BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB’nin dikenli yolu

AB’nin dikenli yolu

AB’ye karşı gelenler, yobaz sayılıyordu. Sonra AB istemezükçüleri ile statükoyu kaybetme endişesinde olanlar, yer değiştirdiler.



AB’ye karşı gelenler, yobaz sayılıyordu. Sonra AB istemezükçüleri ile statükoyu kaybetme endişesinde olanlar, yer değiştirdiler. Avrupa Birliği’ne samimiyetle girmek isteyenlerimiz olduğu gibi ondan ürkenler de var. Katılım Ortaklığı Belgesiyle düpedüz aldatma yoluna gittiler. Maksatları saklıymış; her şeyi gün gün açıkladılar. Ermeni, Kürt, Ege, Kıbrıs meseleleri... Bunlar, bir kalemde halledilebilse Türkiye’yi teşekkürlerle karşılayıp ellerindeki çiçekleri mi sunacaklar? Bugüne kadar böyle bir intiba verdiler mi? Eğer; Kıbrıs, hallolsa, hatta mesel⠓bizim Kıbrıs diye bir meselemiz yok, Kıbrıs’ı Rumlara bıraktık” desek; Ermeni, Kürt, Ege problemlerini de yine onların arzularına muvafık olacak şekilde büyük tavizler vererek bitirsek; bu konularda kaybeden taraf olsak... Hemen, hiç beklemeden Avrupa Birliği’ne kabul mü edileceğiz? Buna evet demek çok zor. Ya bizi AB’ye kabul etmezlerse?! Varsın etmesinler; kıyamet kopmaz.. Zaten Avrupa’nın her köşe bucağında Türkler yaşıyor. Sayıları milyonlarca. Avrupalılara kendi topraklarında iş veriyorlar. Türkler, patron olmuş. Parlamentolara dahi girdiler. AB Parlamentosunda bile Türk üye mevcut. Her yerde Türkçe konuşan vatandaşlarımızla karşılaşmak mümkün. Peki bu Avrupalı olmak değildir de nedir? Üstelik biz tarihen de Avrupalıyız, coğrafya olarak da. Bir de cevapsız sorular bulunuyor... AB bir gün ABD gibi olursa biz bunu hazmedebilir miyiz? Belki diyeceksiniz ki “hazmetmeyecek ne var? Kanunlar, onlardan alınma, ekonomi aynı sistemde işleyip AB komiseri ile şekilleniyor. Gündelik hayatta onlar gibi olmuşuz. Geriye dinle milli duygular kalmakta. Din hürriyetinin daha iyi olacağına şüphe yok. Tarihse bir şuur olmaktan çıkıp turistik gelir unsuruna dönüşmüş. Hilalin yanına haç, Sadrazam Mithat Paşa’dan başlayarak bazılarının isteği... İş bu kadar karışık. Bu karışıklık daha da artıyor. Her dediklerine ‘peki’ desek bu defa yeni itirazları gelecek. Nüfus artış hızı diyecekler, çevre yolu eksikliğinden dem vuracaklar, trafik keşmekeşinden bahsedecekler, gecekondu sayısına işaret edecekler, işsiz sayısını hatırlatacaklar. Vs. Bir bakıma tatlı rüyalar görülen bir çıkmaz sokaktayız. Yanlışımız şurada. AB’li olmakla batılı olmayı karıştırıyoruz. Japonlar, AB’li değiller, hiçbir zaman da olmayacaklar ama kastedilen anlamı ile pekâlâ batılılar... Avrupa yolu bugün itibariyle hem çıkmaz sokak... hem dikenli. Kimse ellerinde güllerle kimseyi beklemiyor. Hele hele şu soygun düzeniyle nasıl istenirsiniz? Talan ve soygunların yaşandığı bir sistemi kim kabul eder? Eğer Avrupalı, kibarlık gösterip bunları ağzına almıyorsa fazla üzerlerine gitmeyiniz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110383
    % 0.96
  • 3.8526
    % -0.29
  • 4.5413
    % -0.19
  • 5.1468
    % 0.06
  • 155.726
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT