BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Televizyon çıktı mertlik öldü!..

Televizyon çıktı mertlik öldü!..

Türkiye’de futbol maçları şimdiki formatı ile canlı biçimde ekrana gelmeden önce, futbol maçlarının hakem ve federasyon gözlemcileri raporlarını sadece ve sadece tribündeki izlenimleri ışığında 48 veya 72 saat içinde hazırlarlar ve çeşitli kanallardan federasyona ulaştırmaya gayret ederlerdi.



Türkiye’de futbol maçları şimdiki formatı ile canlı biçimde ekrana gelmeden önce, futbol maçlarının hakem ve federasyon gözlemcileri raporlarını sadece ve sadece tribündeki izlenimleri ışığında 48 veya 72 saat içinde hazırlarlar ve çeşitli kanallardan federasyona ulaştırmaya gayret ederlerdi. Bunu nereden biliyorum derseniz, rahmetli babam yaklaşık 45 sene saha gözlemciliği, federasyon gözlemciliği yapmıştı. Müsabakalardan sonra da eve gelir, üç kopyalı raporunu hazırlardı. Çoğu defa da, yazım güzel olduğu için o söyler ben yazardım. Hemen ertesi sabah da, Sıraselviler’de bulunan, o zamanki adıyla Bölge, şimdiki adıyla da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne, genellikle elden ulaştırırdık. Bu raporlar ışığında, o zamanki adıyla Merkez Ceza Kurulu, şimdiki adıyla da Disiplin Kurulu toplanır ve kararını verirdi. O zamanlar bugünkü itiraz merci olan Tahkim Kurulu yoktu. Şimdilerde ise “Televizyon çıktı, mertlik bozuldu...” Sanıyorum ki, görevlerini eksiksiz yapabilmek amacıyla, gözlemciler akşam televizyon karşısına kuruluyorlar, pozisyonları ağır çekimde izledikten sonra raporlarını hazırlayıp, federasyona postalıyorlar. Federasyon da bu dosyaları Disiplin Kurulu’na sevkediyor. Kurul da, delil olarak televizyon görüntülerini değerlendirmeye alıyor ve basıyor cezayı... Gelelim sadede... Bu tehlikeli bir oluşumdur. Acaba hangi gözlemci Fenerbahçe Stadı’nda, o tribüne benzemeyen, izleyiciyi marke eden ortamda kalabalık içinde atılan dirsekleri, yumrukları görebiliyor ki... Ya da Ali Sami Yen’de, zeminle hemen hemen aynı seviyede bulunup, pozisyon sağlıklı değerlendirilebiliyor mu? Türkiye’deki stadların zemini Batı’ya oranla genelde daha mükemmeldir ama, tribünlerin aynı kalitede olduğunu söylemek sanırım imkansızdır. Bu nedenle, gözlemcilerin raporlarını müsabaka bitiminden hemen sonra maç hangi stadda oynanmışsa, oradaki federasyon odasında, ya da hakem odasında yazmaları gerekir. Bu işlem, en fazla on dakika sürer. O zaman ne dışardan müdahale olur, ne de gözlemci televizyonun etkisinde kalır. Pozisyon yorumcuları da hakemleri insafsızca hırpalamaktan, belki de, bir nebze de olsa uzaklaşmak zorunda kalırlar. Bu nedenle Futbol Federasyonu’nun raporların hemen maçtan sonra yazılarak ulaştırılma uygulamasını mutlaka gündeme getirmesi gerekmektedir. O zaman kimin gerçek gözlemci olduğu da ortaya çıkacaktır. Hatır-gönül işi de kendiliğinden sona erecektir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT