BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zararın neresinden dönersek...

Zararın neresinden dönersek...

Bazen, haksız eleştirilere uğramamıza rağmen, Avrupa’nın tam bir “haçlı zihniyeti” ile ilişkilerini sürdürdüğünü ısrarla tekrarlıyoruz. Son bir iki gelişme bile, ne kadar haklı olduğumuzu, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarıyor.



Çoğu aydınlarımızın kafasında, ışıltılı, barışsever, çağdaş bir Avrupa imajı yer alıyor. Bu imajın gerçek olduğu, hatta tartışılmaması gerektiği üzerinde bile duruluyor. Kaba hatlarıyla gerçekçi sanılan imajın, aslında büyük makyajlarla kimlik değişikliğine uğradığı, zaman zaman su üstüne çıkıyor. Özellikle, konu Türkiye ve menfaatleri olunca, Avrupa’nın gerçek yani “çirkin” yüzü hemen farkediliyor. Öteden beri Kesinlikle bir Avrupa düşmanı olmadığımız halde, öteden beri tezgâhlanan oyunların gerçek yüzünü sergiliyoruz. Bazen, haksız eleştirilere uğramamıza rağmen, Avrupa’nın tam bir “haçlı zihniyeti” ile ilişkilerini sürdürdüğünü ısrarla tekrarlıyoruz. Son bir iki gelişme bile, ne kadar haklı olduğumuzu, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarıyor. Hele Yunanistan Ermeni palavralarının anavatanı Fransa’dan kaynaklanan sözde soykırım safsatalarının, Avrupa’da gördüğü revaç, her şeyi gözler önüne seriyor. Türkiye ve Türklere karşı kurulan şer cephesinin liderliğini üstlenen Yunanistan’ın, Ermeni safsatasını parlamentosunda kabul eden ilk ülke konumunda olduğunu hatırlatalım. Yunanistan’ın şimdi de, Ermenistan’a kucak açmasını yadırgamadan yine bir “Haçlı ittifakı”nın hortladığı görülüyor. Yunanistan’ın, alehimizdeki her kararın ya önderliğini yaptığı ya da değişmez destekçisi olduğu anlaşılıyor. Avrupa’nın Türkiye’ye takındığı olumsuz tutum ve haksız kararların hangisini sayalım ki! Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, hukuku çiğneyerek, bir teröristi muhatap alması bile, mantaliteyi kanıtlıyor. Tavizlere ne demeli? Ya, Avrupa Birliği’ne katılım için, Türkiye’den istenen tavizlere ne demeli? Bal gibi hem hükümranlık haklarımız çiğnenmek hem de içişlerimize karışılmak isteniyor. Sağduyu sahibi her Türk’ün gönlünde yer alan, Avrupa Birliği’ne katılım isteğini ve Türkiye tarafından katedilmeye başlanan ince ve uzun yolu, tuzaklarla dolu bataklığa dönüştürmek için her türlü çabayı harcayan bir Avrupa karşımıza çıkıyor. Ecevit bile patladı Avrupa’nın ardı arkası kesilmeyen temelsiz ve kaygı verici istekleri karşısında, Başbakan Ecevit’in verdiği cevap gerçekten de tarihi bir belge niteliğini taşıyor: “...Ve Avrupa, Türk ulusunu, kandırmacalarla, baskılarla, dayatmalarla, etnik lobilerle veya bölücü akımlara destek olmakla, kendi güdümüne alamaz ve yıldıramaz.” Avrupa Birliği’nin aldattığını da vurgulayan Ecevit’in ağır sözleri, Avrupa için gecikmiş; fakat gereken bir uyarı oluyor. Şu gözü kapalı Avrupa ve Avrupalı sevdasından vazgeçip, acı da olsa, gerçekleri görebilmenin tam zamanını yaşıyoruz. Zararın neresinden dönersek kârdır sanırız.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT