BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Krizin sorumlusu kim?

Krizin sorumlusu kim?

Yaşanan son krizde bazı bankalarla borsa spekülatörlerinin payı büyük ancak hükümet de yeterince acele davranamamıştır. “Bankalar birleşmek zorunda” demek bazı bankaların zorda olduğunu ilan etmektir. Sorumlular dikkatli olmazlarsa sistem vahşi kapitalizme dönüşür. Ekonomiye yön verenler tribünlere oynayamazlar...



Bir haftadır yaşanan finans krizinin sorumluları birden çok çevredir. Dedikodu üretenlerin başında vurgun yapmak isteyen borsa spekülatörleri geliyor. Bunlar panik oluşturup borsayı düşürmek ve ardından alım yapıp kârlarını katlamayı düşündüler. Doğrusunu isterseniz bu amaçlarına da vardılar. İMKB’de 2000 yılının en düşük noktasına geçtiğimiz hafta düşüldü.. Peki diğer sorumlular kim mi? Bazı bankalar. Bankaların birleşmesi Bunlar da anlamsız bir rekabet düşüncesi ile tehlikeli bir oyun oynadılar. Kriz çıkarsa sanki bundan kendileri hiç etkilenmeyecekmiş gibi resmen vahşi kapitalizmin kurallarına müracaat ettiler. Üçüncü sorumlu hükümet ve ekonomiye yön veren kamu kurumlarıdır. “İyi banka, kötü banka” ya da “Bankalar birleşmek zorunda” demek hiç abartısız bazı bankaların güvensiz olduğunu ilan etmektir. Soruyorum en yetkili ağızlardan bu biçimde açıklamalar olduktan sonra kim küçük bankalarda işlem yapar ve hangi tasarrufçu parasını oraya yatırır? “Bize bu kadar banka fazla” demek ya da o imada bulunmak hangi finans kuralının öğretisidir? Hayır hayır ilgili olanlar biraz daha sorumlu ve dikkatli olmak durumundadırlar. Ekonomiye ve finansa yön veren kurumlar “politik yatırım” ya da “şov” yapma yerleri değildir. Buradaki koltukları işgal edenlerin tribünlere oynamak gibi değil eylemleri, zerre bir düşünceleri bile olamaz. Olursa görevlerini suiistimal ediyorlar demektir. Operasyonlar Bir başka husus başlatılan operasyonların “ses bombası” görüntüsünü vermesidir. Maalesef operasyonların uygulama biçimi ciddiyeti gölgeleyecek düzeydedir. Namuslusu namussuzu pek çok işadamının gün geçmiyor ki koluna girilmesin..Temizlik elbette olmalı, namussuz ayıklanmalı ancak bu iş de şova dönüştürüp panik havası oluşturulmamalıdır. İki aydır Türkiye’de insanlar adeta bankaya gidemiyor ve bankalar da işlem yapamıyor. Oysa bankalar adı üstünde kredi müesseseleridir. Siz kredi alan herkesi “hırsız” ilan ederseniz sektörü ve hatta ekonomiyi öldürürsünüz. Banka operasyonu gibi gizlilik arzetmesi gereken bir operasyon düğün-bayram misali aylarca sürmez, kısa zamanda bitirilir. Sürerse işte böylesine kriz ortamlarını hazırlarsınız. Yabancılar gitti Bu operasyon metodu, bankalararası rekabet ve borsa spekülatörlerinin fısıltıları yabancı yatırımcıları kaçırmıştır. Kuşkusuz bu kaçışta yılsonu olmasının payı da yok değildir ama esas neden art arda yaşanan gelişmelerdir. Bir hafta içinde Türkiye’den çıkan para 1 milyar doların üstündedir. İşin kötüsü bu kesimin yani yabancıların 2001’de gelmeleri de kesin değildir. Güven büyük ölçüde zedelenmiştir. Yaşanan krizin gösterdiği bir başka şey de uygulanan stabilizasyon programından sapılması durumunda Türkiye’nin nerelere sürükleneceğidir. Ekonomik programa sadakat, olmazsa olmazdır. Kriz aşıldı Peki bunalım bitti mi? Merkez Bankası Başkanı Erçel ve Hazine Müsteşarı Demiralp’e göre bitmiştir. Selçuk Bey dün batma noktasında sırada herhangi bir banka ve finans kurumunun bulunmadığını söyledi. Ekonominin direksiyonunu tutanlar böyle diyorsa ve bunu milletin karşısında söylüyorlarsa sorun yok demektir. Nitekim piyasalardan da sorunun olmadığına dair ciddi işaretler art arda alınmaya başlandı. Neyse bu ders olsun ve bir daha bu tür sun’i krizleri yaşamayalım diyoruz...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110389
    % 0.97
  • 3.8376
    % -0.68
  • 4.5307
    % -0.43
  • 5.1459
    % 0.04
  • 155.563
    % -0.21
 
 
 
 
 
KAPAT