BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Amerika’ya gelmek

Amerika’ya gelmek

Yazarlık mesleği okuyucular sayesinde vardır. Okuyucu olmasa yazmak neye yarar? Okuyuculardan gelen mektuplar (yeni şekliyle e-postalar) bu bakımdan bizi daima sevindirir; şevkimizi, gayretimizi artırır.



Yazarlık mesleği okuyucular sayesinde vardır. Okuyucu olmasa yazmak neye yarar? Okuyuculardan gelen mektuplar (yeni şekliyle e-postalar) bu bakımdan bizi daima sevindirir; şevkimizi, gayretimizi artırır. Son zamanlarda aldığım mektuplarda ortak bir istek dikkatimi çekmekte: Amerika’ya gelmek isteği. Gerçi, senelerden beri bu isteği yansıtan mektuplar alırım. Hepsini sakladım. Yalnız bazen, herhalde insanlarımızın memleketin ahvalinden bunaldığı vakitler bu talep artış gösteriyor. Sanırım, yine öyle bir vakit içerisindeyiz ki okuyucularımız birbiri ardı sıra Amerika’ya gelmenin yollarını soruyor, yardım istiyor. Bu istek ile gelen mektupları, isteğin bağlı olduğu sebebe göre ikiye ayırıyorum: Ekonomik sebep Dini sebep Tahsil için gelenleri ayrı tutuyorum. Onlar zaten “Amerika’ya nasıl geleceğiz?” diye mektup yazmıyorlar. Yurtdışına ihtisasa gitmenin yollarını biliyor, imtihanları, burs imkanlarını yokluyorlar. Buraya gelip tahsillerini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönmeyenleri, iş bulup çalışanları ve hayatlarının kalan kısmını Amerika’da geçirmek üzere planlayanları pek çok. Fakat ilk gelişleri bir eğitim gayesiyle olduğu için onları ayrı tutuyorum. Gelelim, bana gelen mektuplardaki iki sebebe. Birincisi, ekonomik sebep... Lise yahut yüksek okul mezunu gençlerimiz gönüllerine göre iş bulamadıkları için, yahut buldukları işten memnun olmadıkları için, maddi bakımdan tatmin olmadıkları için Amerika’ya gelmek istiyor. Bu şekilde gelişlerle yıllardır karşılaşıyoruz. Bazı vatandaşlarımız turist vizesiyle gelip geri gitmezler, bu memlekette kalabilmenin türlü usullerini bulurlar, bazı delikanlılar gemilere tayfa olarak girip bir Amerikan limanında atlayıverirler. Kaçak olarak pekçok işe girer çıkarlar. Ne çok hayat hikayesiyle karşılaştım senelerdir? Bazıları umduğunu bulamadı, pişman oldu, bazıları umduğunu buldu. Ben bu şekilde gelişleri daima anlayışla karşıladım; hatta, bilmedikleri bir diyarda şanslarını denemek üzere mücadele veren o gençleri takdir ettim. Yalnız bir türlü anlayamadığım, ikinci sebepten ötürü Amerika’ya gelmek istemektir: Dini sebep... Nedir bu? Dini endişelerle, okuyucularımın ifadesiyle “Amerika hür bir devlet, insan haklarına saygılı bir devlet, orada çocuklarımızı İslami terbiyeye göre yetiştirebileceğiz” diyerek Amerika’ya gelmek istemektir. Bunu bir türlü anlayamadım. Bu sözlerle dolu mektupları aldığım her defasında şaşkınlığım tazelendi. Amerika’ya tahsile veya para kazanmaya gelinir ve yerleşilebilir. Ama tahsil ve para kazanma gayesi olmaksızın, sadece “dinimizi daha iyi yaşayacağız” diye gelmek gariptir ve bence hüsranla sonuçlanacaktır. Amerikan devleti sizi sıkboğaz etmez, istediğinizi giyersiniz, ibadetinizi yapabilmeniz için her kolaylık tanınır; fakat ülke “devlet”ten ibaret değil ki! Devletin verdiği hürriyet, toplum tarafından, zorla değil ama maharetle geri alınacaktır. Sizi ve özellikle çocuklarınızı 24 saat bombardımanı altında tutan, birbirinden cazip silahlarla kuşatan bir toplum vardır burada. Karşı durmanız, hele çocuklarınızı korumanız çok zordur. Çocuklarınız Amerikan okuluna gidecek, Amerikalı arkadaşlarıyla oynayacak, “Amerikalı” sokaklarda gezecek, Amerikan televizyonunu seyredecek. Sonra siz onu İslami terbiyeye göre yetiştireceksiniz! Ne zaman? Nerede? Unutmayın, dostlarım! “İslamiyet’i daha iyi yaşayabileceğiz” diye gelmek istediğiniz ülke Hıristiyan bir ülkedir! Devlet ne kadar hür, insan haklarına, inançlara saygılı olursa olsun Hıristiyan bir toplum içinde yaşayacaksınız burada. Devlet adamlarımızın da şunun farkına varmaları gerekir ki, yüzde 99’u Müslüman bir memleketin insanları dinimizi daha iyi yaşarız inancıyla Hıristiyan bir ülkede yerleşmeyi bile düşünüyorsa, vatanda onları bunaltan yanlış bir şeyler var demektir. Herşeye rağmen İslamiyet’i yaşamak, çocuklarınızı İslami terbiyeye göre yetiştirmek için en iyi yer Türkiye’dir. Bakın, bugün mübarek Ramazan ayı başladı. Bizler burada sahur vakti davulcu sesiyle uyanamadan, iftarda ezanla yahut top sesiyle oruç açamadan geçireceğiz günlerimizi... Memleketimdeki Ramazan havasını televizyon kanallarından takip ediyorum. ABD damgalı McDonald’s lokantalarınız bile, “Müslüman bir ülkedeyiz” diye Ramazan pideli burger satışa sunuyor. Bu size çok basit bir teferruat gibi gelebilir. Fakat hayat teferruatlardan örülüdür. Teferruat dediğiniz o şeyler birleşir, birleşir, kültürü meydana getirir. Ramazan pideli burgerden bir tane de benim için yiyin.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT