BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alo... Necati Bey?

Alo... Necati Bey?

Türkiye Gazetesi Hastanesi’nde Dr. Necati Sönmez, can dostumdur. Çok sayar, severim.



Türkiye Gazetesi Hastanesi’nde Dr. Necati Sönmez, can dostumdur. Çok sayar, severim. Geçenlerde haber yollamış: -Hocamızın bugünlerde morali bozuk galiba. Yazıları pek kötümser. İşte, bu ikâz uyarınca, bugün size iki olumlu gelişmeyi aktaracağım. İlki, şehit yakınlarımızın Strasbourg’a gidişleri. Öcalan davası AİHM’de... Bu vesile ile gerçeklerin çarpıtılmasını istemiyoruz. Hep yazmıştım. Ermeni Sorunu’nda da o lobileri boş bıraktık. Birkaç gazeteci, onların da meslek icabı ağızları kilitli. Ne olurdu, Ermeni mezalimini yaşayan yaşlıları, onların akrabalarını oralara taşıyabilseydik. Devir, sivil toplum devridir. Ne var ki, Türkiye’de devlet, örgütlü halkı sevmez. Endişelenir. Ne var ki, artık karar alma süreçlerinde onlarla birlikte olmalı, dayanışmalıdır. Öcalan davası için gidiyor, şehit yakınları. Yolları açık olsun. Orada bizi en iyi şekilde temsil edeceklerine inanıyorum. Dikkat ediniz: Oraya gitmek ile Öcalan’ın asılması arasında illâ ki irtibat olması şart değil. Oraya “Asalım” diye gitmemeliyiz. Yapmamız gereken, “Bir de bizi duyun” mantığına işlerlik kazandırmaktır. Yıllardır PKK beyin yıkadı oralarda. İnsan hakları cümlesinden neleri yutturmadı. Şimdi, bizim tarafı duymanın zamanıdır. Davanın müdahili değil, tanığıdır gidenler. Dinlenmeli. O gözü yaşlı insanların vakar içinde hüznü anlaşılmalı. Ve mahkeme mutlaka terörü lanetlemeli. Avrupa’nın çifte standartlı olmadığını gösterme şansı doğmuştur ve bunu en iyi şekilde kullanması gerekir. Bütün bu girişe rağmen, hâlâ Avrupa ile birleşmeyi savunuyorum. Ermeni Meselesi’nde gol yiyoruz. Neden, seksenlerde mücadelemiz başarılı olunca, misyon tamamlandı diye fişi çektik. Oysa ki, mevzileri terketmemek lâzımdı. Hata kimde? Sivil toplum, kurulup/bozulan yap/boz oyuncağı diye görülmemeliydi. Sivil toplum, devletin arada sırada toplayıp, sokağa saldığı resmiyetin uzantıları olmamalıydı. Bari şimdi öğrensek. Küsmekle olmaz bu iş. Şimdi Yunan’a, ardında AB’ye alınacağız. Sert çıkacağız. Erkeklik göstereceğiz. Şimdi, ikinci sevindirici olaya geçeyim: Pangalos kovuldu. Hem de ikinci kez (ilki Öcalan’ın Kenya macerası sırasındaydı). Yunanistan’la barışta mesafe almalıyız. Dostlukla tezlerimizi kabul ettirip, zafer kazanmalıyız. Biz Yunan’a çatıyor diye bir bakanı kovar mıydık? Ona göre düşünün.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT