BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çalma kapıyı çalarlar kapını!

Çalma kapıyı çalarlar kapını!

Dün ülkemizde hızla yayılan, fuhuştan bahsetmiştim. Bugün de fuhşun panzehiri olan “hayâ”dan bahsetmek istiyorum.



Dün ülkemizde hızla yayılan, fuhuştan bahsetmiştim. Bugün de fuhşun panzehiri olan “hayâ”dan bahsetmek istiyorum. Hayâ, sadece insana mahsus olan utanma duygusudur. Allahü teâlânın razı olmadığı çirkin şeyleri yapmaktan sakınma, başkalarının kötülemelerinden korkma, kötü iş yapınca utanma; utanmak, sıkılmak gibi manalara da gelmektedir hayâ. Bir toplumun ayakta kalmasında önemli bir yeri olan hayâ ve hayâ sahibi olmak üzerinde önemle durulmuştur dinimiz. Bunu sağlamak için din, iman ve ahlâk bilgilerinin öğrenilmesi ve çocuklara, gençlere öğretilmesi gerekir. Aksi halde hayânın ve iffetin yok olması kaçınılmaz olur. Bu da bir cemiyetin çökmesinin belli başlı sebebidir. Hayâ sahibi olmak, asırlar boyunca bütün Müslümanların şiârı olmuştur. Hayânın önemini Sevgili Peygamberimiz şu sözleriyle ifade buyurmuştur: “Hayâ imandandır. Fuhuş cefadandır. İman Cennet’e, cefa Cehennem’e götürür.”, “Fuhuş, insanın lekesi; hayâ, zîneti (süsü)dir.” Hayânın da çeşitleri vardır. Önce Allahü teâlâdan, hayâ etmelidir. Bunun için de, O’nun emir ve yasaklarına uymak, kötü düşüncelerden uzak durmak, helâl lokma yemek ve ölümü hatırlamak gerekir. Âhireti isteyenler, dünyanın geçici süsünden, zînetinden uzaklaşır. İşte bunları yapmak, Allahü teâlâdan hakkıyla korkmak demektir. Hayâ ve iman birlikte bulunur. Biri yok olursa, diğerinin ayakta kalması zordur. Kadının hayâsı, erkeğin hayâsından dokuz kat fazladır. Günah işleyecek kimsenin, bu günahtan vazgeçmesi, Allah’tan korktuğu için veya insanlardan hayâ ettiği için olur. Allah’tan korkarak terk etmenin alâmeti, o günâhı; gizli olarak da işlememektir. İnsanlardan hayâ etmek, onların kötülemelerinden korkmak demektir. Hayâyı korumada kadına daha büyük sorumluluk düşmektedir. Çünkü, birçok hayasızlığa, fuhşa birinci sebep kadındır. (Büyük çoğunluğu teşkil eden İffetli kadınlarımızı tenzih ederim.) Kadın, dinimizin bildirdiği manada hayâ sahibi olsa, o cemiyette fuhuş diye bir şey kalmaz. Eğer kadında hayâ kalmazsa, bugünkü manzaralar ortaya çıkar. İşte zirvedeki hayâsızlığı gösteren bir gazete haberi: “Müşteri bekleyen hayat kadınları, aralarındaki rekabet nedeniyle birbirine girdi. Fiyat nedeniyle çıkan tartışmanın büyümesi üzerine kadınlar kavga etmeye başladı. Birbirlerinin saçını başını yolan kadınları ayıran yöre halkı fuhşun bu kadar aleni hale gelmesine tepki göstererek, bir an önce yetkililerin önlem almasını istediler.” Bu derece hayâsızlara “insan” bile denilemez. Fakat bilmiyor bu zavallılar; öğretilmemiş kendilerine. Yaptıkları işin sadece dünyadaki çirkinliğini bilseler hiçbir zaman buna tevessül etmezler. Ahiretteki pişmanlığın yanında dünyada da telafisi mümkün olmayan zararları var: İslam büyükleri, zina edenin; rızkının noksanlaşacağını, ömrünün kısa olacağını, yüzünde güzellik kalmayacağını bildirdiler. Bu işlerle uğraşanların sonunda ne hale düştüklerini ibretle seyrediyoruz her gün. Bu kötü işte suçu tamamen kadınlara yüklemek de insafsızlık olur. Atalarımız,”Çalma elin kapısını, çalarlar kapını”, “Eden bulur” demişlerdir. Ahlaksızlıkta, tabii ki erkeklerin de rolü büyük. Nitekim Peygamber efendimiz, “Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur.”, “Ey gençler, namusunuzu koruyun, zina etmeyin! İyi bilin ki, namusunu koruyana Cennet vardır.” buyurdu. Peygamber efendimiz, bu günlerin geleceğini de haber verdi. Kıyametin ne zaman kopacağı sorulduğunda buyurdu ki: “Veled-i zina çoğalır. Zengine zenginliğinden dolayı hürmet gösterilir. Kötülük ehli, iyilik ehline üstün çıkar.” Tabii ki, ahir zamanda bütün olumsuzluklara rağmen iffet, hayâ sahibi olabilmenin mükafatı da o derece büyüktür. Bunu başarabilene ne mutlu!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT