BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tedirgin ‘Dumrul’

Tedirgin ‘Dumrul’

“Menim hikmetlerim dana (bilgin) işitsin. Sözümü destan kılıb maksadına yetsin” diyordu Dede Korkut, binlerce yıl önceden...



“Menim hikmetlerim dana (bilgin) işitsin. Sözümü destan kılıb maksadına yetsin” diyordu Dede Korkut, binlerce yıl önceden... Anadolu “mit”leri arasında sayıldı bazen; bazen de bir masal kahramanı olarak anıldı. Ortada duran “Dede Korkut Hikayeleri” ise bir masal gibi okundu yıllarca. Dede Korkut, yaşadığı yer ve zaman hakkında kesin bir bilgi olmayan Oğuz Türkleri’nin efsanevi karaktere sahip ozanı. Dede’nin sosyal bir şahsiyet olarak karşımıza çıkmasına da şaşmamak gerekiyor; çünkü o, gerçek bir alim, her zaman akıl danışılan ve yardımına başvurulan “ulu” bir kişi... “Ata” - “Dede” Dede Korkut isminin başına “Ata” kelimesi getirilerek ona ayrı bir unvan da verilmiştir. “Dede” ve “Ata” ünvanları, onun toplumda oynadığı rolü belgeleyici ve açıklayıcı sembollerdir. Türk kültür tarihinin abide eserlerinden olan, Dede Korkut Hikayeleri, dil, kültür ve sanat değeri bakımından edebiyatımızda oldukça önemli bir yere sahip. Oğuz boylarının yaşayış tarzları, örf ve adetleri, inançları anlatılan bu hikayeler dil, edebiyat, etnoloji ve tarih bakımından da eşsiz niteliği bulunuyor... Varoluşa dair... İşte böylesine değerli bir birikimi tiyatro sahnesine taşıyan “5. Sokak Tiyatrosu”, bu akşam Taksim Aziz Nesin Sahnesi’nde “Dumrul ile Azrail” oyununu izleyicilerle buluşturuyor. Dede Korkut Hikayeleri’nde yola çıkılarak hazırlanan ve yönetmenliğini Mustafa Avkıran’ın yaptığı “Dumrul ile Azrail”in, dünyaya açılmadan önce ilk gösterisi de sayılabilecek bu gösteri, “yaşam ile ölüm arasındaki saydam giz”i vurgulayacak bir teatral zenginlikte sunulacak. Dumrul’un Azrail’i cenge çağırmasıyla başlayan bir varoluş serencamını gözler önüne serecek olan oyunun, temel çıkış noktası Murathan Mungan’ın aynı isimli çalışması... Dünya prömiyeri, “12. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali”nde yapılan tiyatro ve müziğin elele verdiği bu müthiş gösteride görev alan bütün oyuncuların ayakta alkışlanması gerekiyor. ‘Ay Tedirginliği’ “Dumrul ile Azrail”in yanısıra, yine 5. Sokak Tiyatrosu ve yine Mustafa Avkıran’ın sahneye koyduğu bir diğer güzel oyun, “Ay Tedirğinliği” de İstanbul Sanat Merkezi’nde izleyici karşısına çıkıyor. İçinde yaşadığımız “garip” gezegende, tuhaf bir coğrafyada karşılaşan iki kişinin hikayesinin anlatıldığı çalışma, bir türlü çözülemeyen bir kadınla, ne istediği belli olmayan bir adamın rastlantı sonucu karşılaşması ve deniz kıyısında kurdukları bir oyunu işliyor. Tarih 1950’li yıllar... Yer, adına şiirler yazılan, şarkılar bestelenen bir şehir... İkisi de güzel, ikisi de sahne üzerinde görüldüğünde daha iyi anlaşılacak başarılı çalışmalar... (Bilgi için tel: 0 212 235 76 48) Uzakdoğu filmleri 3. Uluslararası Uzakdoğu Film Festivali’nin ilk bölümü Ankara’da başladı. Kültür Bakanlığı ile TRT’nin sponsorluğunda, Uzakdoğu Kültür Merkezi (UKM) tarafından düzenlenen “3. Uluslararası Uzakdoğu Film Festivali” başladı. Sinemaseverlerin ücretsiz faydalanabileceği etkinlik kapsamında, Uzakdoğu’nun zengin kültürünü yansıtan 50 film gösterilecek. UKM Yönetim Kurulu Başkanı Taha Feyizli, festival bölümlerinden biri olan “Ülke Sineması”nın konuğu Çin Halk Cumhuriyeti olduğunu söyledi. Bu bölümde, Chen Guoxing’in boşanma davası açan bir çiftin öyküsünü işlediği “Boşanma” ile gözleri görmeyen sporcu bir kadının hayata tutunma mücadelesini ele aldığı “Siyah Göz”, He Ping’in sosyal kimlik çatışması yaşayan bir kadının öyküsünü anlattığı “Kırmızı Havai Fişek, Yeşil Havai Fişek”, Sai Fu ve Mai Cisi’nin birlikte yönettiği “Cengiz Han” izlenebilecek. “Japon Sinemasının İmparatoru” onurunu taşıyan Kurosowa “Rashomon”, “Örümceğin Kalesi” ve “Dersu Uzala” adlı filmleriyle anılacak. Etkinliğe, Çin, Hindistan, Tayland, Filipinler, Avusturalya, Yeni Zelanda, Malezya, Endonezya, Hong Kong, Japonya, Kırgızistan, Vietnam, Çin-Tayvan sineması, seçkin örnekleriyle konuk oluyor. Ankara’daki etkinlikler, 3 Aralık’a kadar devam edecek. İstanbul etabı ise 9-22 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek. YORDAM: Acılarımız nedense hapsedilmeye mahkumdur. Dinlenilmesi sadece tesadüflere bağlı birkaç türküde yaşıyor onlar. Bugünkü nesil ortadan kaybolunca belki onlar da kaybolacak. A.Hamdi Tanpınar - (Beş Şehir’den) EZBER: Geceye yakın Gözleri çukurda uzun yüzlü iki adam yan dönmüş denize geçmişi konuşuyorlar. bir kurşun donukluğu havada uzakta çizgi teknenin düz dumanı ay doğmuş daha sular kararmadan diyor ki bizlere: - Birazdan geceye ve gündüze yabancı bu melez akşam saati geçer kentin gürültüsü yavaşlar doğrulur koltuğundan cüceler sakatlar yatışır can sıkıntısı soylu bir gece başlar. Oktay Rifat - (Horozcu) ARKA KAPAK: Harput’a yazıktır! İki hafta önce Elazığ’a gitmiştim. Şehre iner inmez ilk aklıma gelen yer Harput oldu. Şiirlerini, şehrengizlerini, masallarını dinlediğim o muhteşem beldeyi görebilecektim en sonunda. Dostlar, bu vuslatın gerçekleşmesine yardımcı oldu. Ama Harput, o Harput değil. Ahmet Kabaklı’nın, Metin Önal Mengüşoğlu’nun, Dilaver Cebeci’nin Harput’unun yerinde, gelişigüzel restore edilmiş birkaç taş yığını, alkoliklerin bıraktığı içki şişe ve kutuları, gazete kağıtları, yığın yığın çöp vs. karşılamıştı bizi. Ben, bunu bir kabus olarak düşündüm, öyle yorumladım, öyle algıladım ve içimde sevgisini büyüttüğüm, hasretini duyduğum Harput’u yeniden yaşamak için Mengüşoğlu’nun “Harput Şehrengizi”ni yeniden okumaya başladım. Öyle güzel bir üslupla ele alınmıştı ki, Harput’un bu hayırlı ve sevgi dolu insanı sayesinde kendime gelebildim. Şehirler insanları yaşatır. Fakat şehirleri yaşatmak da evlatlarına, yani o şehrin yetiştirdiği insanlara düşer. Bu şehrin yüzyıllar boyunca oluşmuş kimlik ve kişiliğinin zamanın etkisine karşı korunabilmesi için de Elazığ’ın mahalli idareleri, Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne büyük sorumluluklar düşüyor. Yüzyıllar boyunca bir medeniyetin sözcülüğünü yapmış olan Harput’a yazık oluyor; gerçekten yazık oluyor. Eğer bana inanmıyorsanız, gidip gezin ve kendiniz görün... (Harput Şehrengizi, Metin Önal Mengüşoğlu, Beyan Yay., 0 212 512 76 97)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT