ya inanılmaz bir vurdumduymazlık ve sorumsuzluk var, ya da tüyleri diken diken eden bir danışıklı dövüş..



Ortada ya inanılmaz bir vurdumduymazlık ve sorumsuzluk var, ya da tüyleri diken diken eden bir danışıklı dövüş.. Ekonomide artık rakamlar bir tarafa itildi, dedikodu ve yalan haberlerle korkunç spekülasyonlar yapılıyor. Tasarruf sahipleri artık kime inanacaklarını şaşırdı. Geçen hafta işte bu söylentilerle 4 günde 10 şirketin hisse senetleri tabana oturdu. Bu şirketlerin hisselerini satın alan yaklaşık 100 bin yatırımcı resmen soyuldu. Bu söylentileri yayanlara verilecek en güzel cevap onların varlığını hiç görmemektir. Ancak çıkarılan fırtına maalesef bir anda kasırgaya dönüşüyor ve sürüklediği kişileri yerden yere vuruyor. Malı kapan kaçıyor Bazı gazetelerin verdikleri ekonomi haberleri bugüne kadar görülmemiş şekilde abartılı ve hiçbir temele dayanmıyor. Gösterilen kaynaklar tamamen hayali. Bu haberler okunulduğunda elbette insan olumsuz etkileniyor. Çok kısa süre sonra işin aslı ortaya çıkıyor, ama bu arada malı kapan kaçıyor. Geçen hafta büyük gazetelerimizin birinde IMF çalışmaları ile ilgili bir haber çıktı. Buna göre repodaki stopaj oranları 1-2 puan artırılacaktı. Ve hükümetin 2001 yılı için öngördüğü hedeflerde yeniden bir revizyona gidiliyordu. Bu haber yayınlandığı gün bono faizleri yüzde 80’e, repo faizleri de %100’e ulaştı. Borsa ise 13 bin puanın altına geriledi. Ama Maliye Bakanlığı ve IMF’den yapılacak açıklamalarda bu durumun söz konusu olmadığı bildirilince sular tekrar duruldu. SPK açıklama bekliyor Bütün bunlara ilaveten hükümet tarafından hazırlanan ek niyet mektubunun IMF’ye gönderildiği ve Aralık ayının ikinci yarısından itibaren IMF icra kurulu tarafından her biri 300 milyon dolar civarındaki iki kredi diliminin serbest bırakılacağı bildirildi. Bir hisse senedinde aşağı ya da yukarı yönden anormal bir fiyat hareketi olduğu zaman Sermaye Piyasası Kurulu bu şirketten bir açıklama bekler. Eğer bu konuda o şirketten bir açıklama gelmezse o şirketin borsadaki tahtası kapatılır. Biz hangi şirket olursa olsun kendisi hakkında haksız ve kanunsuz bir dedikodu kampanyası başlatıldığında derhal SPK’ya bir yazı göndererek hakkında çıkarılan bu haberlerin doğru olmadığını bildirmesi gerektiğine kalben inanıyoruz. Aksi halde hem o şirketten hisse alan yatırımcı zarara uğrar, hem de şirket itibar kaybederek borsada büyük değer kaybına girer. Ve “çamur at, izi kalsın” uygulaması sonucu kapanması çok güç büyük bir yara alır.. Dünya Bankası, krediyi gönderiyor Bu hafta kamu maaşlarıyla sistemden çıkan para tekrar geri dönecektir. Nakit sıkışıklığının biraz hafiflemesi bekleniyor ancak ay sonuna yakın rutin vergi ödemeleri var. Japon piyasalarından alınan yaklaşık 500 milyon dolarlık tahvil bedeli de bu ayın 27’sinde Hazine’nin kasasına girecek. Piyasalarda genel olarak Aralık ayında para tıkanıklığı görülür. Bu defa hem yılsonu hem de bayram tatilinin yılsonuna rastlaması sebebiyle repo faizleri yüzde 40 seviyelerinin üzerine çıkabilir. Finans sektörünün rahatlamasının tek yolu, Dünya Bankası tarafından Türkiye’ye verilecek olan mali sektör uyum kredisinin bir an önce gelmesine bağlı görünüyor. Zira kamu bankalarının özelleştirilmesiyle ilgili kanun Meclis’ten geçerek kesinleşti. Yaklaşan yılbaşı nedeniyle yabancı yatırımcıların borsa ve bonolardan çıkarak dövize geçmek üzere oldukları biliniyor. Bu her sene rutin olarak yapılır. Bankalar da açık pozisyonlarını artırmak yerine azaltarak kapatmayı tercih ediyorlar. ABD Başkanlık seçimlerindeki belirsizlik ve seçimlerin mahkeme kararıyla sonuçlanacak olması Dolara olan talebi frenliyor. Doların ancak yeni ABD Başkanının belli olmasından sonra çıkışını sürdüreceği ileri sürülüyor. İşte bu noktada EURO’nun geleceği yeniden tartışılır hale gelecek. Borsa, Moody’s’i bekliyor Geçen haftayı 12.832 puandan tamamlayan borsa, banka operasyonları ile ilgili süreçte bir yavaşlama olduğu takdirde bu haftayı 13.500 puan seviyesinde bitirecek görünüyor. Şimdi kafalardaki en önemli soru Moody’s’in not artırma kararı olarak ortaya çıkıyor. IMF’nin Türkiye ile ilgili olarak geçen hafta Mr. Cottarelli tarafından yaptığı olumlu açıklama Türkiye’nin not artırımını da gündeme getirdi. Ancak bize göre Moody’s ek niyet mektubunun onaylanmasını bekleyebilir. Fon’daki bankalar satılıyor Piyasalar bu hafta fondaki bankalarla ilgili eylem planının ilk uygulamasını yakın bir şekilde takip edecektir. Bugün düğmeye basılıyor. Eğer bu plan başarılı bir şekilde hayata geçirilirse, ibrenin yönü yukarı olacaktır. Fazilet Partisi ile ilgili olarak yapılan spekülasyon haberler de artık sona eriyor. Zira Anayasa Mahkemesi 10 güne kadar bu parti ile ilgili kararını açıklıyor. Bizim şahsi kanaatimiz, bu partinin kesinlikle kapatılmayacağı yönündedir. Zira hükümet Anayasa değişikliği konusunda Fazilet Partisi ile anlaştı. Gerek Cumhurbaşkanının görev süresinin 5 yıla indirilmesi, gerekse bayrama kadar çıkarılmasına söz verilen af konusunda Fazilet Partisinin hükümete vereceği destek son derece önemli. Böyle bir ortamda neden yeniden bir erken seçim ortamı meydana getirilsin. Kaldı ki, bunun yaklaşık 3 yıl önce yaşanan bir örneği var. Refah Partisi de kapatılma arefesine gelindiğinde derhal Fazilet Partisini kurarak bu partiye geçiş yaparak bir erken seçim ihtimalini ortadan kaldırmıştı. Fonlamaya dikkat Bu hafta fonlama maliyetlerine dikkat diyoruz. Zira aşırı şekilde yükselen faizlerin borsa üzerindeki etkileri olumsuz oluyor. Hazine yarın 18 ay vadeli Kasım ayının son ihalesini gerçekleştirecek. Bu 1.5 yıllık ihalede oluşacak faizler piyasalar üzerinde etkili olacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT