BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ÖSS’de geri sayım

ÖSS’de geri sayım

Yaklaşık bir milyon 400 bin öğrencinin katılacağı ÖSS, 2 Mayıs 1999 Pazar günü gerçekleştirilecek



Onlar ne seçim sonuçlarını konuşuyor, ne hükümetin nasıl kurulacağını... Beyinlerini ne Kosova’daki Sırp katliamlarına yoruyorlar, ne de lig şampiyonunun hangi takım olacağına... Onlar, yemelerini, içmelerini, uykularını, gezmelerini, eğlenmelerini ve bütün düşüncelerini bir noktaya, bir güne odakladılar: 2 Mayıs 1999 Pazar. Onlar, kişiliklerini, geleceklerini, hayat tarzlarını önemli ölçüde etkileyecek üniversitenin kapısını aralayacak Öğrenci Seçme Sınavı’na (ÖSS) hazırlanan onbinler. Yaklaşık bir milyon 400 bin öğrencinin katılacağı ÖSS, 2 Mayıs 1999 Pazar günü gerçekleştirilecek. 17 yıl aradan sonra tekrar “tek” olarak yapılacak büyük imtihan günü yaklaştıkça, üniversite adaylarındaki heyacan da doruğa çıktı. Üniversite adayları, adeta dünya ile ilişkilerini kesip kendilerini derslere verdiler. Okullarında, evlerinde ve dersanelerde sürekli olarak test çözüp şimdiye kadar öğrendiklerinin tekrarlarını yapan öğrenciler, bu sefer geçmiş senelere göre daha tedirginler. “Geleceğimiz tek bir imtihana bağlandı” diyen öğrenciler, “Önceki yıllarda birinci imtihanda alınan az puanı, ikincisinde nisbeten telafi etme imkanı vardı. Şimdi böyle bir durum yok. Tek imtihana indirilmesi heyecan ve korkumuzu daha da artırdı” diyerek ÖSS’den duydukları tedirginliği dile getiriyorlar. Adayların ÖSS’deki başarıları veya başarısızlıkları, kendileri ve aileleri dışında hazırlıklandıkları dersaneleri de doğrudan etkiliyor. Dersaneler de öğrencilerinin aldıkları puanlara göre kendilerini değerlendiriyorlar. Bu sebeple maratona katılacak bir atlet gibi öğrencilerini ÖSS’ye hazırlayan dersane öğretmenleri, son günleri üniversite adaylarının stresini yenmeye ve imtihanın püf noklarını anlatmaya ayırdılar. Üniversite adaylarının artık en hassas döneme girdiklerini belirten eğitimciler, “Bundan sonra başarıyı etkileyecek en önemli unsur, kaygıyı yenmektir. Öğrenci de, veli de buna dikkat etmeli “ diyorlar. Öğrencilerin çoğunun imtihanı kişiliklerini ölçen bir test olarak gördüklerini belirten eğitimciler, “Üniversite imtihanı kesinlikle kişilik testi değil, bir bilgi sınavıdır. İmtihanda başarısız olma düşüncesinin bir tehdit gibi algılanması, kaygı düzeyini artırır. İmtihanla ilgili olumsuz düşünceler, öğrencinin kendine güvenini azaltır. Aile ve arkadaş grubunun beklenti ve baskıları öğrenciyi bunaltır. Hem aileler, hem yakın çevre üniversite adayını bu tür baskı altında tutmaktan özenle kaçınmalıdır” tavsiyesinde bulunuyorlar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT