BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dış ticaretimiz

Dış ticaretimiz

Bugünlerde Ağustos’a ait dış ticaret rakamlarının açıklanması üzerine basında bu konuda karamsar tablolar çizilmeye başlandı.



Bugünlerde Ağustos’a ait dış ticaret rakamlarının açıklanması üzerine basında bu konuda karamsar tablolar çizilmeye başlandı. Çeşitli gazeteler konuyla ilgili olarak endişeli görüşlerini geniş şekilde kamuoyuna yansıtınca bütçenin oluşturduğu iç finansman sorunu yanında, dış finansman mevzuu da yer almaya başladı. Bu sebeple bu yazımızda dış ticaretle ilgili düşüncelerimizi aktarmaya çalışacağız. Biz, 1954’te Hazine Genel Müdür Yardımcısı olduk. Bundan sonraki çalışmalarımızın ağırlık noktasını ülkemizin döviz ihtiyaçlarının karşılanması için gereken çalışmalar teşkil etti. Bu çalışmalar sırasında eski Merkez Bankası Başkanlarından merhum Naim Talu, o zamanki Devlet Planlama Müsteşarı merhum Turgut Özal ve Hazine Genel Sekreteri olarak biz çok sıkıntılı günler geçirdik. Ayrıca, 1965 yılı bütçesinin görüşülmesi sırasında zamanın Maliye Bakanı merhum Ferit Melen, plan ve bütçe komisyonunda kendisine verdiğimiz notu okuduktan sonra sevinçle “arkadaşlar 1964 ihracatımız ilk defa 400 milyon doları geçti” dediğini hiç unutmuyoruz. Döviz durumumuzun sıkıntılı halini anlatacak o kadar olay var ki işte bunları hatırladıkça biz, şimdi endişe verici gibi görünen son durumdan o kadar etkilenmiyoruz. Konuya evvela, dış ticaretimizin son 10 yıllık görüntüsüne bakarak girelim. Bu tabloda da görüldüğü gibi, ihracatımız son 10 yıl içinde inişli çıkışlı bir görüntü içinde bulunmuştur. Halbuki, 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan 1980-1990 arasındaki ihracat durumu şöyleydi: 1980’de ihracat 2.910 milyar dolar, 1983’te 5.727 milyar dolar, 1984’te 7.133 milyar dolar, 1985’te 7.958 milyar dolar, 1987’de 10.190 milyar dolar. Her iki tablo bir arada incelendiği zaman görülüyor ki 24 Ocak 1980 kararlarıyla ihracatta bir atılım başlamış ve bu hızını 1990’a kadar devam ettirmiştir. 1991’den itibaren de ihracatta zikzaklı bir gidiş meydana gelmiştir. Dış ticaret mevzuunda ikinci ayak da şüphesiz ithalattır. Rakamlar incelenirken dikkat edilirse ithalat 1995’ten itibaren aşırı bir artış gösterir hale gelmiştir. Fakat, bu konuda da anormal görüntüler var. Mesela, 1993’te %28.7 oranında artış gösteren ithalat 1994’te %20.9 azalış kaydetmiş, 1995’te %53.5 artıştan sonra 1996’da bu temayül azalmış ve ithalatın kaydettiği yükselme %22.2 olmuş. 1999’da ise 11.4 azalmıştır. Bütün bu rakamlar incelendiğinde dış ticaret mevzuunda kısa vadeli görüntülere bakarak endişe duymanın yanlış olduğu ortaya çıkar. Aslında gerek ihracatın gerek ithalatın seyrinde madde ve ülke bazında rakamlar ele alınarak hareket etmek gerekir. Eminiz ki bu konuda Dış Ticaret Müsteşarlığı gerekli çalışmaları devamlı olarak yapmakta, bunların sonuçlarını değerlendirmektedir. Sanıyoruz ki hükümetin ekonomik programı şimdiye kadar ki gibi iyi uygulanırsa iktisadi hayatımızdaki düzelmeler dış ticarette de kendini gösterecek, üretim artış ve döviz kurlarındaki dengeli gidiş dolayısıyla bu konuda endişeye mahal kalmayacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT