BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyaz isyan

Beyaz isyan

Ve nihayet hekimler de baş kaldırdı. Onlar da geçim derdinde, bıçak onlarda da kemiğe dayandı, onlar da yoksulluk sınırının altında.



Ve nihayet hekimler de baş kaldırdı. Onlar da geçim derdinde, bıçak onlarda da kemiğe dayandı, onlar da yoksulluk sınırının altında. Gözün aydın Ankara, merhaba üçüncü dünya... Bir insanın yaygın söylenişi ile doktor çıkması kolay mı? Tıp, en zor ve en uzun tahsillerden. Altı yıllık fakülte bitse bile bir şey değil. Bunu imtihanla girilen dört yıllık uzmanlık koşusu takip ediyor.. Bir fâni, ömrünün nerede ise yarısını harcayarak doktor çıkmakta. Uykusuz şoför, direksiyona hakim olamaz. Bu sürücünün vasıtasında yolcuların can emniyeti yoktur. Onun gibi geçim sıkıntısına düşmüş, ikinci üçüncü iş yapan hekimin de mesleğini sağlıklı olarak icra etmesi mümkün değil. Kamuda çalışan doktorlar, hükümete dert anlatamayınca ıstıraplarını herkesle paylaşmak için sokağa döküldüler. Beyaz önlükleri ile protesto yaptılar. İş bıraktılar. Doktorun yarım günlüğü bir yana birkaç saatliğine dahi olsa iş bırakması pilotun havadaki uçağı kendi haline terk etmesi gibi. Şu hale bakınız... Her gün onlarca, bazen yüzlerce hasta muayene eden -ona muayene demek kabilse- doktorların ortalama maaşı 350 milyon. En yükseğininki 395 milyon. Önümüzdeki sene bir Prof. Dr. 650 milyon civarında maaş alacakmış. Mevcut ve gelmiş geçmiş hükümetleri suçlayan beyaz önlüklüler, son 10 yılda maaşlarının dolara göre devamlı değer kaybettiğini ifade ediyorlar. Beyaz isyana kimse bir şey diyemez. Denecek tek söz, sorumluların özür beyanıdır. Bir doktor bu parayla nasıl geçinir, nasıl çocuk yetiştirir nasıl literatürü takip eder? Huzursuz adamdan şifa dağıtmasını beklemeyiniz. İşçiler sürünüyordu... Memurlar da sürünmeye başladı. Sigorta ve esnaf emeklileri zaten sürüm sürüm sürünmekte. Şimdi sıraya doktorlar girdi. Yarın kimler karşımıza çıkacak? Bu şartlarda beyin göçü olmaz mı? Hem de müthiş şekilde yaşanıyor. Kaçan kaçana. ABD Başta olmak üzere batı, devşirme topluyor. Herkes devşirme olmak için can atmakta. Ankara ne kadar farkında bilmiyoruz... Müthiş bir işsizlik var. Artık saat başı iş müracaatları yaşıyoruz. Ne olacak, nereye varılacak belirsiz bir ortamdayız. Kimse yarınından emin değil. Türkiye’yi bu hale getirenler utansın.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT