BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sedef çiçeği

Sedef çiçeği

MUHAKEME sırası o gün 80’lik karı kocaya gelmişti. Yaşlı kadın, ağlamaktan çökmüş gözleri, adam ise suskun ve mahcub bakışlarıyle yanyana oturuyordu. Hakim kadına sordu: -Söyle Teyze, neden boşanmak istiyorsun?



MUHAKEME sırası o gün 80’lik karı kocaya gelmişti. Yaşlı kadın, ağlamaktan çökmüş gözleri, adam ise suskun ve mahcub bakışlarıyle yanyana oturuyordu. Hakim kadına sordu: -Söyle Teyze, neden boşanmak istiyorsun? İhtiyar kadın usulca yerinden kalktı, derin derin nefeslendi ve konuşmaya başladı: -Bu herifle elli yıldan öte beraberim. Hayattan bezdirdi beni. Bir gün bile bana yardımcı olmadı. Uzun süren sessizlikten sonra devam etti: -Benim bir sedef çiçeğim vardı, pek severdim. O bilmez. Elli yıl önceydi. O sedefi, bana verdiği çiçekler arasından kopardığım bir yaprakla üretmiştim. Öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı, sedef çiçeğini yavrumuz bildim. Her gece saksı çanağına bir tas su dökerdim. İki üç yılda bir yeniden tazeler, o bir saksı sedefi hep canlı tutardım... Elli yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp da çiçeği sulamadı. Geçen gece takâtim kesilmiş uyuya kalmışım. Sulamak için kalkamadım. Şimdi o çiçek kuruyacak. Bir gece de sen kalk, olmaz... Ben bu adamla elli yıl geçirdim. Hayatımı, umudumu, her şeyimi verdim. Ama o bir kerecik, bir gececik olsun benim yerime çiçeğime bakmadı. Sulamadı onu. Anladım ki, ben onsuz daha iyiyim. Yemin ederim... *** Hâkim bu defa ince bastonlu, suskun, yaşlı adama döndü: -Baba, bir diyeceğin var mı? Adam, ağır aksak ve bükük beliyle doğrulup kürsüye yanaştı: -Askerliğimi Reisicumhur Köşkü’nde bahçevan olarak yaptım Hâkim Bey. O bahçenin serpilip güzelleşmesi için çok emekler harcadım. Fadime’yi işte o yıllarda tanıdım, sedefleri de. Sonra ona en güzel çiçeklerden buketler hazırlayıp verdim. Evlendik... İlk ayların birinde boyun ağrıları yüzünden onu doktora götürdüm. Doktor, uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi. Her gece uykusunu bölüp uyansın, gezinsin dedi. İşte o günlerde saksıdaki çiçek kurur gibi oldu. Ben ona, geceleri sularsan yeşerir dedim. Her gece onu uyandırdım ve onu seyrettim. O sevdiğim kadını, yavrusu bildiği sedef çiçeğini sularken seyrettim. Her gece o çiçek ben oldum... İhtiyarcık yorulmuştu. Ama devam etti: -Geceleri, hanım, çiçeği sulayıp yattıktan sonra ben kalkıyor, saksının altındaki su dolu çanağı boşaltıyordum. Sedef çiçeği gece sulanmayı sevmez Hâkim Bey. Geçen gece de, yaşlılık işte. Ben uyanamadım. Fadime’yi uyandıramadım. Çiçek susuz kalabilirdi, hiç zarar etmezdi... Kadınım daha sonra durmadan suçladı beni. Sesimi çıkartamadım, bir şey diyemedim. İşte şimdi konuşuyorum... *** Hikâye burada bitiyor... Mu acaba? *** Aaaahhh insan! ................ GÜNÜN KİTABI: “Neden Sıradışı Bir Valiyim?”... Kitapta cesur vali Recep Yazıcıoğlu üzerine, tanınmış 25 yazarın görüş ve makaleleri yer alıyor. Yazıcıoğlu, takip edilecek kadar önemli bir isim. Yayınevini kutlarız. Birey Yayıncılık. Tel: (0212) 511 33 69
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.8592
    % -0.82
  • 4.5417
    % -0.9
  • 5.1428
    % -0.02
  • 155.771
    % -0.08
 
 
 
 
 
KAPAT