BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > En kahraman bizim Hakan !

En kahraman bizim Hakan !

Türkiye, sanki başka bir evlâdı daha yokmuş gibi hâlâ onu konuşur... Hâlâ onun hasreti ile yanıp tutuşur... Kimisi “Elimizden nasıl kaçırdık” diye kafalarını duvarlara vurur...



Türkiye, sanki başka bir evlâdı daha yokmuş gibi hâlâ onu konuşur... Hâlâ onun hasreti ile yanıp tutuşur... Kimisi “Elimizden nasıl kaçırdık” diye kafalarını duvarlara vurur... Kimisi “Ondan nasıl kurtulduk” diye gözlerine inanamaz... Bazılarımız ona “futbolcu” yakıştırmasını çok görür, bazılarımız da “Ondan büyük kim var” diye etrafa böbürlene böbürlene konuşur... Onun adı Hakan Şükür... Bizim evlâdımız... Bizim gözbebeğimiz... Bizim can simidimiz... *** Ligde Hakan’ın neredeyse iki sezonda attığı golü 12 maçta filelere gönderen Jardel’i bile beğenmezken, biz G.Saray’ı bıraktık, şimdi İnter’in milletçe en ateşli taraftarı olduk... Hakan gol kaçırdıkça, biz de aklımızı kaçırıyoruz televizyon başında... Spikerimiz bile amigoluğun kralını yapıyor milyonların karşısında... Hakan da Hakan... Varsın daha iki golü olsun aylar boyunca... Varsın kule gibi dursun... Varsın boş kaleye bir metreden karavana atsın... Varsın topa dokunayım derken yere uzansın... O bizim Hakanımız... O bizim her şeyimiz... *** Buraya kadar yağcılık tamam... Amma... Geçen hafta Dünya ve Avrupa Şampiyonu, yıldızlar topluluğu Fransa karşısına çıkamayan da o... Sakat dediler... Ne kadar ciddiydi acaba ? İki gün sonra takımı İnter’in formasını giyip Perugia, aradan geçen bir iki gün sonra da Hertha Berlin karşısında “Deli danalar” gibi koşan da o... Nasıl bir sakatlıkmış bu? Milli maçta nüksediyor, İnter’de geçiyor... Fransa karşısında 6 futbolcu değiştiren Şenol Güneş, K.Hakan’ın son 9 dakikada oyun dışı kalmasıyla takımı sahada 10 kişi bıraktı... Bıraktı çünkü, 7. değişiklik için kenarda bekleyen isim Hakan Şükür’dü... Kulübede ayak ayak üstüne atmış, 10 kişilik Milli Takımı utanmadan, vicdanı sızlamadan, görev anlayışını yüreğinde hissetmeden seyreden de o... O anda, hangi Türk futbolcusu olursa olsun, ister ayağı sargılı, ister kafası patlak, arkadaşlarını asla yalnız bırakmazdı... İki günde geçecek kadar hafif sakatlığı bulunan Hakan Şükür, o gün takımını resmen satmıştır... Resmen ay-yıldızlı formayı giymek için nazlanmış ve bu nazını da disiplinden, otoriteden yoksun hocası Şenol Güneş’e de kabul ettirmiştir... *** Şimdi göreceksiniz... Hakan Şükür’den kimse bu nazının hesabını soramayacak... Kimse “Yahu Hakan, hangi doktora gittin bari ismini ver de, bizim müzmin sakatları ona gönderelim” diye adres istemeyecek... Kimse ay-yıldızlı formanın “Naza ve kaprise” neden bu kadar çabuk teslim olduğunu araştırmayacak... Kimse, zamanında “Prim, jeep” diye kıvranan ve onların sözcülüğünü yapan Hakan Şükür’e, işin ucunda bir avanta olmayınca görevden kaçtığınının cezasını kesemeyecek... Bırakın bunları, daha ilk milli maçta, Şenol Güneş’in aklına ilk onun ismi gelecek... Gazeteler, İnterli Hakan’ın başarılarını manşetlere taşıyacak ama milli formadan kaçan Hakan’ı eleştirmeyecek... Televizyon mikrofonları yine ilk ona uzatılacak... Çünkü o bir kahraman ! Sakat sakat oynayan Okan, Suat, Emre enayi... Biz hâlâ, cephenin ön saflarında süngü ile savaşanları unutup, çadırda sıcak çayını içenlere apolet takalım... Kahramanlık bu kadar mı ucuz? E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT