BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayret ki ne hayret!

Hayret ki ne hayret!

Türk cemiyeti buhranını yenemiyor ve biz buna şaşıp kalıyoruz. Nasıl yenebilsin ki; seneler senesi Milli Eğitim’de ne ektik, ne bekliyoruz?



Türk cemiyeti buhranını yenemiyor ve biz buna şaşıp kalıyoruz. Nasıl yenebilsin ki; seneler senesi Milli Eğitim’de ne ektik, ne bekliyoruz? Bizim içeriden, yabancıların dışarıdan; Türk’e karşı tatbik mevkiine konulan bunca şeytani tuzaklara, hile ve desiselere ve beyin yıkama ameliyesine daha ne kadar dayanılabilir? Aynı eğitim modellerini, baskı ve dayatmaları, bizim dışımızdaki herhangi bir millete, fazla değil, 50 sene tatbik edin; o milleti madde ve manasıyla yok edip tarihin çöplüğüne atabilirsiniz! Biz, bütün bu yapılanlara dayanabilmiş ve bugün, hak ve hakikatten bahsedebiliyorsak; bu, asla kendimizden ve bize karşı tatbik edilenlerden değil, hak ve hakikat adına canlarını feda etmiş şehit ecdadımızın yüzü suyu hürmetinedir. Onların duaları bereketiyledir. Bizler, eski Yunan’a aşık ve meftun olarak yetiştirildik. Yunan mitolojisini ve sahte tanrılarını kendi tarihimizden ve kendi inancımızdan çok daha iyi biliyoruz. Bu eğitim tarzıyla Yunan filozofları Türk Evi’nin aile büyükleri oldu adeta! Türk büyüklerinin resimleri okullarımızdan çıkarılarak köksüzlüğe itildik! Ne İmam-ı Gazali’den haberimiz vardı, ne İslami ilimlerden... Siz, nesillerinizi eski Yunan’ın sahte tanrıları ve onların binbir türlü hile ve ahlaksızlıklarıyla yetiştirirseniz; hangi sağlam karakteri ve olgun insan tipini beklemeye hakkınız olabilir? Bütün bir tarihi ve hafızasını unutturduğunuz bir milletin evlatlarının önüne, örnek diye eski Yunanı koyarsanız, bugünkü perişan halinize bile şükretmeniz gerekir! Nasıl olmuş da bu kadarı kalmış diye!.. Kendi ellerimizle öz nesillerimizi boğmamışız gibi, bugün; insan hafsalasının almayacağı iğrenç hallerimizden şikayet ediyoruz. Yolsuzluk ve talan ekonomisinden bizar olduğumuzu ileri sürüyoruz. Çocuklarımızın sürüklenmekte oldukları ahlaksızlık girdaplarından ürperiyoruz. Buna hakkımız var mı? Zakkum ektiğimiz tarlalardan gülşen vehmediyoruz! Yaşları 70, 40 ve 20 olan üç kuşak Türk neslini, şöyle bir gözünüzün önüne getirin ve ibretle bakın. Hiçbir müştereği kalmayan, birbirine zıt ve hatta düşman nesiller... Dilleri farklı, dinleri farklı, anlayışları farklı, giyim kuşamları farklı, hedef ve idealleri farklı, beklentileri farklı; her biri bir diğerinin maddesine ve manasına musallat yığınla insan!.. Milli seferberlik halinde; Türk Milli Eğitim sistemini aslına, Türk’ün değer yargılarına inkılap ettiremediğimiz müddetçe; yani, esatir-i evvel çöplüklerinden beslenip ruh ve maddemizi çürüttüğümüz müddetçe, hak ve hakikat adına hiçbir oluşa yer yoktur. Evi, sokağı, mektebi, fabrikası, köyü ve kentiyle kokuşmuş ve ateşin bacayı sardığı, zifiri karanlıktaki iniltili bu ruh halimizle kurtuluşu Batı’nın reçetelerinde arıyoruz! Daha dün Batı, bu reçeteleri bizden dileniyordu! Bize ne oldu da, kaybettiğimiz öz değerlerimizi dilenir hale düştük? Hiç düşündük mü?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT