BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Medyatik Türkiye”

“Medyatik Türkiye”

Bab-ı Âli’yi akıl ve zekâsıyla, sezgileriyle iliklerine kadar içinde hisseden ve damarlarında yaşatan Kenan Akın gibi pek az gazeteci tanıdım.. Hayatını, sağlığını fedâ edecek kadar mesleğine sarılmış bir Bab-ı Âli efendisi, bir matbuat duayenidir o..



Bab-ı Âli’yi akıl ve zekâsıyla, sezgileriyle iliklerine kadar içinde hisseden ve damarlarında yaşatan Kenan Akın gibi pek az gazeteci tanıdım.. Hayatını, sağlığını fedâ edecek kadar mesleğine sarılmış bir Bab-ı Âli efendisi, bir matbuat duayenidir o.. IQ, her işte, her meslekte aranan bir ayrıcalıktır.. Yalnız gazetecilik mesleğindedir ki, EQ dedikleri (emotional quotient) duygu ve sezgi yoğunluğu da şarttır... Kenan Akın 40 yıllık meslek hayatıyla, kendisini bu vasıflarla donatmış bir hocadır.. Sorgu ve yargı Bir mahallî gazeteden, 3 kıt’ada basılan ve satılan bir gazetenin genel yayın müdürlüğüne gelmek her babayiğidin kârı değil.. Aynı zamanda meslek kuruluşları.. Aynı zamanda aylık bir dergi.. Aynı zamanda kitap.. Son yayınladığı “Medyatik Türkiye” kitabıyla gazetecilik mesleğini, bir bakıma “Mass Media”yı sorguluyor; sorgularken zaman zaman yargılıyor da.. Hafızasını kaybetmiş bir medya canavarını tanıtıyor.. Teknolojinin dışımızı renklendirdiği kadar içimizi kararttığı da ilk defa bu kadar açıklıkla anlatılıyor diyebilirim.. Mesleğin eski saygınlığı unutulmuş gibi.. Tiraj kaybına çare olarak düşünülen promosyon faciasının Bab-ı Âli’yi nasıl intihara sürüklediğini bir ustadan öğrenince, facianın boyutları daha iyi anlaşılıyor.. Gerçek şu ki, yanlış ve pahalı promosyon, lüks teknoloji ve dağıtım aksaklıkları, gazeteciliğin aslî unsuru olan insan ve haber anlayışı konusunda inanılmaz tahribata sebep olmuş; korunması gereken meslekî değerleri altüst etmiş.. İnsana yatırım yok.. Ülke nüfusu 40-50 milyon dolaylarında, okur-yazar oranı yüzde 50’lerde iken basındaki tiraj sıkıntımızı anlıyorduk.. Ancak, bugün 65-70 milyon nüfusu ve yüzde 85 okur-yazarı olan Türkiye’de bu çapta bir tiraj sıkıntısını anlamak kolay değil.. Bir çarpıklık var bu Bab-ı Âli’de.. Cesaretle anlatıyor Ve gazetecilik mesleği.. Gazeteci, kimdir, kim olmalı? Bir zamanlar gazeteciliğin meslek olmadığı bile tartışılmıştır bu ülkede.. Ve yine bu ülkede basın kartı taşıyan herkesin gazeteci olduğu sanılmıştır.. Kenan Akın mesleğin en ince, en hassas yönlerini irdeliyor; yalnız irdelemekle kalmıyor, çâreler arıyor ve çözümler getiriyor.. Bir üniversite hocası olarak mesleğin ağırlığını, onurunu ve boşluklarını kılı kırk yararcasına, içi yanarak, ama cesâretle anlatıyor.. Gazetelerle hesaplaşır gibi bir üslubu var.. Kitabın öğretici tarafı daha ağır basıyor, ancak didaktik değil.. Her mesleğin birden fazla yapı özellikleri olabilir; bizim mesleğimiz ise bir tek ilkeye dayanır: Haber ve haberin namusu.. Haberin onuru Mesleğimizle ilgili bütün kuruluşların uğraşı alanı ne olursa olsun, “haber” ve “haberin onuru” başta gelir.. Herşey haber için, herşey haberin sağlığı, doğruluğu içindir.. Şüphesiz her külfetin bir ücreti var.. Her meslekte geçim endişesi ön planda gelir.. Ancak gazeteciliğin öyle zamanları olur ki, haber ön plana geçer ve gazeteci gıdasını haberden alır.. Onun içindir ki, muhabirliği “kahramanlık” olarak niteliyor Akın.. “Medyatik Türkiye”yi okumak gerek.. Kitap, yoğun eleştirel bir bakış getiriyor..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT