BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aydınlar üzerindeki toprak

Aydınlar üzerindeki toprak

Yeni Türkiye Yayınları, yayıncılığa Doçent. Dr. Sami Selçuk’un “Zorba Devletten, Hukukun Üstünlüğü’ne” adlı kitabını yayınlayabilmek için başladığını açıklıyor.



Yeni Türkiye Yayınları, yayıncılığa Doçent. Dr. Sami Selçuk’un “Zorba Devletten, Hukukun Üstünlüğü’ne” adlı kitabını yayınlayabilmek için başladığını açıklıyor. Bazıları şaştı bu tasarrufa, ancak Sayın Selçuk’un birbiri ardından “Demokrasiye Doğru” ve “Özlenen Demokratik Türkiye” isimli çalışmaları da eklenince yayınevinin haklılığı ortaya çıktı. Belki de Türkiye’de ilk defa hukukçular gündem belirliyor, bam teline basıyor ülkenin. Vural Savaş belki ayrı kulvarda, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Yargıtay Başkanı Sami Selçuk ise özgür ve yürekli demokratlara yeniden bir ufuk açıyorlar görüşleriyle. Aydın sorumluluğu alıp da Selçuk’un görüşlerini öğrenmeyenler beri gelsin bakayım! Hele buna bir de hukukun üstünlüğü ve demokrasi eklerseniz mektebe gider gibi mecbur hissedersiniz kendinizi. Bir aydınlar platformunda iki saati aşkın bir süre Yargıtay Başkanı Sami Selçuk ile birlikte oldum. Kendisini İrfan Bayır takdim eder iken onlarca kitap çalışmasını, ciddi bir yurtdışı tecrübesini de öğrenmiş oldum. Darısı öteki bürokratların, akademisyenlerin ve hukukçuların başına. Duvarger’den ders Türkiye’de ciddi bir “Sokrates açığı var” Sami Selçuk’a göre. Dolayısıyla düşün özgürlüğü yok. Bunun için ise kafalar hür olmalı. Aydınlar kelime fukarası ve sözlük kullanmasını bilmiyorlar. Mesela Amerika’daki bir çocuğun 7 kelimesine karşılık, bu Türkiye’deki bir çocuğun ancak tek kelimesine karşılık geliyor. Az kelimeyle konuşamazsınız. Onun için Türkçe ilim dili haline getirilmeli. Kendimizi denetleyemiyoruz. Bir anısı da şöyle Selçuk’un: -Fransa’da Yargıtay’da çalışırken baktım her yargıcın önünde bir sözlük var. Sık sık sözlüğe müracaat ediyorlar. Yargıtay Başkanı’na göre demokratik ülkelerde “halk dalkavukluğu” ve “popülizm” ile beyinler yıkanıyor. İnsanların kafasında çok sayıda önyargı var. Bununla da sağlıklı doğrulara varılmaz. Bir görüşü açıklamama yetkisi olduğu gibi, fikrini dış dünyaya aktarma hürriyeti de vardır. Öyle ki yanlış görüşler bile rahatlıkla söylenebilmeli. Türkiye’de ise akademisyenler bile düşüncelerinden dolayı birbirini jurnalliyor: -Paris’te iken, Sorbon Üniversitesi’ne atlı polisler baskın yaptı. Maurice Duvarger iki ders verdi. Polis işgalini kınadı. Öğrencilerinden, 500 sene böyle bir ayıp yaşamayan üniversitenin namusunu kurtarmalarını istedi. (Hapse düşseniz bile gelir sizi cezaevinde imtihan ederim) dedi. Ve öğrenciler o meşhur eylemi yaptılar, tavır gösterdiler. Bir başka örnek daha var: -Almanya birleşince, Doğu Almanya’daki yargıçların tümü emekli edildi. Ve onlara gerekçe olarak denildi ki; “Siz demokrasiyi ve hukuku bilmezsiniz. Komünist görüşlerle yargılarsınız. Uygulamayı öyle bilirsiniz. İlla yargıç olayım derseniz, batıda demokrasi okuyun öyle” Avrupa’da af var mı? Sami Selçuk Türkiye’de göçer kültürün hakim olduğunu, dolayısıyla günübirlikçilerin hep yerinde saydığını, ilerleyemediğini anlattığı sohbette, Putin’in Rusya’da “hukuk diktatörlüğü kuracağım” dediğini de hatırlattı. Peki Batı demokrasilerinde af var mı? -Anglosakson kültüründe af yok, olmaz. İskandinav ülkeleri ve İsviçre’de de öyle. Kara Avrupası hukuk devletlerinde ise (Almanya, Fransa, İtalya, İspanya vs.) af var. Bunu kurumlar tartışır. Yargıtay Başkanı Selçuk, bugüne kadar ülkemizde hukuktan yana bir hükümete rastlamadığını, hukuk bilincinin de henüz yerleşmediğini ileri sürüyor... Sami Bey, kitaplarını ve görüşlerini akademik seviyede eleştiren aydınlar, yazarlar, bürokratlar arıyor. Alternatif sunsunlar istiyor. Yemek’ten sonra Prof. Hayrani Altıntaş bir dua etti, buna Sayın Selçuk gibi herkes yürekten “amin” çekti. -Aydınlarımız üzerindeki ölü toprağını kaldır Allahım.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110383
    % 0.96
  • 3.8526
    % -0.29
  • 4.5413
    % -0.19
  • 5.1468
    % 0.06
  • 155.726
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT