BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Japonya Müslümanları

Japonya Müslümanları

Sultan 2. Abdülhamid Hint Okyanusu’ndaki adalardan tutun, Endonezya’ya kadar din adamı gönderiyor, İslamı tebliğ için. Pekin’e Lüleburgazlı Eşref Efendi gidiyor. Pekin Camii açılıyor.



Sultan 2. Abdülhamid Hint Okyanusu’ndaki adalardan tutun, Endonezya’ya kadar din adamı gönderiyor, İslamı tebliğ için. Pekin’e Lüleburgazlı Eşref Efendi gidiyor. Pekin Camii açılıyor. Kendisine de “Çinli Hoca” diyorlar. Japonya’nın İslam ile tanışması Tatar Abdürreşid İbrahim ile başlıyor. İlk Cami Tokyo’da açılıyor. Öyle fedakar ki Abdürreşid İbrahim cami yapımı için ot yiyor, kaynak aktarıyor, buluyor, koşturuyor. Amacı da gerçekleşiyor. Savaş sonrası yıkılıyor cami. Görevi Prof. Japon Müslüman Abdülvasi Seytu üstleniyor. Abdülhamid Han’ın Japonya’ya gönderdiği ve tarihe “Ertuğrul Faciası” olarak geçen gemide 550 askerimizin şehit olması, bu ülke insanlarının gözünü ve kulağını Türkiye’ye çeviriyor. Her yıl anılan ve bu şehitler için yapılan törenlere çok sayıda Japon da katılıyor. Büyük bir heyecan ve saygı ile izliyor. Bu son anekdotu Japonya İslam Merkezi Başkanı Prof. Salih M. Samarrai anlattı. Birkaç gündür Ankara’da. Aslen Iraklı bir ulema ailenin çocuğu. İriyarı bir akademisyen. Baas zulmüne dayanamıyorlar ve önce Suudi Arabistan’a göçüyorlar. Orada Üniversitede ders veriyor. Sonra ver elini Japonya. Yıllardır burada. Kendisini İslami hizmetlere vermiş. Diyanet Vakfı’nın yapımını üstlendiği Tokyo Camii’ne de bu merkez 2 milyon dolar yardımda bulunmuş. 100 bin Japon Müslüman Prof. Samarrai’nin anlattığına göre Japonlar, Türklere karşı derin bir muhabbet içinde. Her yıl da çok sayıda turist Türkiye’ye gidiyor. İslam’a da “Türk’ün dini” olarak bakıyorlar. 100 bin Japon Müslüman varmış bu ülkede. 300 bin kadar da değişik ülkelerden gelen Müslümanlar. Özellikle de Pakistan. Türkiye’den de çok sayıda gelen olmaya başlamış. Hem işçi, hem talebe. Rahmetli Özal’ın ısrarla yapımını istediği, Demirel’in yakından takip ve teşvik ettiği Tokyo Türk Camii’nin yanında boş bir arsa var. Satışına 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel mani olmuş, burada İslam eğitimi veren bir okul açılmasının doğru olabileceğini anlatmış. Aman ne memnun olmuşlar Japonya’daki Müslümanlar. Genel Sekreter Necdet Seçkinöz’ün konuya ilişkin yazısı Prof. Samarrai’nin yanında geziyor. Teşekkür için “Kuleli Sokağa” ulaştı ama, “Baba” İstanbul’da imiş. Japon yasalarına göre bu arsanın inşaata başlaması gerek. Yoksa her yıl kötü görünümden 40 bin dolar ceza kesiliyor. Bölgede de böyle bir okula ihtiyaç varmış. Çünkü Rusya başta bölgede çok sayıda cami açılmaya başlamış. Sibirya’nın yarımadası Kamçatka dahil. Habarus günün başladığı veya bittiği yer. Doğu’da gece ise, batıda gündüzün olduğu meridyen üzerinde. Şimdi burada da cami var. Yakutistan’da yeni bir mescid inşa edilmiş. Komünistlerin yıktığı her caminin yerine yenisi yapılıyor. Türk mimari sanatının bir güzel örneği Yeniden Japonya’ya Prof. Samarrai’nin anlattığına dönelim. Tokyo Türk Camii’nin yeri Tatar Kurban Ali adına kayıtlı iken, Enver Apanay’a intikal etmiş. Sonra da Japon Müslümanlar için muhafaza edilmek kaydıyla Türkiye’ye bağışlanmış. Ankara da sözünü tutmuş, ortaya Tokyo Camii çıkmış. Şimdi burada daha önceleri parklarda toplanabilen Müslümanlar camide bile milli günlerini kutlayabiliyorlar. Pakistanlılar bunu hep yapıyor. Türk imam Washington’dan gelmiş. Birkaç yabancı dili var. Sosyal bir insan. Gönülleri fethetmiş. Gönüllü yardımcı Nimetullah da öyle. Okudukları Kur’an-ı kerim için gruplar halinde Japonlar dinlemeye geliyorlarmış. Nimetullah Hoca şimdi ayrıca, 5 Japon Camii’nin yapımıyla ilgileniyormuş. Osaka’da, Kyota’da ve Kobe’de. 100’ü aşkın bu tür örgütlenme mevcutmuş Japonya’da... Şimdi Japon Müslümanları Tokyo Türk Camii’nin bitişiğindeki bağışlanan boş arsaya okul yapmak için canhıraş çalışıyorlar. Bittabi Prof. Salih Samarrai’nin başkanı olduğu Japon İslam Merkezi de. Bir de bakmışsınız bu okul da, aynı Tokyo Türk Camii gibi bitivermiş, açılışı için Türkiye’den özel uçak havalanıvermiş. Neden olmasın? Sürekli zikzaklar çizen, hiç de güvenilir dost ve müttefik olma özelliği gösteremeyen bazı AB ülkeleri karşısında Japonya gerçek bir güç, Japonlar hakiki dost.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT