BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hukuk mu? Guguk mu?

Hukuk mu? Guguk mu?

Süper güç ABD, seçimlerden sonra, onbir gün geçtiği halde, hâlâ 43. Başkanını belirleyemedi. Amerika tarihinde, şimdiye kadar emsali görülmemiş, bu çıkmaz durum, bu “kiletlenme”, henüz bir siyasi bunalım halini almadı...



Süper güç ABD, seçimlerden sonra, onbir gün geçtiği halde, hâlâ 43. Başkanını belirleyemedi. Amerika tarihinde, şimdiye kadar emsali görülmemiş, bu çıkmaz durum, bu “kiletlenme”, henüz bir siyasi bunalım halini almadı... Bazı unsurlarının, belirmesine rağmen, şimdiki halde bir “rejim bunalımı” da yok.. Darbe ihtimali ise hiç yok! Mekanizma şu sırada hukuk mekanizması olarak işlemekte... Hukuk labirenti Florida’da ve bazı başka eyaletlerde, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler tarafından, muhtelif dereceli mahkemelerde açılan, açılmakta olan, karşılıklı usulsüzlük ve yolsuzluk davalarına, yetki ve hüküm çelişkilerine bakılırsa, şu bağlamdaki duruma, “hukuk labirenti veya karmaşası” denilebilir. Kimse, bu gayya kuyusunun nasıl içinden çıkılacağını bilmiyor. Herşey, Pazartesi günü, Florida Yüksek Mahkemesi’nin, Eyalet Sekreteri Bayan Catherine Harris’in, artık bütün oylar toplandığına göre, bazı yörelerde elle yeniden sayımların devam etmesine rağmen, kesin neticeyi, yani şu sırada 900 küsur farkla George W. Bush’un Başkan seçildiğini ilan etmesine, yeşil ışık mı yakacağını veya elle sayımların devamına mı cevaz vereceğine bağlı. İşin, Washington’daki Federal Yüksek Mahkeme’ye, hatta yeni Cumhurbaşkanı 18 Ekimdeki Mintehipler Heyeti (Electoral College) toplantısına kadar belli olmazsa, 43. Başkanın Kongre tarafından seçilmesine kadar yolu var.. O da ayrı bir sorun ve başka yeni sorunlar oluşturacak gibi! Amerika’ya gölge Aslında, bu büyük ülkenin, böyle Başkansız kalmasının ve oyların bu şekilde, adeta yarı yarıya, bölünmesinin, Amerika’nın milli birliğine ve uluslararası prestijine gölge düşüreceği muhakkak. Bence, neticede, bu durumun başlıca sorumlusu Al Gore ve Demokratlar olacak. Anlaşılan, Al Gore mağlubiyet kesin olsa bile, halk oylarının çoğunu o da yarıdan biraz fazlasını kazandığını ileri sürerek, mağdur rolünü oynayarak, 2004 seçimlerine yatırım yapıyormuş! Hem komik hem trajik Traji-komediye dönüştüğünü yazmıştım. İşin komik tarafı, elle sayımın yapılmakta olduğu seçim sandıklarında koca koca insanların, deliklerin tam delinip delinmediklerini, yani geçersiz olup olmadıklarını, oy pusulalarını ışığa tutup kontrol etmeleri ve pusula delindikten sonra düşmesi gereken, “chad” (çed) denilen parçaları yerlerde aramaları... Trajedinin önemli bir boyutu da, Amerikan Anayasasının temeli olan kuvvetlerin ayrılığı ilkesine rağmen seçimin belki ilk defa olarak hukuk ve mahkeme alanına intikal etmiş olması. Bu da, sorunu çözmüyor şaibe imkan ve ihtimallerini arttırıyor. Şu sırada özellikle Florida eyaletinde mücadele, adaylar ve partiler arasında değil, çeşitli derecelerdeki mahkemelerde açılan yürütmeyi durdurma vb. davalarında, tarafların avukatları arasında devam ediyor. Kısacası, bir yorumcunun dediği gibi “Hukukun Üstünlüğü” değil “Avukatların Üstünlüğü” ustalık ve belagatları, cerbezeleri, ayrıca yargıçların, hatta Eyalet Yüksek Mahkemesi yargıçlarının tarafsız karar verip vermeyecekleri önemli... Amerika’da yargıçları, Yüksek Mahkeme Yargıçları da dahil, Başkanlar ve Valiler, kendi partilerinden tayin ediyorlar. Şimdi, belki de Başkanın kim olacağını belirleyecek kararı da çoğu, Demokrat eski Florida valisi tarafından atanmış Florida Yüksek Mahkemesinin Demokrat kökenli üyeleri verecekler. Hukuk ve Adalet bunun neresinde... Hukukun üstünlüğü nerede? ABD seçimleri ve ayrıntıları üzerinde bu kadar durmamın sebebi. ABD Başkanının kim olacağının Türkiye ve dünya için öneminden başka, ilginç ve evrensel anlamlar, Türkiye için de “hisseler” çıkarılabilecek ayrıntıları. Özellikle Hukuk Devleti kavramının ve hukukun nasıl suiistimal edilebileceği ve sorunları çözmekten ziyade, kargaşaya, bunalımlara sebeb olabileceğini yüksek sesle düşünmek! Şurası muhakkak ki ABD’de, neticede, kim kazanırsa kazansın ister Bush ister Al Gore, Amerika bu badireden yaralanmış çıkacak ve Amerika’da başta siyaset ve yönetim, eskisi gibi olmayacak. GÜNÜN FIKRASI Bu olay üzerine komik fıkralar da çıkıyor. Televizyonlarda Al Gore ve Bush hakkında parodiler yapılıyor. Burada dolaşan son fıkraya göre, İngiltere Karliçesi II. Elizabeth, eski müstemlekesindeki bu duruma içerlemiş ve Beyaz Saray’ın üzerine, uçaktan, bir ültimatom beyannamesi atarak Amerika’nın 1789’da aldığı İstiklalini iptal edip ülkeyi yeniden Britanya’ya katmış... Bunun ilk neticesi de Amerikan yapısı otomobilleri ve “acaip” Amerikan İngilizcesini yasaklamak. ABD’nin yeni Başbakanı da Tony Blair...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT