BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KIBRIS’tan vazgeçemeyiz

KIBRIS’tan vazgeçemeyiz

Dr. Çırağan, AB’nin Türkiye’den önce Güney Kıbrıs’ı ortaklığa alması halinde, Türkiye’nin KKTC ile entegrasyona gideceğini söyledi.



Başbakan Bülent Ecevit’in 1991 yılından bu yana diplomatik danışmanlık görevini yürütün Emekli Büyükelçi Dr. Ertuğrul O. Çırağan ile güncel konular üzerinde konuştuk. Kışlalı- Avrupa Birliği, Katılım Belgesi’ni yayınladı. İçine Kıbrıs’ı da koydular. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir? Çırağan- 2001 yılı sonuna kadar bitirilmesi gereken meselelerin arasına Kıbrıs’ı da katmaları yeni bir durum ortaya çıkardı. Türkiye’nin tutumunu ve tavrını Başbakan açıkladı. Bu konunun Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin patronajında yapılan dolaylı görüşmelerin (proximity talks) desteklendiği malum. Buna devam edilecek ama AB’nin Türkiye’nin birliğe katılımı yolunda tesbit edilen konularla hiçbir alakası olmadığı ortada. Türkiye bu sorunun ancak adadaki bağımsız iki devlet mevcudiyeti gerçeğinin kabul edilmesiyle çözümlenebileceğine inanıyor. Kıbrıs’ın yeri ayrı Kışlalı- Türkiye Katılım Belgesi’ni bugünkü haliyle kabul edecek mi sizce? Çırağan- Bunun kabul edilemez olduğunu Başbakan ilk açıklamasında gayet net ifadelerle vurgulamıştır. Kışlalı- Yani bir taraftan bu belgeye uygun adımlar atılacak, diğer yandan da Kıbrıs ile ilgili yanı red mi edilecek? Çırağan- Kabul edilmeyen kısmı dediğiniz gibi Kıbrıs yanı. Bu ayrı bir konudur. Yeri de ayrıdır. Yöntemi de. Birleşmiş Milletler’deki Genel Sekreter yönetimindeki görüşmelerdir. İki toplumun liderleri bunu yapacaklardır. Belgenin tabii Kopenhag kriterleriyle ilgili hususları var. Onlarla ilgili olarak gereken yapılacak tabii. Kıbrıs’ta 26 yıldır iki devlet var. Barış var. Dünyada birçok sorun varken, oralarda kan gövdeyi götürürken neden kalkıp bazıları Kıbrıs ile uğraşır onu da anlamak kolay değildir. Kışlalı- Belge iki aşamadan sonra kesinleşip yayınlanacak. Kıbrıs konusu aynıyla kalırsa ne olacak? Çırağan- 7-8 Aralık tarihlerinde AB zirvesinde bu belge ele alınıp onaylanacak. Çeşitli vesilelerle Başbakan, yabancılara bu konudaki duyarlılığını dile getiriyor. Anlaşmalar hilafına Güney Kıbrıs’ın Türkiye’den önce AB’ye girmesi söz konusu olursa ki bunun söz konusu olmaması lazım çünkü anlaşmalara göre üç garantör ülkenin üyesi olmadığı bir kuruluşa Kıbrıs üye olamaz. Uluslararası anlaşma da imzalayamaz, herhangi bir uluslararası kuruluşa da üye olamaz. Kışlalı- Bu anlaşma hâlâ geçerli mi? Çırağan- Garip yaklaşım içindeler. O anlaşmanın geride kaldığından söz ediliyor. Böyle şey olur mu? Kışlalı- Eğer Türkiye’den önce Güney Kıbrıs’ı AB’ye alırlarsa ne olur ? Çırağan- Kanımca böyle bir durum oluştururlarsa Türkiye de 15 senedir yakın ilişkiler içinde olduğu KKTC ile bir entegrasyona gider. ABD’nin siyasi yatırımı Kışlalı- Ortadoğu olaylarına ne diyorsunuz? Uzlaşmayı ufukta görüyor musunuz? Çırağan- Bölgede uzun yıllar görev yaptım. Çok iyimser değilim. ABD siyasi yatırım amacıyla bir süreç götürüyor. Bu Camp David’de başlamıştı. 52 senelik bir konu bu. İsrail’in kuruluşuyla başladı. Konuyu çözmek için girişimde bulunanlardan her iki taraftan da kişiler bunu hayatlarıyla çok pahalıya ödemişlerdir düşüncesi var bende. Son Türkiye’ye gelişinde Arafat Başbakan’a İsrail nezdinde devreye girmesi konusunda ricada bulundu. “İsrail’in, Barak’ın istediği gibi hangi Arap lideri Doğu Kudüs’te bir İsrail hükümranlığı kaydeden belgeyi imzalayabilir?” demekle mazideki olayların haklı endişesini hatırlattı. Zaten duruma tam hakim olduğu da söylenemez. Barış var Kışlalı- Kıbrıs gibi Ortadoğu sorunu da kolay çözümlenemeyecek. Hiç olmazsa Kıbrıs’ta kan dökülmüyor ?! Çırağan- 26 senedir barışın sürmesine rağmen bütün Avrupa, Kıbrıs’ta acil sorun varmış gibi gündeme getiriyorlar. Nice misyonlar geldi geçti. Sayısız BM. Genel Sekreteri özel temsilcileri devreye girdi. Kıbrıs’ın Türkiye için önemi gittikçe artıyor. Son zamanlara kadar sadece adadaki Türklerin bekası Türkiye için önem taşıyordu ama sonra buna yeni boyut eklendi. Kışlalı- Güvenlik boyutu? Çırağan- Evet. Rusya’dan gelen füzeler. Doğu Akdeniz ve Güney Kıbrıs’a yerleştikten sonra ki orada Off-shore Bankası ve üç bin firma faaliyette. Zannederim burada görev alan 20-30 bin Rus var. Artık KKTC Türkiye’nin jeostratejik durumunda önem arzeden bir mahiyet aldı. Kışlalı- İran ‘daki durumu nasıl görüyorsunuz? Çırağan- Türkiye Hatemi’den sonra İran’a bir ilk adım attı. Uvertür yaptı. Bidayette Hatemi’nin gelmesiyle sanıyorum, ilişkilerin düzeleceği doğrultusunda iyimser bir beklentisi oldu. Ancak Öcalan’ın Suriye’den çıkarılması ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK militanlarına Kuzey Irak’taki baskısı bunların İran’a yönelmelerini neticelendirdi. İran bunu hep inkar etti. Ama PKK’ya destekleri sürdü. Bugünkü Mollalar rejimine, özellikle üniversite gençliği nezdinde bir kıpırdanma hareketi, birkaç ay evvel görüldü. Ama 1979’da kurulan bu rejimim yakın bir gelecekte iktidarı kaybedeceğine dair, kişisel olarak, bir kanaat sahibi değilim. Kışlalı- Türkiye-İran ilişkilerinde de, bu durumda bir gelişme beklenemez?! Çırağan- Yakın gelecekte bu alanda olumlu bir gelişme görülebileceğini sanmıyorum. 1991’de DSP’ye katıldı Başbakan Bülent Ecevit’in on yıldır Dışilişkiler Danışmanı olarak görev yapan Emekli Büyükelçi Dr. Ertuğrul O. Çırağan 1927’de Ankara’da doğdu. İlk, orta ve liseyi 1934-1945 arasında Ankara ve İstanbul’da çeşitli okullarda tamamladı. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde 1945-1947 arasında okudu. 1947-49 arasında da İsviçre’nin Lozan Üniversitesi’nde öğrenimini tamamladı. 1952’de ise İsviçre Nöşatel Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde doktorasını tamamladı. 1955’te Dışişleri Bakanlığı’na girdi. İlk görevi Atina’daki Türk Büyükelçiliği’nde idi. 1962-64 yılları arasında Bakanlıkta Avrupa Konseyi dairesinde çalıştı. 1964-67 arasında Almanya’da Köln Başkonsolosluğu’nda görev yaptı. Tel-Aviv’de birinci müsteşar olup orada 1970’e kadar kaldı. 1978-80 yılları arasında Doğu Almanya’da Büyükelçi olarak çalıştı. Gana’da 1980-81 yıllarında, Beyrut’ta ise 1981-82 yıllarında Büyükelçilik yaptı. 1982’de emekli olup 1991’e kadar özel sektörde yöneticilik yaptı. 1991’de Demokratik Sol Parti’ye katılıp Ecevit’e diplomatik danışman oldu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT