BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs meselesi-1

Kıbrıs meselesi-1

AB’nin Katılım Ortaklık Belgesi ile Kıbrıs meselesi yine gündemin ilk sırasında yer almaktadır. Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi’nin neşrettiği “duyuru” önemli mihenk taşlarını ve bilinmesi gereken gerçekleri ihtiva ettiği için naklediyorum.



AB’nin Katılım Ortaklık Belgesi ile Kıbrıs meselesi yine gündemin ilk sırasında yer almaktadır. Kıbrıs Milli Koordinasyon Komitesi’nin neşrettiği “duyuru” önemli mihenk taşlarını ve bilinmesi gereken gerçekleri ihtiva ettiği için naklediyorum: “TÜRK varlığının, mevcudiyetinin ve geleceğinin teminatı olan KKTC’nin ilan edilişi bir tescildir. Ve bu tescilin 17. yılını 15 Kasım 2000 tarihinde idrak ettiğimiz için mutluyuz, kıvançlıyız. Türk varlığına tahammül edemeyen ve fanatik Yunan kilisesinin eğitiminden geçtiği için hiçbir zaman da tahammül edemeyecek olan TÜRK düşmanı palikarya ve destekçileri melanetini sürdürmeye devam etmektedir. ‘Dünya değişebilir, Türkiye bir badirenin içine girer, Kıbrıs’a bakamaz olur’ zihniyeti; yönetimleri değişse bile, Kıbrıs Rum’u ve Yunanlıda fikri sabit olmuştur. Rum-Yunan yönetiminin değişmez siyasi stratejisi statükonun devamıdır. TÜRK düşmanlığı ile beslenen bu statüko çerçevesinde eğer bir anlaşma yapmaya mecbur kalırlarsa da bu anlaşmanın devamlı olmayacağını her fırsatta ifade etmekten çekinmemektedirler. Yunanlı ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi: ‘Hiçbir milletlerarası anlaşma daimi olamaz; zamanla değişir... Şimdi mühim olanı temin edelim, milli hedefe yine gideriz. Çünkü bu yoldan asla dönmeyeceğiz, dönemeyiz, dönmemizi beklemeyiniz’ sözleri ile niyetlerini açıklamaktadırlar. Batı’nın ‘Şark Meselesi’ içinde yer alan TÜRK düşmanlığı Yunan tezini desteklemektedir. 6 Mart 1995 Ortaklık Konseyi kararının imzalanması ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB’ye tam üyelik girişiminin destekleme çabaları; geçtiğimiz günlerde Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB’ye tam üyelik yolunu açmada ilk adım olmuştu. 6 Mart 1995 tarihinde AB Konsey Başkanlığının yaptığı bir açıklama ile ‘Kıbrıs’ı AB’nin bir parçası olarak gördüklerini ve adanın artık AB gözetimine girdiğini’ belirtmesini; saptırarak; Türk milletine izah yolunu seçenler, artık tevil imkanı kalmayan bu durumu şimdi nasıl izah edecekler?... Gelinen son noktada görünen manzara odur ki; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi AB’ye 2003 yılında tam üye yapılacaktır. Türkiye’nin tam üye olarak katılmadığı bir AB’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yıllardır özlediği ENOSİS’i gerçekleştirecektir. 8 Kasım 2000 Çarşamba günü açıklanan AB’nin KOB’si ile aynı zamanda BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs’a ilişkin bir çözüm planı diye isimlendirilerek devreye sokulmak istenen dayatma metni; Türkiye’nin ve KKTC’nin TÜRK varlığına tahammülsüzlüğün bir göstergesidir. Batılı dostlar KIBRIS konusunu AB çerçevesinde eritip, sulandırıp Kıbrıs Türklerini azınlık haline getirerek; konuyu sözde çözüme ulaştırmak istemektedirler. Bu iki yüzlü bir davranıştır... BM Genel Sekreteri, bu emr-i vaki ile daha önceki ifadeleriyle çelişen bir tutum sergilemiştir. Tarafsızlığını kaybetmiştir...”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT