BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ayçiçekleri

Ayçiçekleri

Kış, bu sene gelmemeye yeminli sanki. Gökyüzünde herkese inat parlamaya devam eden güneş, melankoliyi de kapı dışarı ediyor bu şekilde.



Kış, bu sene gelmemeye yeminli sanki. Gökyüzünde herkese inat parlamaya devam eden güneş, melankoliyi de kapı dışarı ediyor bu şekilde. Sonbaharla birlikte kendisini hissettirmeye başlayan olumsuz duygular bekleme odasında oflayıp puflamakla meşguller herhalde. Bu, başımıza gelebilecek en hoş olaylardan birisi. Her ne kadar kışı çok sevsem de çok naz aşık usandırır, biliyorsunuz. Gri bir havada, pencerenin önündeki koltuğuma gömülüp insanların neden nankör olduklarını soruşturarak kendimi yiyip bitireceğime, pırıl pırıl bir günde yürüyüşe çıkmayı tercih ederim doğrusu. Çünkü insanoğlunun sıkıntıları ile ilgili sorular bitmez. Bu güne kadar Aristotales’ten Freud’e kimse bu işin altından tam olarak kalkamamış. Dünya üzerinde yaşayan insan sayısı kadar davranış modeli mevcut. Her insan müstakil karakterine sahip olduğuna göre ortaya göreceli kavramların çıkmasına engel olamazsınız. Bu durumda hüzünle evlenip gözyaşlarıyla yuvanızı süslemeye çalışacağınıza olaylara gülüp geçmeniz ve keyfinize bakmanız daha mantıklı. Dün bir okurumdan aldığım faks beni çok güldürdü mesela. Diyor ki, “İsis hâlâ sizden daha güzel!” Herhalde İsis’in yakın arkadaşıydı. Ama eğer bu doğruysa dostumuz oldukça yaşlı olmalı. İlgi alanı eski Mısır olmayanlar için açıklayayım, İsis, eski Mısır inanışında Osiris’in karısıdır. Çok güzel bir kadın olduğu, ele geçen yazılı metinlerden anlaşılmaktadır. Hiç şüphesiz, önemli bir kadındır. Yalnızca çok tanrılı eski Mısır inanışında tanrıça olarak kabul edildiğini unutmamak gerekir. Büyücülükten sorumlu bir tanrıça... Tuhaf bir mukayese olduğunu kabul edin! Hayat, komikliklerle dolu aslında. İnsanlar o denli sinirli ki garip davranıyorlar yaşarken. Bir banka şubesinde sıraya girdiğinizde her an çıkabilecek bir kavgaya hazır olmanız gerekiyor günümüz Türkiye’sinde mesela. Ya da trafikte burnundan soluyan bir sürücüyle atışıp karakolluk olmanız hiç de uzak bir ihtimal değil. İşte bunlara inat güneş gülümsüyor. Kendisinden milyarlarca ışık yılı uzaklıkta yer alan bu küçücük gezegende birbirini yemeye hazır durumdaki, gezegenden de küçük insanlara ışığını ve ısısını gönderirken müstehzi bir gülümseme yerleştiğini hayal ediyorum dudaklarına. Ne sanıyoruz ki kendimizi? Ne sanıyoruz ki dertlerimizi? Sanki bizden başka kimsenin problemi yokmuş gibi düşünmek ve üzülmek nasıl bir mantık böyle? Sürekli kızgın dolaşan insanlar haline geldik. O kadar ki artık Olacak O Kadar Televizyonu isimli programa gülemiyorum. Bana, hicvedilen konular oldukları gibi aksettiriliyor gibi gelmeye başladı. Elbette büyük dertleri olanlar var. Onlara değil sözüm. Kafama takılanlar daha lüks sorunlar. Kocayla kavga etmek, kayınvalide ile ters düşmek, çocuğu şımartmış olmak, araba kredilerini denkleştirememek gibi. Bunlar, aslında dert falan değil. Asıl dertliler, hastanelerde sıra bekleyenlerde. Çaresiz hastalıklara yakalanıp çırpınanlarda. Her gün yeni bir ümitle doktora koşup, eli boş dönenlerde. Allah yardımcıları olsun. Ben bu defa güneşle barışığım. O parladıkça ben umut büyütüyorum kalbimde. Evet, ters giden şeyler var benim de hayatımda ama geçer. Çünkü hayatın kendisi de dahil her şey geçicidir. Demek ki dertlerin son kullanma tarihleri mevcut. Bayatladıkları anda çöpe atılacaklardır. Size de bu bakış açısını tavsiye ediyorum. Bugün kendinize bir iyilik yapın ve farklı bir şeyler yaşayın. Hiç giymediğiniz bir giysiyi giyin mesela. Yüzünüzü tıpkı bir ayçiçeği gibi güneşe döndürün. Ola ki yazının çıktığı gün hava yağmurluysa o zaman da yağmuru sevin. Her şeyi bir tarafa bırakın ve kendinizi sevin! LEVHA Her parlayan altın değildir. SÖZÜN ÖZÜ Yüzünü güneşe çeviren insan gölge göremez.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT