BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne yarışı?

Ne yarışı?

Futbola hiç bakmazlar, ne şartlarda olursa olsun gelen üç puana bayram yaparlar. O an için sevinmek doğal fakat gelecek maçlar için tedbir almayı düşünmemek amatörlük olsa gerek.



Futbola hiç bakmazlar, ne şartlarda olursa olsun gelen üç puana bayram yaparlar. O an için sevinmek doğal fakat gelecek maçlar için tedbir almayı düşünmemek amatörlük olsa gerek. Üç hafta öncesine kadar Trabzonspor ligin lideriydi. Her maçından yorum geçtik, hep uyardık, yetkililerin dikkatini çekmeye çalıştık. Trabzonspor’un maçlarını bıçak sırtında oynadığını, her maçından üç ihtimalin çıkabileceğini ısrarla tekrarladık. Genel olarak Trabzonspor’un oyun taktiğini rakiplere kabul ettiremediğini, birkaç özel yetenekli futbolcusunun üstün performansıyla maçları kurtardığını doneleriyle anlattık. Bu futbolcu kadrosunun kollektif hareketinin mümkün olmadığını, bu şekil futbolun da Trabzonspor’u hedeflenen çizgiye çıkaramayacağını belirttik... Dikkate almadılar, kötünün habercisi olarak yorumladılar bizi. Hatta medyadaki yalakalarıyla Trabzonspor’un başarısını çekemeyenler sınıfına sokturdular... Neymiş efendim, tüm hesaplar başarı üzerineymiş, etraftan gelen çatlak sesler başarıyı engelleyemezmiş, başkanı ve Giray hocası gerekli tedbirleri alıyormuş. Trabzonspor düşmanlarının yazdıkları “Şirin”lik olarak kalacakmış... Sevgili Trabzonsporlular, inanın haklı çıkmaktan mutlu olmuş değiliz. Meslek adına sevinç hanemize bir şeyler eklense de, memleketin takımının zarara uğratılması yaralamıştır bizi... Bu kafalarla Trabzonspor hiç bir zaman başarıyı yakalayamaz. İlk sebep kulübü yönetenlerin olgunlaşmış futbol görüşünün olmamasıdır. Plansız programsız devletler bile yıkılmaya mahkumdur . O zaman bu futbol fukaralarının başarılı olma ihtimali yüzde kaçtır? Koca kulüpte neyi, niçin yaptığını bilen bir kişi var mıdır acaba?.. Osman ve Macit’in olduğu defansa, takviye olarak Güngör’ün alınmasına ne dersiniz? Belki de sahip olunan stoperler içinde en iyisi olan Cem’in yıllardır nöbet tutmasını nasıl yorumlarsınız? 3 numaralı forma için Abdülkadir, Jarko, Orhan ve Ramazan’ın elde tutulmasını, son Fener maçında bu mevkide Gökdeniz’in oynatılmasını nasıl değerlendirirsiniz? Sezona başlarken Lange-Hami ve yedek Murat üzerine kurulan hücum hattına 90 günde Löbe ve Oktay’ın eklenmesini, bir çok maçta bu mevkide Zafer’in oynatılmasını nasıl karşılıyorsunuz? Orta göbekte asılı duran üç forma için; Gökdeniz, Erhan, Sergen, Erman, Yanchev, Nesim’in sıra beklemesini, liberoda sadece Nikolovski’nin faydalı olabildiğini... Tüm bunların plan programla uzaktan yakından alâkası olmadığını söylersem Trabzonspor düşmanı mı oluyorum? Yalaka kalemler yıllardır eksikliği çekilen yedek kulübesinin dolduğundan dem vuruyor. İyi de ustalar, çizgilerin içi zengin olmadıktan sonra yedek kulübesinin ne faydası var? Kazanınca şampiyonluk, kaybedince yarışmacı takım kimliğine çark edişi nasıl değerlendirirsiniz? Birisi çıksın, bu yarışmacı takım “ne demektir”, Trabzonspor taraftarına açıklasın. Koşu atına çevirdiler Trabzonspor’u. Üç sezondur biniyorlar, bir yarışı kazandığı yok. Ne hikmettir bilinmez, kaybeden hep Trabzonspor oluyor. Üç yıl daha yarışsanız ne olacak? Hami, Orhan, Löbe, Osman, Sergen, Oktay, Abdülkadir, Nesim, Jarko mu kalacak elinizde? O zaman daha tecrübeli, daha faydalı mı olacaklar? Erman, Tamer, Macit olmayan yeteneklerini geliştirip tavana mı vuracaklar? Bir Nikolovski, bir Gökdeniz, bir Zafer, daha başka belki belki kaleci Metin. Sayın başkan, paralı yardımcılar arıyormuş. Yok sayın başkan yok, paralı değil, futbol bilgili adamlara ihtiyacın var. Bu kafalarla 20 milyon değil, 120 milyon dolar olsa bile fark etmez. İnanın kazanan komisyoncular, kaybeden Trabzonspor olur bilesiniz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT