BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yansımalar

Yansımalar

Yeni Yüksektepe Kültür Derneği’nin düzenlediği Uluslararası İstanbul Kültür Festivali’nin ikincisi bugün başlıyor.



Geçen hafta içinde Türkiye’den önemli bir yazar geçti; Marlon Morgan... Morgan’ı değerlendirirken, “Bir Çift Yürek”le (bir de Sonsuzluğun Mesajı) hatırlıyoruz. Kitap, hiç bilmediğimiz coğrafyalarda, hiç bilmediğimiz insanların nasıl yaşadıklarını ele alırken, sevgi temelli metinlerin başarılı bir üslupla birleşerek sunulmasının güzel bir örneği hiç şüphesiz... Doğruluk, dürüstlük, birlik ve neşe eksenli bir eser olmasının yanısıra, şaşırtıcı bir medeniyetle karşılaştırıyor okuyucuyu... “Bir misyonum olduğuna inanmıyorum. Dünyayı kurtarmak için üzerimde herhangi bir baskı ya da öyle bir dürtü hissetmiyorum. Bu nedenle de dünyadaki bütün kadın, erkek ve çocukların aynı misyona sahip olduğuna inanıyorum. Bu misyon da, kendi ruhsallığımıza ulaşmak ve kendi hızımızla, tarzımızla bunu yapmak. Sadece bir ziyaretçi olduğumuz gezegeni de koruyup kollamak. Ben bunu kendi adıma her gün yapıyorum ve yapmaya çalışıyorum” diyor yazar. Çölde yürümek Mütevazı, çekingen biri Morgan... Sorular karşısında irkiliyor önce. Çünkü kendine insanüstü biri muamelesi yapılmasını istemiyor. Öyle açık bir dille konuşuyor ki, eserinde karşımıza çıkan üslubun ona ne kadar çok yakıştığını görüyoruz. Çölde yürüdüğü günlerin bir mirası olarak topuklu ayakkabı giyemediğini söylüyor. Hatta bu yürüyüşler sırasında o kadar çok su kaybetmiş ki, böbrek, karaciğer ve pankreasında ciddi tahribatlar oluşmuş. Ama o, aldırmıyor: “Buna rağmen aynı şeyleri yaşamak ister misin, diye sorsalar aynı fedakarlığı yapar ve aynı şeyleri yaşamak isterim. Böyle bir tecrübeyi hiç kimseye tavsiye etmem. Şehirde yaşayarak da bilge insan olabilirsiniz? Bunun için çöle gitmeye gerek yok.” İyi ve bilge Bu hikayeden sonra hayatının hiçbir zaman eski haline dönmediğini anlatıyor Marlon Morgan. Önemli olduğunu düşündüğü şeylerin değiştiğinin de altını çiziyor. Kitap piyasaya çıktıktan sonra yaşadıklarını da şöyle anlatıyor: “Artık farklı bir araba kullanıyorum, farklı bir evde yaşıyorum. Çölden önce iyi bir insandım ama şimdi iyi ve bilge bir insanım. Yaşadıklarımın her parçası gerçek. Ne yazık ki, ben bir yazar değilim ve yazma konusunda herhangi bir profesyonel eğitimim yok. Ben aslında sağlıkçıydım. Çok fazla ayrıntıya da girmedim. Çünkü insanların bu kadar çok ilgileneceklerini düşünmemiştim. Telepati, gözden kaybolma sanatı gibi konularda daha çok kendi konuşmalarımda ayrıntılardan bahsediyorum. Bu kadar ayrıntıyı kitaba yazmadım. Çünkü torunlarım için bir günlüktü bu.” Hangi yerli, daha “yerli”? Aborijinler’in kitabı “Bir Çift Yürek”... Böyle bir romanı oluştururken suç işlediğini biliyor o. Çünkü Avustralya’da insanların çölde yaşamaları yasak. Yerlileri desteklediği için tutuklanma riskiyle bile karşılaşmıştı. Beş yıldır Aborijinlere yardımcı oluyordu. Fakat daha sonra onlara iş yapmayı öğretti ve bir şirket bile kurdular. Bu sayede sokaktan kurtulup kendi hayatlarını geliştirmelerine yardımcı olmuştu. Amerika’da yaşayan yerlilerle Aborijinler arasındaki farkın ne olduğunu soruyoruz Morgan’a. Verdiği cevap ilginç: “Temel farklılıklar, Aborijinler hala kendi hakları için savaşıyorlar, zor durumdalar. Fakat Amerikalı yerliler artık kendi hayatları için savaşmıyorlar. Çünkü bir şekilde artık onlar haklarını aldılar. Aborijinler savaşmayı bilmiyorlar, öyle bir kültürleri yok.” Bazı insanlar bu hikayenin gerçek olmadığına inansalar da oralarda bir yerlerde böyle hayatların yaşandığını biz de biliyoruz. YORDAM Bir gerçekten başka bir gerçeğe, bir zaman için geçerli olan nesneden başka bir nesneye gidip gelmek değil söz konusu. Ancak birleştikleri zaman anlam taşıyan iki gerçekten söz ediyoruz. Savaşçı olarak sevişir, aşık olarak savaşırsın. S. Exupery EZBER Sevda Bildim ki nasibim yalnız sen Ekmeğim senden gelirmiş İnsan uyuyabilirmiş İzin verirsen. Dolaşamıyorum sokakta Rüzgarla serinleyemiyorum Esneyip gerinemiyorum Upuzun yatamıyorum parkta. Bir mavi balon mudur bu yaz İçi sevda dolu yolculuk; Kurtar beni artık ey çocuk Dişleri papatyadan beyaz. * Cahit Külebi ALKIŞ Bestami, Divan’da...Müzik piyasası farklı bir hareketlilik içinde. Yeni sesler, yeni besteler, yeni yüzlerle kendi günlük koşuşturmasını yaşayan piyasada, sıradan çalışmaların yanısıra seçkin örneklere de rastlıyoruz. Kalite ve estetiğin iyice popüler çizgiye indirgendiği bir dönemde kurulan ve “seçkin müzik” parolasıyla dikkat çekici albümler yapan Divan Müzik, “Bestami” ile yeni bir kapı aralıyor. Konservatuar mezunu olan ve albümündeki onbir eserden dokuzuna imza atan sanatçı, aynı şirkette albümleri çıkan ve sevilen sanatçı Uğur Işılak’ın da iki bestesini okuyor. İyi bir müzisyen, iyi bir besteci ve yorumcu olan Bestami’nin tarzı, bildiğimiz müzik tanımlarının da dışında. Sadece müzik yeteneği ile değil, kültürel birikimleri yüksek seviyede sanatçıları çatısı altında toplayan Divan Müzik, Bestami ile çalışırken de aynı paydada buluşmuş. Bestami, genç bir ses ve iyi bir müzisyen... Dinleyenler hak verecektir. (0 212 356 82 21) ------------------------------------------ E-mail: ozcan.unlu@ihlas.net.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT